Yükleniyor...
Bedriye Yıldızeli

Bedriye Yıldızeli

bedriyeyildizeli@gmail.com

12 Eylül yeni sendika yasasıyla da sürüyor!

09 Nisan 2012 Pazartesi Saat 19:48

12 Eylül referandumunda kamu emekçilerine “toplu iş sözleşmesi” diyerek evet oyu toplamaya çalışan AKP, 4688 sayılı sendika yasasıyla kamu emekçilerinin elinde bulunan az sayıdaki hakkı da geri almak için adım attı.

TBMM Genel Kurulu'nda iki bölüm halinde görüşülen Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 35 maddelik tasarı kabul edilerek kanunlaştı. 12 Eylül 2010 Anayasa değişikliğinden sonra yapılması gereken yasal düzenleme hükümet tarafından geciktirildiği için, kamu emekçileri ve emeklileri ilk kez 2012 Ocak ayından beri maaşlarını zamsız alıyordu. Ancak maaş zammı sorunun gizlediği başka gerçekler de var.

12 Eylül referandumuyla birlikte, kamu emekçilerine getirilen toplu iş sözleşmesi hakkı, referandumdan önce sendikaların belirttiği üzere grev yasağını sürdürüyor ve toplu iş sözleşmesini anlamsızlaştırıyordu.

Kenan Evren’in yüzü gülüyor!
Yeni yasayla birlikte, “zorunlu tahkim” adı altında toplu iş sözleşmesi işlevsiz hale getiriliyor ve grev yasaklanıyor. 4688 sayılı yasa, 2,5 milyon kamu emekçisini ilgilendiriyor. Yanı sıra, en çok üyeye sahip konfederasyon ihya edilirken, diğer sendikalar etkisizleştiriliyor. En çok üyeye sahip sendika ise yandaş Memur-Sen! Bu tip bir düzenlemenin, 1970’li yıllarda Adalet Partisi tarafından DİSK’e karşı yapıldığı sendika uzmanları tarafından dile getiriliyor.

Yeni yasanın 19. maddesinde, 4688 sayılı yasanın 29. maddesinin şu şekilde değiştirildiği belirtiliyor:

“Toplu sözleşme görüşmelerine kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti, kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti katılır.

Kamu İşveren Heyeti, Devlet Personel Başkanlığının bağlı olduğu Bakanın başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve heyet başkanınca uygun görülen bakanlık temsilcileri ile Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığı temsilcilerinden oluşur.

Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti, bağlı sendikaların toplam üye sayısı itibarıyla en fazla üyesi bulunan konfederasyonun Heyet Başkanı olarak belirleyeceği bir temsilci ile her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek birer temsilci, bağlı sendikaların üye sayıları esas alınmak kaydıyla toplam üye sayıları itibarıyla birinci, ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından belirlenecek birer temsilci olmak üzere onbeş üyeden oluşur. Heyet Başkanı ve temsilciler, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından onbeş gün önce konfederasyonlar tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Heyet Başkanlığı sıfatını haiz konfederasyon temsilcisinin toplu sözleşme görüşmelerine katılmaması veya görüşmelerden çekilmesi halinde Heyet Başkanlığı yetkisi, en çok üyeye sahip ikinci sırada bulunan konfederasyon temsilcisi tarafından kullanılır. Her bir hizmet kolunda en fazla üyeye sahip kamu görevlileri sendikaları tarafından belirlenecek temsilcinin toplu sözleşme görüşmelerine katılmaması veya görüşmelerden çekilmesi halinde aynı hizmet kolunda en fazla üyeye sahip ikinci sırada bulunan kamu görevlileri sendikası temsilcisi Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetine dahil edilir.

Toplu sözleşmeyi imzalamaya kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti Başkanı, kamu görevlileri adına sözleşmenin kamu görevlilerinin geneline yönelik bölümü için Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümleri için ilgili sendika temsilcisi yetkilidir.

Bu madde hükümlerine göre toplu sözleşmenin imzalanan bölümlerine ilişkin Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”

Yeni yasayla birlikte, toplu sözleşmede anlaşmazlık durumunda başvurulacak hakem kurulundaki 11 üyenin yedisini hükümet atayacak.

Belediyelere hakem kurulu bile yok
Yasa değişikliğinin getirdiği bir diğer maddede de, belediye çalışanları ile yapılacak sözleşmede “sosyal denge tazminatı” belirleniyor. Buna göre:

 “...belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyede belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”

Anlaşma yoksa yandaş sendika ve hükümet var!
Yasadaki dikkat çekici bir başka husus, toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşmazlık yaşanması halinde, sözleşmenin Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı ve hizmet kollarına yönelik bölümlerin ilgili sendika temsilcisi ile Kamu İşveren Heyeti Başkanı tarafından imzalanacak olması.

Yeni yasayla birlikte, toplu sözleşme yapma yetkisi en büyük konfederasyona veriliyor. Bunun anlamı, artık kamu alanındaki tek yetkili sendika yandaş Memur-Sen olacak.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun bileşimi ise yoruma yer bırakmıyor:

“MADDE 34- Kamu Görevlileri Hakem Kurulu her toplu sözleşme dönemi için;
a) Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay Başkan, Başkanvekili, Başkan Yardımcısı veya Daire Başkanları arasından Bakanlar Kurulunca Başkan olarak seçilecek bir üye,
b) Kamu İşveren Heyeti Başkanınca Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığından görevlendirilecek birer üye,
c) Bağlı sendikaların üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip konfederasyon tarafından belirlenecek iki, bağlı sendikaların üye sayısı açısından ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlardan birer üye,
d) Üniversitelerin kamu yönetimi, iş hukuku, kamu maliyesi, çalışma ekonomisi, iktisat ve işletme bilim dallarından en az Doçent unvanını taşıyan ve Bakanlar Kurulunca seçilecek bir üye,
e) Bağlı sendikaların üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip konfederasyon tarafından üç, bağlı sendikaların üye sayısı açısından ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından ikişer olmak üzere (d) bendinde belirtilen bilim dallarından en az Doçent unvanını taşımak kaydıyla, önerilecek toplam yedi öğretim üyesi arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek bir üye olmak üzere on bir üyeden oluşur.”

Bu bileşimle birlikte, 11 üyenin en az yedisi fiilen hükümet tarafından belirlenmiş olacak.

KESK’in itirazları
Yasayı “sahte sendika yasası” olarak nitelendiren KESK ise, memur zamlarının gecikmesinin yanı sıra, yeni yasanın eskisinden daha geri olduğunu belirtiyor.

KESK yasadaki asgari standartların şunlar olması gerektiğini ilan etti:

“- Grev hakkımızın yasal teminat alındığı özgür bir Toplu Sözleşme düzeni,
- Örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engellerin kaldırılması,
- Her sendikanın kendi üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesi,
- Belediyelerde yıllardır yapılan Toplu Sözleşmelerin güvence altına alınması,
- Çalışma yaşamının demokratikleştirilmesine uygun olmasını istiyoruz.”

Bu yazı toplam (489) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?