Yükleniyor...
Betül Fındıkçı

Betül Fındıkçı

Bahar geldiğinde…

09 Nisan 2012 Pazartesi Saat 19:36

Benim gibi gurbette yaşayanların en çok sıla hasreti çektiği mevsim; ilkbahar olsa gerek.

Bahar da çiçeklerden, kuşlardan, börtü böcekten, insanların yüreklerinin pır pır etmesinden, aşktan, sevgiden bahsetmek istiyor insan…

İçinde bulunduğumuz şartlar çok fazla bulutların üzerinde dolaşmamıza, etrafımıza toz pembe gözlüklerle bakmamıza imkan vermese de içimizdeki coşkuyu da kaybetmemek lazım diğer taraftan.

 Hala bazı illerimizde her yer bembeyaz olsa da, her gün kar ve soğuklar devam ediyor olsa da, baharda olduğumuzu bilerek içimizi daha sıcak tutabiliyoruz.

Burada, doğanın yeşermesini hala göremiyor ve bu güzellikleri yaşamaya biraz daha geç başlayacak olsak da içimizdeki baharı erken getirebiliyoruz.

Bunları düşünürken bir yazıya gözüm takıldı: Oldukça karamsar gibi görünen bu tabloda elbette ki bir ayrıntı göze çarpmakta Köklerini derinlere salmış ve yaşadığı onca afetin bir türlü yok edemediği, tablodan silemediği, limanın hemen yanı başındaki bahçenin içinde dallarını bir el gibi bize doğru sallayan ağaçlar adeta şöyle seslenmekte: "Uzaklardan göz kırpan güneşi görüyor musun? İşte bak çiçek açıyorum Bu açık pembe çiçekler baharın habercisidir Mutluluğun resmini görmek mi istiyorsun? O halde bana bak ve yaşadığın bu bezginlik ve yorgunluğu unut Dallarımı kıran insanın hoyratlığına inat, doğanın sana sunduğu bu cömertliği al ve sonuna kadar yaşa onu Sonra derin bir soluk al ve açıl sonsuz maviliğe "

***

Uykudaki doğayı uyandıran, sevgilileri sokaklara çocukları parklara döken, ruhumuzdaki yaşam kırıntılarını yeniden tazeleyen canlandıran bahar nicedir özletmiştin kendini. Hoş geldin, sefalar getirdin.

Bu yazı toplam (519) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?