Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Biyolojik çeşitlilik-1

14 Haziran 2012 Perşembe Saat 22:50

İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri ?
Yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri ?

                                                                         Ö. Asaf

Birleşmiş Milletlere üye ülkeler tarafından, dünyanın karşı karşıya olduğu çevresel sorunlarla baş edebilmek için uluslararası düzeyde  işbirliği sağlanması gereği 1992 yılında Rio’da düzenlenen Dünya Zirvesinde kabul edilmiş; iklim değişikliği, çölleşme ve biyolojik çeşitliliği konu alan üç temel çevre sözleşmesi imzaya açılmıştır. Bu üç sözleşmeden birisi “Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi”dir. Bu nedenle, her yılın 22 Mayısı “Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü” olarak kutlanmaktadır.

Ülkemiz “Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi”ni 5 Haziran 1992 tarihinde imzalamış, TBMM tarafından 29 Ağustos 1996 tarihinde 4177 sayılı yasa ile onaylamış ve 14 Mayıs 1997 tarihinde yürürlüğe sokmuştur. Sözleşmeye bugüne kadar 193 ülke taraf olmuştur.

2010 yılı ekim ayında Japonya’nın Nagoya kentinde gerçekleştirilen BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 10. Taraflar Konferansı’nda 2011-2020 yılları arasının “Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Onyılı” olarak ilan edilmesi karara bağlanmıştır.

Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin üç temel amacı biyolojik çeşitliliğin korunması, biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynakların kullanımından kaynaklanan faydaların adil ve hakkaniyete uygun paylaşımıdır.

Nedir Biyolojik Çeşitlilik ?

En kısa tanımıyla, “yeryüzündeki yaşamın çeşitliliği”dir. Biyolojik çeşitlilik canlıların farklılığını ve değişkenliğini, içinde bulundukları karmaşık ekolojik yapılarla, birbirleriyle ve çevreleriyle karşılıklı etkileşimlerini anlatmaktadır. Türlerin yaşama ortamlarının çeşitli canlı ve cansız etkenler bakımından gösterdiği farklılıkları, ekosistemlerde yaşayan canlıların kendi aralarında, canlılar ile cansızlar arasında, yere ve zamana göre değişen farklılıkları ile genler, türler, ekosistemler ve işlevlerin tamamını ifade etmektedir.

Biyolojik Çeşitliliğin Önemi

İnsanların başta gıda olmak üzere temel gereksinmelerini karşılamasında vazgeçilmez bir yeri vardır biyolojik çeşitliliğin. Dünyanın giderek azalan canlı varlıkları ve giderek kirlenen toprak ve su kaynakları dikkate alındığında, ülkelerin sahip olduğu biyolojik çeşitlilik, stratejik bir güç durumuna gelmektedir.

Yiyecek-içecek, giyecek ve ilaç endüstrisinde kullanılan pek çok madde canlı varlıklardan elde edilmektedir. Her canlı türünün kendine özgü olan genetik materyali bitki ve hayvan ıslahının ana hammaddesidir. Bugünkü bilgilere göre “yararsız veya zararlıolarak bilinen bir canlı türünün gelecek yıllarda “her derde deva olabileceği keşfedilebilir.

Yediğimiz besinleri, soluduğumuz oksijeni ve diğer birçok gereksinimimizi sağlayan biyosfer, günlük atıklarımızı zararsız duruma getirmede büyük uğraş vermekte ve bu uğraşta biyolojik çeşitlilik önemli bir görev üstlenmektedir. Örneğin, bakterilerin ya da genel olarak mikroorganizmaların ayrıştırdığı organik maddeler olmasa, toprak tarımı destekleyemez; arılar  döllemese, tahıllar tohum veremez; karasal ekosistemde bitkiler, sucul ekosistemde ise bitkisel plankterler fotosentez yapmasa, hava solunabilir nitelikte olamaz; orman ve sulak alanların temizleyici etkisi olmasa su, içilebilecek temizlikte sağlanamaz.

Ekolojik açıdan bir türün kaybolması o ekosistemde o türe doğrudan veya dolaylı olarak bağımlı olan türlerin hızlı bir şekilde kaybolması demektir. Bir ekosistemdeki türler birbirleri ile değişik açılardan ilişki içinde olup aralarında enerji alış verişi de bulunmaktadır. Özellikle önemli türlerin ortadan kalkması, diğer türlerin kaybolmasındaki hızı artırır ve ekosistemlerin çökmesine neden olabilir. Doğadaki oksijen ve karbondioksit döngüsünün, besin zincirinin sürekliliğinin sağlanması, böcek ve zararlı hayvanların biyolojik yollarla kontrol edilmesi, çiçekli bitkilerin döllenmesi ve meyve tutması, su ve toprak korunması, ekosistemlerde su ve mineral döngüsünün sağlanması, doğal geri dönüşümün gerçekleşmesi ve atıkların ayrışması gibi pek çok ekolojik hizmetler ile canlı çeşitliliği çevrenin sağlıklı kalmasına katkıda bulunmaktadır. Bu hizmetlerin parasal değeri yılda yaklaşık 33 trilyon dolar olarak hesaplanmaktadır.

Estetik açıdan doğadaki çeşitlilik insan kültürüne renk ve çeşni katmaktadır.  Kişilerin yaratma güçleri, çevresindeki canlı ve cansız varlıkların çeşitliliği ile orantılı olarak artmaktadır. Örneğin biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir yörede(örneğin ormanda)  yaşayan bir kişinin yaratıcılığı, aynı açıdan yoksul bir yerde (örneğin çöl ortamında) yaşayana göre daha fazla olmaktadır. Ayrıca estetik zenginlik turizm etkinliklerini tetiklemektedir.

Etik ve moral açısından bakılırsa, her canlı türünün yaşama ve neslini devam ettirme hakkı bulunmaktadır. Peki bu kadar büyük önemi olan biyolojik çeşitliliğe gereken duyarlılık gösteriliyor mu?

Bu yazı toplam (511) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?