Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

İlk gözlem evi ve uçan ilk insan!

13 Ağustos 2012 Pazartesi Saat 23:09

Sevgili Bizim Darıca okurları bu haftada Osmanlı tarihinde hatta Dünya bilim dünyasında bazı ilklerin nasıl bir çalışma ile yapıldığını bir süre sonra Banaz insanların menfaatlerine ters düşmesinden dolayı bilime ve sanata kapılarını nasıl kapattıklarından bahsedeceğim. Gelin tarihin zaman makinesi ile Hürrem Sultanın torunu olan 3. Murat dönemine gidelim. 3. Murat fala ve kehanetlere meraklı bir padişah idi.

Osmanlı bilgini Takiyettin, o yıllar Osmanlı Sadrazam olan Sokullu Mehmet paşanın desteği alarak Beyoğlu’nun Tophane sırtlarında, günümüzde Rusya başkonsolosluğunun bulunduğu yerde ilk gözlemevini kurdurur. Takiyettin’in başkanlığında, 15 kişilik bir bilim adamları ile gökyüzü incelenmeye başlanır. Uzayı araştırmak için kullanılacak elet ve gereçler bir şekilde Takiyettin tarafından yapılır. 1579 yılında Takiyettin ’in en büyük destekçisi Sokulu Mehmet Paşa ölünce, Takiyettin’i destekleyenler azalırlar. O yıllarda Takiyettin’in uzay çalışmalarını kıskanan bazı din adamları bu gözlemevini kapatmak için her türlü oyuna başvururlar.

Özellikle batı dünyasında baş gösteren veba hastalığının İstanbul’da baş göstermesi ve Anadolu’da olan çeşitli depremlerin sebebini Tophane’deki “bilim merkezi” olarak gösterirler. Osmanlı şeyhülislamının vermiş olduğu fetvada gözlemevinde yapılan çalışmalarda uzayın incelenmesi değil de daha çok “meleklerin bacaklarına bakılıyor’’ diye bir yalan atılır halkın arasına. 3. Murat’da halkın bu tepkisinden çekinerek bu gözlemevinin yıkılmasına karar verir. Gözlemevi Kaptanı Derya olan Kılıç Ali Paşa’nın 1580 yılında gemilerinden atılan, toplar ile yıktırılır.

Osmanlı Devleti'nde bundan sonra rasathane ancak 300 yıl sonra Rasathane-i Amire adıyla Beyoğlu'nda 1867 yılında kurulacaktır. Bu olaydan kısa bir süre sonrada ilerlemek isteyen bilim ve sanatın öne kesilir. Tarih 1623 yılları, 4. Murat döneminde Hazerfen Ahmet Celebi havanın uçmaya uygun olduğu bir günde Galata kulesinden kendi yaptığı kanatlarla uçarak Üsküdar’daki Doğancılar parkına iner.3358m mesafeyi havada kalarak Dünya tarihinde kendi yaptığı kanatlar ile uçan insan olur. Padişah 4. Murat saray burnundaki Sinan paşa köşkünden bu uçma olayına tanıklık eder. Bunun üzerine 4. Murat 1 kese altın ile ödüllendirir. Bir süre sonra yine banaz din adamlarının baskılarına dayanamayarak Cezayir’e sürgüne yollanır. Sürgün yerinde şair Nazım Hikmet’te olduğu gibi vatan özlem içinde ölür. Tarih 1633 yılları,  4. Murat’ın kızı Kaya sultanın doğduğu gece şenliklerde, İstanbul bir insanın 2. kez uçuşuna tanık olur.

Füzeciliğin atası olan ünlü Türk bilgini Lagari Hasan Celebi elli okka barut macunu kullanarak yedi kollu fişek yapar. 1633 yılında Saray burnunda ateşlediği fişekler ile 300 m yükselmiş 20 sn boyunca havada kalmış fişeğin barutu bitince kanatlarını açarak denize iner ve yüzerek karaya çıkar.4. Murat Lagari Hasan Çelebiye 1 kese altın vererek Kırım’a sürgün gönderir. İlginçtir ki modern anlamda ilk roket çalışmaları da bugün kırımın içinde bulunan Ukrayna’da başlamıştır. Sonuç olarak sevgili dostlar Hacı Bektaşi Velinin bir sözü ile yazımı tamamlamak istiyorum. ‘’İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’’ demiştir. Günümüzde de bilim ve sanat ile uğraşanlara her açıdan sahip çıkıyor muyuz?

Bu yazı toplam (577) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?