Yükleniyor...
M.Ali Kanber

M.Ali Kanber

malikanber@hotmail.com

Tatil anlayışımız

18 Mayıs 2010 Salı Saat 22:59

Aziz okurlarım!
Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: ‘O halde boş kaldın mı (bir vazifeni yapıp bitirdin mi) hemen çalış. Ve ( her işinde) ancak Rabbine sarıl.’ Yüce ve yönetici dinimiz, tembelliğe, ifrat ve tefrite izin vermez.
Hangi meslekte ve hangi sanatta olursa olsun ileri gitmenin ve yükselmenin ilk şartı, eksiklerini tespit edebilmek ve kusurlarını görebilmektir. Kusurlarını tespit edebilen insanlar, elbette hatalarını ve yanlışlarını terk etmenin gayreti içine gireceklerdir. İnsan için kusurunu görebilmek büyük bir fazilettir. Kusurlardan vazgeçmek ve doğru olanı ortaya koymaksa daha büyük bir erdemliliktir. Sonra insan kusurunu görmekle nefsini küçültmüş olmaz, aksine onu daha ileri götürmüş ve yükseltmiş olur.
İnsan niçin hata yapar? Ya bilmediğinden, ya işlediği şeyi doğru sandığından veya bile bile nefsine ve şeytana uyarak yanlışlarını devam ettirir. İşin içine şeytan girer ve yaptığı kötülükleri, işlediği günahları kişiye süslü gösterir, beğendirir ve kandırır.
Düşülen diğer bir yanlışlık tarzı da, insanın nefsine olan sevgi ve merhametin kötüye kullanılmasındandır. ‘Merhametten mazarrat doğar.’ sözü bunu ifade eder. Bu konuda yaptığımız yanlışlıklardan birkaç misal arz etmek istiyorum: Babalık şefkatiyle ve merhametiyle çocuğunun iyi veya kötü her arzusuna uyan baba, acaba çocuğuna iyilik mi yapmış oluyor?
Tatil deyince sadece gezip tozmayı, sınırsız eğlence ve oyunu anlayanlar ve mezuniyet geceleri ve kokteylleri gibi bizim toplumumuza yabancı, milli değerlerimizi çiğneyici işler yapanlar, acaba insan mı eğitiyorlar, nesillerimizi mi eritiyorlar?
Sürekli gündemde tutulmaya çalışılan bir yanlış türü de, ‘Yaz kurslarına devam eden öğrencilerin zihinleri karışırmış (!). Halbuki usulüne uygun yapılacak eğitim, insanın zihnini açar. Hatta Kur’n-ı Kerim okuyan çocuğun zeká yaşı emsallerinden daha da ileri de olur. Aynı konuda da merhametin istismarı söz konusudur. Güya yaz tatillerinde çocukların dinlenmesi gerekirmiş. Elbette insanların dinlenmeye ihtiyaçları vardır. Ancak hatalar hiçbir zaman başka hatalarla düzeltilemez. Nesiller sadece vurucu, kırıcı, kovboy filmlerinin, hristiyan kültürü aşılayan çizgi filmlerin karşısına ter edilerek çocuklar dinlendirilemez. Çocukları zararlı oyunların olduğu yerlere, her türlü kötülüklerin, kötü sözlerin kol gezdiği mekanlara terk ederek dinlendiremeyiz. Sorumsuzca başı boş kendi haline terk ederek dinlendiremeyiz veya tatil yaptıramayız… İşte bu yanlış merhamet, mazarrat doğurur.

Bu yazı toplam (353) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?