Yükleniyor...
Bedriye Yıldızeli

Bedriye Yıldızeli

bedriyeyildizeli@gmail.com

İşçilerin “dini değerlerine” sahip çıkan

06 Ağustos 2012 Pazartesi Saat 22:22

İşçilerin “dini değerlerine” sahip çıkan AKP, sınıfsal çıkarlarına da aynı hassasiyeti gösterir mi?

Mescid açıp, iftar vererek AKP'nin gözüne giren Toyota; işçilerin haklarını araması üzerine ‘yatırımı durdurma’ tehdidinde bulundu. Yine aynı fabrikada “inanç baskısı” yapıldığı iddiaları üzerine hemen devreye giren AKP'nin, bu tehdit karşısında ise nasıl bir tavır alacağı ise merak konusu.

Kısa bir süre önce yandaş medyada yer alan “işçilere inanç baskısı” yaptığına ilişkin iddialar ile gündeme gelen ve bu iddiaların ardından çeşitli yazışmalarla AKP iktidarı ile güven tazeleyen Japon Toyota, bu kez de ağır çalışma koşulları nedeniyle işçilerin açtığı tazminat davaları nedeniyle AKP ile arası açık.

Toyota fabrikasında çalışan bir işçi uzun çalışma saatlerinden dolayı parmaklarında oluşan his kaybı nedeniyle açtığı 150 bin liralık davayı kazandı. Benzer rahatsızlıktan şikâyetçi 15 işçi daha mahkemeye gitti. Bu durumdan tedirgin olan Toyota ise “yatırımı durdurma” tehdidinde bulundu.

Bu gelişme üzerine, Japonya’dan şirket merkezinden bir heyet gelerek, duruma el koydu. Heyet Ankara’da da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratları ile görüşerek, yatırımları dolaylı olarak durdurma tehdidinde bulundu.

15 işçi daha dava açtı
Toyota’daki tazminat krizine yol açan süreç, fabrikada uzun yıllar çalışan ve ‘montajda yay takma görevi’ olan bir işçinin, şirket aleyhine tazminat davası açması ile başladı. Mahkeme, işçinin parmağında ‘his kaybı’ olduğu yönünde sunulan raporları dikkate alarak, şirketin işçiye 150 bin lira tazminat ödemesini kararlaştırdı.

Bu karar diğer Toyota çalışanları içinde emsal oluşturdu. Kısa sürede, aynı konuda açılan davaların sayısı 15’i geçti. İşçilerin, şirketten talep ettiği tazminatların tutarları ise milyon dolarları geçti.

Yaklaşık 15 işçinin açtığı davası, Toyota’nın merkezinde de tepki ile karşılandı. Şirket yönetimi, üst düzey yöneticilerden bir heyet oluşturarak Türkiye’ye gönderdi. İlk olarak, Sakarya Toyota fabrikada incelemelerde bulunan heyet, ardından Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratları ile görüştü.

Hükümete ve "bağımsız yargıya" açık tehdit
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yöneticileri ile görüşen Toyota heyeti, işçilerin meslek hastalığını gerekçe göstererek art arda açtığı davaların haksız olduğunu iddia ettiler.

Heyet, işçilerin şikayetlerini giderecek nitelikte 2.5 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını bildirdiler. Heyetteki şirket yöneticileri, ayrılan tüm işçilerin tazminat davası açma riskinden duydukları endişeleri anlatarak, bu durumda Türkiye’deki yatırımlarını durduracaklarını bildirdiler.

Bakanlık bürokratları da heyete, işçi sağlığına ilişkin mevzuatı anlatarak, bakanlık olarak üzerlerini düşeni yapacaklarını ifade ettiler. Heyetin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratlarının ardından, bazı bakanlarla da görüşerek, tazminat davalarından duydukları endişeleri dile getirdikleri öğrenildi.

Toyota kültürel haklara saygılıymış, peki sınıfsal haklar?
AKP hükümetini ve “bağımsız yargıyı” yatırımları durdurmakla tehdit eden Toyota ile AKP arasındaki ilk tartışma tazminat davaları değil.

Bir süre önce Sakarya’daki Toyota fabrikasında çalışanların dini sebeple işten çıkardığı iddiası yandaş medyada yer almıştı. İddialar, TBMM Dilekçe Komisyonu’na gelen şikâyet mektupları üzerine ortaya çıkmıştı.

Komisyon söz konusu şikâyetleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Cumhuriyet Savcılığı’na göndermişti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da konuyla ilgili olarak gerekli incelemeleri gerçekleştirdi. İnanç özgürlüğü konusundaki haklar için ise savcılığın incelemesi devam ediyor.

Ayrıca, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün de iddialarla ilgili olarak Toyota Başkanı Akio Toyoda’ya bir mektup yazmıştı. Toyota yönetimi ise, iddialarla ilgili olarak şunları dile getirmişti:

“Türkiye de dâhil dünya genelinde 24 ülkede, 92 tesiste faaliyet göstermektedir. İş faaliyetlerinin yürütülmesinde bizim temel felsefemiz, her ülkenin ve bölgenin kültürel değerlerine saygı göstermek ve evrensel bakış açısını sürdürürken bu konuları açık fikirle kabul etmektir. Toyota Otomotiv’in temel politikası; işimizdeki insanların insan haklarına saygı göstermek ve ‘insanlar için saygı’ felsefemizi her bir ülkenin kültürüne, geleneklerine, tarihine saygı göstererek yürütmektir.”

Bu olayın ardından Toyota Türkiye yönetimi de fabrikada 3 mescid açmış, geçtiğimiz günlerde de çalışanlarına iftar daveti vermişti.

Yaşanan bu gelişmeler insan haklarına saygılı olduğunu ifade eden Toyota’nın, söz konusu sınıfsal çıkarlar olduğunda ise kendi sınıfsal özelliklerine uygun olarak “hoşgörüyü” bir kenara bırakıp, daha sert bir tavır aldığının ve alabileceğinin ispatı niteliğinde.

İşçilerin “dini değerlerine” sahip çıkan AKP, sınıfsal çıkarlarına da aynı hassasiyeti gösterir mi?
Kültürel değerlere saygıda kusur etmediğini dile getiren ve mescid açıp, iftar vererek AKP iktidarının gözüne giren Toyota yönetimi, işçilerin ağır çalışma koşulları nedeniyle uğradığı fiziksel kayıplarda haklarını aramasına ise aynı “hoşgörüyle” yaklaşmadığını gözler önüne sermekte. Bu durumdan rahatsız olan Toyota yönetiminin açık açık AKP hükümetini ve yargı tehdit etmekte hiçbir sakınca görmemesi dikkatlerden kaçmadı.

Diğer taraftan her zaman ulusal ve uluslararası sermayenin yanında olan ve söz konusu dini vecibeler olunca elinden geleni ardına koymayan AKP hükümetinin, Toyota’nın yönelttiği bu tehdit karşısında nasıl bir tavır alacağı ise bir başka merak konusu.

Bu yazı toplam (615) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?