Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Yaz biterken

27 Ağustos 2012 Pazartesi Saat 21:14

Artık son demlerini yaşıyor yaz mevsimi ne yazık ki!

Her ne kadar sıcaklar insanı epey yorsa ve bunaltsa da yazın içinde olmak güzeldi bana kalırsa.

Aslında ben tam da bir yaz kadını sayılmam, baharcıyımdır. Bence en güzel mevsimler ilkbahar ve sonbahardır. Çünkü o zamanlar sanki doğa, hayat ve insanlar dengelenir, yenilenir gibi gelir bana…

***

Sonbahar çocuğuyum ben. Bu yüzden bir tarafım hep hüzün ister, yalnızlık ister, sonbahar renklerini ister. Yine de yaz kendine çeker beni, ben de dondurmaya saldırırcasına büyük bir iştahla girerim yaz mevsimine. Şimdi bitiyor ya üzülüyorum. En çok da üzerimdeki hafiflikten vazgeçmek zorunda kalacağım için üzüntü duyuyorum. Yaz demek, renklenmek demek. Daha serbest oluyor sanki insan; zincirlerinden kurtuluyor, daha fazla şey yapabilmek için cesaret kazanıyor ve daha pozitif oluyor.

***

Soğuk bir havada sıcak çikolata içmek de harikadır ama gölgenin serinliğini hissederek deniz kenarındaki sesleri dinlemek daha başka. Yani yaz, her gün genç olmak demek bir nevi... Çocukluğumdaki yazlardan dolayı belki de ona olan bu tutkum veya yaşadığımı yerin denize uzak olması, yıl içinde onu yakından pek görememek. Çünkü denizle büyüyen çocuklar hep onun yakınında olmak isterler. Denize olan aşk başkadır. Denize uzakta kalınca ruhum da bedenim de kupkuru kalır, solgun bir yaprak misali. Oysa kışın bile denizi görebilmek insanın içini güzel duygular ile doldurur, besler. Daha çok yazar, daha çok düşünür, daha çok okur ve dinlersin. İşte yaz bu yüzden bana hep çekici gelir.

Yaz demek; sıcakta içilen soğuk bir bardak limonata, öğlenleri kısa kısa kestirmeler, sonra kitabını eline alıp bahçede kelimelerle buluşma hali, akşamüzerlerinde demlenen bir demlik çay ve yanında mis gibi ev yapımı kekler, börekler; yine akşamları kalabalıklarla yenen bol sohbetli yemekler ve gece gezmeleri demek. Anlaşılacağı üzere kışın tozunu, rehavetini, durgunluğunu atarak güne katılmak demek benim için. Çiçeklerin, sebzelerin, meyvelerin, kuşların, bisikletli çocukların, kumdan kale yapan koca koca adamların zamanı demek, insanın bedenine hapsolan ruhunun cıvıldaması demek.

***

Üzülüyorum; bir yaz daha geçiyor ömrümüzden.  Daha nice yazlar geçirmeyi diliyorum sevdiklerim ve dostlarımla. Şimdiden, başka denizlerle buluşmak, değişik yolculuklara çıkmak, yeni insanlarla tanışmak ve doğayla yeniden arkadaş olmak için heyecanlı olduğumu görüyorum. Her mevsimin tadı başka da şu yaz insanın aklını başından almıyor mu sizce de? Sadece denizle kavuşmak bile olsa ucunda, o kavuşma yıllardır sevdiğine hasret kaldığında içinde biriktirdiğin özlemle ona sarılman gibi değil mi? Keşke yaz hiç bitmese!

Bu yazı toplam (583) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?