Yükleniyor...
Kemal Uyar

Kemal Uyar

kemaluyar1907@hotmail.com

Mihriban

18 Haziran 2012 Pazartesi Saat 20:13

Abdurrahim Karakoç.  Çoğu kişi bilmez, tanımaz. 7 Haziran 2012 tarihinde, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yoğun bakımda iken hayatını kaybetti. “Sarı saçlarına deli gönlümü/Bağlamıştın çözülmüyor Mihriban” diye başlayıp tüm gönüllere değen o müthiş türkünün söz yazarı.

***

Sadece bir türkü değil tabiî ki bütün hikâye. Abdurrahim Karakoç gençlik yıllarında bir kıza delice âşık olur. Kız da bir o kadar onu sevmektedir. Niyetleri evlenmektir ama kızın ailesi ve yakınları sürekli "hayır" demektedir. Velhasıl, kader bu aşka izin vermez.

Aradan yıllar geçer. Bir gün Abdurrahim Karakoç'u bir arkadaşı ziyarete gelir. Karakoç'a, onun eski sevgilisine yolda rastladığını, biraz sohbet ettiklerini, kadının evlenmiş olduğunu söyler. Arkadaşı yanındayken hislerini pek belli etmese de, o gittikten sonra oturur ve duygularını dizelere döker:

“Yar deyince kalem elden düşüyor,

Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor.

Lambada titreyen alev üşüyor,

Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban.”

(Bu dizelerin hikâyesini bizzat şöyle açıklar: Sene 1960. O zamanlar elektrik yoktu. Lamba ışığı altında yazıyordum. Şiire başladığımda lambadaki alev titremeye başladı. Böylece, “Lambadaki alev üşüyor” çıktı.)

 

***

Bir süre sonra şiir bir dergide yayınlanır. O dergiyi Mihriban da almış ve şiiri okumuştur. Kadın, Karakoç'a bir mektup yazar:"Şiirinde sanki bana sesleniyor gibiydin. Seni unuttuğumu sanma. Ben de hâlâ seni sevmekteyim ve bu aşk bitmeyecek. Sen, bende esen eski bir kavak yelisin ve seni unutmam mümkün değil."

Bu mektubu alıp okuyan Abdurrahim Karakoç cevaben ikinci şiirini yani “Unutursun Mihribanım” türküsünün sözlerini yazar:

“Unutmak kolay mı deme,

Unutursun Mihribanım.

Oğlun kızın olsun hele,

Unutursun Mihribanım.”

(Bu şiirini de mistik bir olgunlukla şöyle anlatıyor: Son bir kez diyor, Son bir kez daha görmek istemezdim. O beni hayalindeki gibi yaşatsın, ben de O’nu hayalimdeki gibi. O aşk, masum bir aşktı. Güzel bir aşktı. Bırakalım öyle kalsın. Ne adı Mihriban’dı, ne saçları sarı. Kim olduğunu açıklayamam.)

 

***

Tek aşkı bu kadın değildi. Ülkesindeki haksızlıkları şiirleriyle hicvetti. Aleyhinde açılan 30'a yakın davanın hepsinde beraat etti. Hiç avukat tutmadı, kendini her zaman kendi savundu. Hiç bir iktidarla barışık olamadı. Bir ara politikaya girdi ve ayrıldı. Niçin girip, niçin ayrıldığını bir röportajda şöyle cevaplandırdı: “Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım”.

Bu yazı toplam (991) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?