Yükleniyor...
Bedriye Yıldızeli

Bedriye Yıldızeli

bedriyeyildizeli@gmail.com

2. Cumhuriyet’te Adalet Ne Demek?

14 Mayıs 2012 Pazartesi Saat 20:41

"Devlet için bin operasyon yaptık" itirafında bulunan Mehmet Ağar'a "silahlı çete oluşturmak" suçlaması ile 5 yıl hapis cezası verildi. Cihan Kırmızıgül'e ise puşi taktığı için 11 yıl...

Geçtiğimiz Cuma günü Galatasaray Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü öğrencisi Cihan Kırmızıgül hakkında verilen 11 yıl 3 ay hapis cezası AKP'nin özel yetkili mahkemelerinin adalet anlayışını bir kez daha ortaya koydu. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi bu kararı verirken, Cihan'ın yakalandığında üzerinde puşi olması dışında bir delil gösteremedi ve "puşi tabir edilen bez parçasının müsaderesine" karar verildi.

25 ay tutuklu yargılanmasının ardından 23 Mart tarihinde yapılan duruşmadan tahliye edilen Kırmızıgül, eğer karar Yargıtay tarafından onanırsa 6 yıl 4 ay daha cezaevinde kalacak.

Silahlı çete kur, bin operasyon yap, kontrgerilla şefi ol, ceza daha az!
Kırmızıgül'e verilen ceza akıllara birçok adaletsiz kararı getirdi. Bunlardan biri de "devlet adına bin operasyon" yapmakla övünen kontrgerilla şefi Mehmet Ağar'a verilen 5 yıl hapis cezası. Eski Emniyet Genel Müdürü ve eski İçişleri Bakanı olan Mehmet Ağar, 3 Kasım 1996’daki Susurluk kazasından sonra hakkında açılan davada "silahlı çete oluşturmak" suçlamasından sadece 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 15 Nisan'da Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Ağar hakkında vermiş olduğu kararı onadı.

5 yıl hapis cezası aldığı davada Ağar, Özel Harekât dairesine verilen silahların bir bölümünün kaybolmuş olması ve bu silahlardan birisinin Susurluk’taki kaza yerinde bulunması, Abdullah Çatlı için MİT mensubu Tarık Ümit adına yeşil pasaport düzenlemesi, kumarhaneler kralı olarak bilinen Ömer Lütfü Topal’ın öldürülmesi sonrasında gözaltına alınan özel harekat polislerinin serbest bırakılmalarını sağlayarak olayın yargıya intikal etmesini engellemesi ile suçlanmıştı. Bu suçlamalar dışında Ağar ayrıca bir diğer kontrgerilla elemanı Haluk Kırcı'nın nikah şahitliğini yapması, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemde 1993 yılında Hizbullah hakkında "Hizbullah devlet aleyhine eylemlerden kaçınmaktır. Örgüt üyelerini yakalamak fayda sağlamaz" diye rapor vermesi, sola ve Kürt halkına karşı işlediği sayısız suç ve "devlet için bin operasyon yaptık" sözleri ile hatırlanıyor.

Ağar, bir diğer kontrgerilla şefi Korkut Eken tarafından da teftiş edilmiş olan ve tadilat yapılan Aydın Yenipazar K1 Tipi Cezaevi’ne 25 Nisan'da girdi. Yine Ağar'ın kendi ifadesine göre sadece 14 ay hapiste kalacak.

Ağar, cezaevine girmeden hemen önce basına yaptığı açıklamada kendisini küçük bir ceza ile kurtaran devlete de teşekkür etmeyi ihmal etmemişti:

"Ehlinamusa da bugüne kadar hiç bir zararımız olmadı, bunun gayreti içinde olduk. Olmaya da devam edeceğiz. Böyle bir tecelli olduysa, ilk önce Allah’tan sonra devletten gelmiş kabul ederiz. Bizim meselemiz Türkiye’nin geleceğidir. Kardeşçe birlikte huzur içinde yaşamaktır. Onun dışında hiç bir gayemiz olmadı. Bu vatan toprağında geçireceğimiz bu süre içinde çok huzurlu olacağım. Çünkü burası vatan toprağı. Allah devlete millete zeval vermesin. Ne milletimi, ne sevenlerimi, ne de insanlarımızı üzecek hiç bir davranışta bulunmadım."

Cihan Kırmızıgül ilk değildir, gözüken o ki, sonda olmayacaktır. Ülkenin içinde bulunduğu iklimde, siyasi iktidar kendisine muhalif olan tüm örgütlenmeleri “terör örgütü”, kişileri ise “terörist” ilan etmiştir. Bu nedenle siyasal iktidar Özel Yetkili Mahkemelere muhtaçtır.

Özel yetkili mahkemeler ve özel yasalar eliyle herkes potansiyel örgüt üyesi olarak tarif edilmektedir. Soyut suçlamalarla siyasal iktidara muhalif kişilerin niyetleri sorgulanmaktadır. Puşi takmak, slogan atmak örgüt faaliyeti sayılmaktadır.

2. Cumhuriyet’in ya da AKP’nin “yeni rejiminin” hukuk anlayışı bu saldırıyı telafisi olmayacak şekilde pervasızca artırmaktadır. Bir siyasi parti, sendika veya başkaca bir örgütlenme içerisinde olmak da tek başına örgüt suçu sayılmaktadır. Adaletsizliğe ve sömürüye karşı verilmiş mücadeleler sonucunda kazanılmış olan örgütlenme hakkı siyasi iktidar tarafından yok edilmeye çalışılmaktadır.

Cihan Kırmızıgül’e verilmiş olan cezanın tüm topluma ve toplumsal adalet duygusuna yöneltildiği açıktır. Bu anlayışa karşı ülkemizin bütün ilerici birikimi artık daha fazla gecikmeden mücadelesini yükseltmelidir.

Bu yazı toplam (668) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?