Yükleniyor...
Kemal Uyar

Kemal Uyar

kemaluyar1907@hotmail.com

5. duyu

19 Mart 2012 Pazartesi Saat 22:27

“İnsanların akıllarına bütün kaybettikleri, hiç sahip olamadıkları, aşkları, kendilerini terk eden arkadaşları geliyor. Bütün kırdıkları insanları düşünüyorlar. İlk önce kederle doluyorlar. Sonra da koku

alamamaya başlıyorlar. Hastalık bu. <<Akut Duyu Yetersizliği>> diyorlar.” (Perfect Sense-2011).

 

***

Kadınlara bağlanmakta sorunları olan Michael (Ewan Mc Gregor), soğuk görünümlü güzel doktor Susan (Eva Green) ile tanışır. Susan, uzun bir süredir kendini işine adayıp özel hayatından vazgeçmiş, Michael ise kadınlarla ciddi ilişki kurmaktan kaçınmıştır.

İkisi de birbirlerine karşı derin duygular hissederken, tüm dünyada insanların duyularını sırayla yok eden salgın bir hastalık baş gösterir.

David Mackenzie’nin akılları ve algıları zorlayan filmi yeryüzündeki Son Aşk (Perfect Sense) modern bir aşk hikâyesi gibi görünse de, hayatımıza değer katan varlıkları sorguluyor. Bir şeyler yok olurken aynı zamanda onu yaşatmaya çalışmak!

***

Bir gün koku alma duyunuzu kaybederseniz ne olur? “İnsan alışıyor. Asıl büyük kayıp, bazı anıların bir daha geri gelmemesi. Koku ve hafıza birbirlerine bağlıdırlar. Tarçın kokusu size büyükannenizin verandasını çağrıştırabilir ya da kesilmiş saman kokusu küçükken ineklerden korktuğunuzu hatırlatabilir. Mazot kokusu ilk feribot yolculuğunuzdaki bütün o anılarınızı geri getirebilir. Koku olmazsa bütün o anılar, görüntüler de olmaz” diyor film.

***

Andımız, İstiklal Marşı, 19 Mayıs, 29 Ekim… Hepsinin size de çağrıştırdığı bir şeyler yok mu? Dört artı dört artı dört derken ağzınızın tadı kaçmış hissetmiyor musunuz? Zamana yenik düşmekte neyin nesi?

Kulağımız çınlıyorsa, şükürler olsun ki hâlâ işitme duyumuzu kaybetmemişiz demektir. Ruhumuz incinse de hayat bir şekilde devam eder.

Asıl soru şu: “Ya görme duyumuzu da kaybedersek?

 

 

 

Bu yazı toplam (818) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 2 )

Küçükken...!!! Allah Allah!!!!!!
hepsi tamam da küçükken inekten korkmak da neyin nesi?? İlk duydum.. Bi de büyükannemizin tarçın kokan verandası, sanki tercüme gibi olmuş?? :-) ; avlu, balkon, yazı, taraça, kameriye, kamelya, çardak veyahut başka bişi derdik ama veranda??...Tamamen ecnebi bişi.. Büyükannesi italyan değilse insanın, veranda demez beya..
Adnan Susoy23 Mart 2012 Cuma Saat 15:57
güzel işlenmiş
Biz bir süre önce izledik bu filmi.oldukça etkileyici bulduk. Konuyu güzel işlemişler. İnsanın düşündürüyor ve duyuların önemini daha iyi kavrıyorsun. Bence iyi bir filmdi. Böyle bir şey olması çok vahim olurdu. Bu tip filmleri daha sık yapsalar keşke.Filme değinmenize sevindim.Selamlarımla.
Tuğba Tekeli22 Mart 2012 Perşembe Saat 10:53

| 1 |