Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Gönüllü Öğrencilik

16 Nisan 2012 Pazartesi Saat 20:29

Büyüklerimiz çoğu zaman genç ve tecrübesiz hallerimizi görüp, sonradan pişmanlık duymamamız için bize bir takım öğütlerde bulunurlar. Bana sık sık söylenen şey yaşadığım yılların kıymetini bilmemdi. Öğrencilik dönemlerinin bir daha geri gelmeyeceği ve içinde bulunulan zamanın iyi değerlendirilmesi gerektiğiydi. Ben büyüklerin sözlerine her zaman kıymet veren biriydim, o yüzden onları ne kadar dinlemişim gibi hissetsem de şimdi görüyorum ki daha iyisini yapabilirmişim. Eninde sonunda o zamanlar geride bir hayal gibi kalıyor. İnsan büyüdükçe anıları küçülüyor sanki. Yani hep küçüklük anılarını hatırlar oluyor, o günlere özlem duyuyor. Bir iki senedir bende bu özlem duyanlar arasına girdim. Belki henüz erken ama yine de okul zamanlarımı epey özlüyorum.

 

***

İnsanların içinde hep birçok kişi olduğuna inandım ben aynı Elif Şafak’ın Siyah Süt romanındaki birkaç hayali kadının çekişmesi gibi. Benim içimdeki bir kadın da daima öğrenci olarak kalacak. O kadın; öğrencilik hayatına gönülden bağlı, durmadan okumak ve yazmak isteyen, hep merak eden, hayatın üzerine kafa yorup üzerine uzun sohbetler etmekten keyif alan, hatta sıraların dokusunu, sınıfların kokusunu, tahtanın tozun özleyen, ödevlerin telaşını ve sınavların stresini bile keşke yeniden yaşayabilsem diye bekleyen bir kadın.

Bence herkese ileriki yaşlarında da öğrencilik hakları verilmeli. İnsan bir de başında kavak yelleri eserken değil de, artık olgunlaştım dediği zamanda da o hazzı tatmalı. Ben çoğu zaman rüyalarımda, şu anki halimle yeniden okula gittiğimi görürüm. Rüyanın içinde bile yaşadığım şaşkınlığı size gösterebilsem keşke. Bütün derslere yeniden girer, kimseden farklı değilmişim, sanki hiç büyümemişim gibi onlarla o yılları yeniden yaşarım. Eğer böyle bir olanağım olsaydı; eminim her gün yeniden o sınıfın kapısından girer ve yeniden büyük bir istekle öğrenirdim unuttuğum her kelimeyi. Benim gibi düşünen eminim birkaç kişi vardır. Yalnız olduğumu düşünmüyorum bu konuda fakat etrafımdaki çoğu insan o günleri yeniden yaşamaya pek de istekli değil.

***

Peki, beni o yıllarda kalmaya iten ne? Neden böyle özlem doluyum? Bu içimdeki gönüllü öğrenci ne zaman büyüyecek? Acaba beni yeniden o sıralara kabul ederler mi ya da o sıralara bu yaşta sığabilir miyim? Defterlerimin hepsini özenle yeniden kaplasam, kırtasiyeye gidip en sevdiğim açık mavi çizgili kağıtlardan alsam, kırmızı kalemim ve mis kokulu birbirinden güzel silgilerim olsa. Ya da üniversite yıllarına yeniden dönsem, okulumdaki karton bardaklardan çay içsem, derslerin hangi sınıflarda olduğunu o günkü acemiliğimle yine karıştırsam ve bulamasam, keşke hiç bitmek ve geçmek bilmeseydi o güzelim yıllar…

Bu yazı toplam (599) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?