Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Biyolojik Çeşitlilik-3

06 Ağustos 2012 Pazartesi Saat 22:13

Hayatta kalan türün en güçlü ya da en zeki olanı değildir,

Değişime en iyi ayak uydurabilenidir.

C. Darwin

Ülkemiz çok farklı özellikteki ekosistemlere (orman, bozkır, tuzcul, ova, kumul, dağ, çeşitli özellikte su ortamları, tatlı, tuzlu, acı su gölleri, nehirler, denizler vb) sahip bir ülkedir. İşte bu farklılık, tür çeşitliliğine ve genetik çeşitliliğe de yansımakta ve bu özelliği nedeni ile Türkiye, "biyolojik çeşitlilik açısından, bir ülkeden çok bir kıta özelliği" göstermektedir. Biyolojik açıdan en zengin çeşitliliğe sahip tropikal kuşak ülkeleri bir tarafa bırakılırsa, ülkemiz, içinde bulunduğu ılıman kuşak ülkeleri içinde, bir kıta büyüklüğünde olan ABD dışında, biyolojik çeşitliliği ile dikkat çeken ülkelerin başında gelmektedir. Ülkemizde tanısı yapılan iletim damarlı bitkileri(eğrelti ve tohumlu bitkiler) yaklaşık 11.000 türe ulaşmış bulunmaktadır. Bunlardan 3500 kadarı endemik olup, dünyada yalnızca ülkemizde yetişmektedir. Avrupa kıtasında toplam 13.000 civarında tohumlu bitki türü yetiştiği ve çeşitli ülkelere endemik olan türlerin sayılarının toplamının 3.000 civarında olduğu düşünülünce, ülkemizin biyolojik çeşitlilik yönünden ne kadar varsıl olduğu ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde yaşayan hayvan türü sayısının ise 40.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Tehdit ve Tehlike…

Dünya'nın milyarlarca yılda oluşan biyolojik çeşitliliği tehdit altında olup büyük bir hızla yok olmaktadır. Bu sürecin en önemli nedenlerinden biri insanlığın, sanayi devriminden sonra hızla artan ve sınır tanımayan faaliyetleridir. İnsan faaliyetleri iklim değişikliğine, iklim değişikliği ise karbon, azot ve su döngülerinin bozulmasına neden olmaktadır.

21. yüzyılda dünya nüfusunun hızla artarak 7 milyarı aşması, bu nüfusun beslenmesi için alınan önlemler(bilinçsiz sulama, aşırı gübreleme, gereğinden fazla pestisit kullanma vb) yanında insanoğlunun diğer gereksinimlerinin de karşılanması için gerekli bütün konuları kapsayan sanayileşme/kentleşme önemli çevre sorunlarını da birlikte getirmektedir. Bu sorunların ortaya çıkardığı sonuçlar çevreyi ve onun önemli bir öğesi olan canlı çeşitliliğini olumsuz etkilemekte ve jeolojik devirler içinde ekolojik olaylar sonucu ortadan kalkan canlı türlerindeki azalış, son yüzyılda insanın neden olduğu çevre sorunları sonucu şiddetlenerek devam etmektedir. Her yıl canlı türlerin binde altısı tükenmektedir. Örneğin memelilerdeki yok oluş hızı 3.5 milyon yıl önce 1000 yılda 1 tür iken, günümüzdeki çevresel bozulmalar nedeni ile bu sayının 20.000 olduğu, gelecek yıllarda ise 50.000'e ulaşacağı sanılmaktadır

Biyolojik Çeşitliliğin Korunması

Biyolojik çeşitliliğin ve dolayısıyla doğanın korunması, ekosistemleri korumaktan geçmektedir. Ancak, günümüz koşullarında ekosferi bir bütün olarak korumak olanağı neredeyse kalmamıştır. Bu nedenle türler ve tür toplulukları ile yaşadıkları yerlerin korunması en iyi yöntem olarak belirmektedir.

Canlılar genel olarak IN-SITU(sılada-yerinde) veya EX-SITU(gurbette-yetiştiği yer dışında) korunabilmektedirler. Bir türün yaşadığı yerde, cansız çevresinden başka bir de ilişkide olduğu canlılar bulunmaktadır. Bu nedenle bir tür yerinde korunurken, onun çevresindeki canlı-cansız varlıklar da korunmuş olmaktadır. Gurbette koruma bitki tohumlarının toplanıp belirli aşamalardan geçirilip tohum bankalarında saklanması; ayrıca yine bitki tohum ve diğer üreme parçalarının doğadan toplanarak botanik bahçelerinde yetiştirilmesi şeklinde olabilmektedir.

Bu yazı toplam (503) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?