Yükleniyor...
Aktan Uslu

Aktan Uslu

aktanuslu@gmail.com

AKP ve CHP popülist,Saadet realist yaklaştı

20 Temmuz 2010 Salı Saat 07:46

Yoruma, “Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin toplantısını sadece gazetemiz, gazetemiz adına şahsım takip etti” diye ayakları yere basmayan, “Uzaylı” konumunda bir yaklaşım ile de girmek vardı ancak hiçbir zaman işimin gereği yaptığım çalışmalar ile ilgili övünmeyi oldum olası sevmem. Kaldı ki hem geç, hem de eksik bir refleksti. O Meclis’in toplantıları kurulduğu günden itibaren takip edilmeliydi. Kaldı ki İl Genel Meclisi toplantıları da öyle. “Niye şimdiye kadar gidilmedi?” türü kendimizi sorgulayan soruya çok sayıda gerçekçi ve mantıklı yanıt vermek mümkün ancak aslolan bu gazetenin okurunun, gazete eline geçtiğinde okuduklarından ne derece memnun olup olmadığıdır.

Cumartesi günleri gazetemizin okuma oranı düşüklüğü, yanılmıyorsam diğer refiklerimizde olduğu gibi bizde de yaşanıyor. Akılcı bir refleks haberi bugüne atabilirdi ama Internet haberciliğinin de giderek yayınlaşması, bizim de bir türlü tam anlamı ile arınamadığımız, başta il gazetelerinin siteleri olmak üzere “Kes yapıştır” türü habercilik kurumsal anlamda tek başına takip edilen bir toplantının o özelliğini yok edecekti. Çok önemli bir toplantı, sanki magazin habermiş gibi 3 gün bekletilerek, haber tabiriyle “Bayat” olarak sizlere yansıyacaktı. Zaten Cuma günü 18.00’den sonra olan bir toplantı, hadiseyi bir de pazar günü yerel basının yayınlanmamasından esasla pazartesi gününe sarkıtmamıza neden oluyor. Bir de aynı gün öğleden sonra gerçekleşen toplantıyı bu gruba ilave etmenin yeri ve gereği yok. Kaldı ki teknoloji bu konuda çok cazip olanakları da beraberinde sağlıyor.

Saadete gelip konunun aslına gireceğim ama bir türlü elim varmıyor. Cumartesi günü gazetemizi okuyan okurun okuduğunun biraz fazlasına o toplantıda tanık oldum. Mecliste gündemi doğal olarak Gebze ve Çayırova’daki sel faciası oluştururken iktidar ile ana muhalefetin nerede ise, “Ben yapmadım. O yaptı!” şeklindeki diyaloglarına tanık olduk. Meclise başkanlık eden KBB Başkanvekili İlyas Şeker ile CHP Grubu sözcüsü Fahri Örengül arasındaki söz dalaşı İZAYDAŞ’a ve yakın tarihteki İSU davasına kadar uzandı. Şeker bir ara Örengül’ün mesleki kimliğine, avukatlığına bile abes bir yaklaşım ile değindi. Saadet Partisi Grubu’nun daha gerçekçi önergesi arada kaynayıp giderken iktidar ile ana muhalefetin söz dalaşının sonlarına doğru bundan sonra bir şeyler yapılması gerektiğine dair söylem uzlaşısını, nihayet gözlemledim.

İktidar partisi topu bir doğa şartlarına, bir Karayolları’na, bir 1994 öncesi yapılaşmaya atarken kendi döneminde dere yatağında ruhsat verilen AKP’li İl Genel Meclis üyesinin bloklarına, Çağdaşkent’te doğayı allak bullak eden hafriyat alanına değinmedi, toz kondurmadı.

Ana muhalefet partisi İzmit’te halk ekmek büfelerinin yeniden açılması gerektiğine dair söylemini de dile getirirken facianın gerekçeleri arasında özelleştirme ve taşeronlaşmanın da yattığını, bu yapılanmayı yerelde iktidar olduğu yerlerde palazlayan parti olarak görmezden geldi. Hafta içi MYK üyesi İzzet Çetin şahsımın sorusu üzerine iktidara geldiklerinde kamuda taşeronlaşmaya son vereceklerini söyledi. İnanın Çetin’in o söylemi olası CHP iktidarında bu vaat gerçekleşir mi gerçekleşir mi gelirlerse göreceğiz ama olası afetlerin, faciaya dönüşmesine karşın daha yapıcı bir karar. Bir ara tribünlere de oynadığına dair izlenim edindiğim Fahri Örengül, Çağdaşkent’teki hafriyat dökümü üzerine, “Oradan edindiğiniz gelirin yarısını Çayırova’nın altyapısına aktarsaydınız bu sorun yaşanmazdı” dedi. Görüyor musunuz sosyal demokrat bir partinin üstelik grup sözcülüğü yapan meclis üyesini. Neredeyse, “Orayı siz iyi dolduramadınız. Biz daha iyi doldururduk” diyecek. Aynı bir zamanlar, “Bunlar iyi özelleştiremiyor. Bizler daha iyi özelleştiririz” dedikleri gibi.

Ben meclis toplantısına Darıca Belediye Meclis üyesi Yaşar Sönmez’in aynı gün içinde hatırlatmasına karşın apar topar katıldım. İzmit’e gitmişken Plajyolu’nda bir dosta da uğrayım diye lakayitlik yapınca, 15 dakika geç katıldım. Haberi İzmit’ten teknolojik avantajla gazeteme geçtikten sonra şahsımın “Ağaya beleş” diye adlandırdığı kartımla, KBB’nin resmi plakalı otobüsü ile net 90, brüt 110 dakikalık bir yolculuğun ardından soluğu Bayramoğlu Resort’ta, Yakup Kaya’nın düğününde aldım. Nikah öncesi lobide kısa bir süre sohbet ettiğim Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, şahsım ve kurumum nezdinde Gebze’den bir gazetecinin, gazetenin orada yer almasının önemli olduğunu söyledi.

Bence de buradan, “İzmit şunu bunu vermeli” diye haberlerden, köşelerden ahkam kesmekle olmuyor. Gebze basını gerek KBB, gerekse İl Genel Meclisi’nin toplantılarını takip etmeli diyorum, başka da bi’şi demiyorum.

Bu yazı toplam (268) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?