Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Anadolu’nun son Almanları!

27 Şubat 2012 Pazartesi Saat 21:48

Sevgili Bizim Darıca Gazetesi okurları bu haftada sizlere bir soru sorarak yazıma başlamak istiyorum.

Acaba Devletimiz ve o bölgenin halkı Kars’ın kıymetini, değerini ve önemini yeterince anladılar mı acaba? Anladıklarını tahmin etmiyorum. Kıymetini yeterince bilmediğimiz Kars’ımız için bakın şöyle diyor Hollandalı gezginci Amelie Edgü.  Kış hariç tüm mevsimlerini biliyorum Kars’ın. En güzel mevsimi sonbahar, çünkü doğadaki renk çeşitliliği büyüleyici görünümündedir. Kars’a ilk adım attığınızda burası Türkiye olamaz diyorsunuz.

Çok farklı bir mimari dokuya sahip. Caddeleri çok geniş,  kaldırımlar ağaçlandırılmış ve sokakları geometrik şekilde yerleştirilmiş. Kıvrımlı sokakları yok ve şehir merkezindeki binaların çoğu iki katlı. Yüksek ve çirkin yapılar henüz şehrin görünümüne hâkim olamamış. Karslılar, sanata çok meraklı. İstanbul’da açtığımız sergiyi Kars’a götürdüğümüzde salonlar dolup taştı. Film etkinlikleri ilgiyle izleniyor. Kars’ın şehir merkezinde geniş parklar var. İşte Hollandalı gezginin anlattığı bu güzelliklerin yanında bence en önemli özelliği, zamanında bu yörenin kültür merkezi olmasının yanında hoşgörü merkezide olmasıydı! Nasıl mı? Kars’ın 1877–1878 yılları arasında Ruslar tarafından işgal edilmesi sonucu bu bölgeye Ruslar çeşitli bölgelerden getirdikleri insanları yerleştirirler.

Bu bölgede o yıllar Türkler, Kürtler ve Ermeniler yaşamasına rağmen Ruslar; Yunanlıları, Rumları, Almanları ve Malakanları bu bölgeye gönderirler. Bunlar içerisinde malakanların hayatlarını önceki yazımda yazmıştım. Bu yazımda da 100 kadar Alman ve İsviçreli aile’nin Kars’a 10 dakika uzaktaki Karacaören bölgesine yerleştirilmesini anlatmaya çalışacağım. Alman ve İsviçreli bu aileler bölgede yaklaşık 130 yıl boyunca Karslı olan insanlarımızla beraber yaşamışlardır. Günümüzde bu ailelerden sadece 4 kişi kalmıştır.

Gelin hep beraber 93 harbi adını verdiğimiz yıllara gidelim. Alman Rus harbinde esir düşen bu insanlar Karacaören bölgesine gönderilirler. Karacaören’e yerleştirilen bu Alman ve İsviçreliler burada evlerini, bahçelerini ve dini gereksinmeleri için kilise yaparlar. Yöre halkı ile beraber aynı kader birliğine sıkı sıkı sarılırlar. Bu aileler daha sonraları ildeki en iyi peynir üreticisi olurlar. Bölgede özellikle peynir yapımının inceliklerini yöre halkı ile paylaşırlar.1960 yılından sonra ekonomik sebeplerden dolayı büyük kısmı Amerika’ya ve Avustralya kıtasına göç ederler. Gidenlerin gözü hep arkada bıraktıkları evlerinde, bahçelerinde, değirmenlerinde ve mezarlıklarında kalmıştır.

Çünkü onlar zorunlu olarak geldikleri yer onlar için vatan toprağı olmuştur. Günümüzde Kars bölgesinde yaşamış olan bu Alman ve İsviçreli ailelerden sadece 4 kişi kalmıştır. Bu kalan 4 kişinin evlerini gezdiğinizde bir soba ve üç yataktan ibaret tek odalı toprak damlı bu evin duvarında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi mevcuttur. Sonuç olarak sevgili kitapkurtları, vatandaşımız olan Kars'ın bu son Almanlarına sahip çıkmak hepimizin görevi değil mi? Almanların kurduğu bir köy, birazcık tanıtım ve yatırımla, kültürel turizm için ilginç bir nokta olmaz mı? Her yıl Türkiye'yi ziyaret eden milyonlarca Alman turistten bazılarının ilgisini Kars'a çekmenin bir aracı kılınamaz mı? Kars'ın son dört Almanı da gittiğinde Malakanlarda olduğu gibi bir rengimiz daha solmuş olmayacak mı sevgili okurlarım?

Bu yazı toplam (736) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?