Yükleniyor...
Turgut Güngör

Turgut Güngör

gungor-turgut@hotmail.com

Kamu malı

04 Eylül 2012 Salı Saat 13:44

Pek çok kullanırız ama galiba gösteriş için, bilgelik taslamak için. Yani anlamını pek bildiğimizden değil. Ya da anlamını pek umursamadan sallar geçeriz bu kelimeyi. Hale kamu malı falan dendiğinde ağzımız pek sulanır, iştahımız bir artar sormayın gitsin.

Çünkü onunda anlamı bilmediğimiz için sahipsiz mal gibi algılarız. Ah bulsak da eve taşısak diye hayıflanır dururuz.

Hele bulduğumuzda yüce rabbim sana şükürler olsun bunu bana nasip ettiğin için diyenlerimizin sayısı kamu malının anlamını bilmeyenlerle ya da bilmek hesabına gelmeyenlerin sayısı ile doğru orantılıdır. Yani ortalama bütünün yüzde ellisidir bu sayı.
Ne yazık ki buda demokrasi bilincinin henüz toplumun bütün katmanlarına yerleşmemiş olmasından kaynaklanıyor kanımca.

Demokrasinin günümüz toplumları için bir yaşam biçimi olarak kabul edilmesi, bu yaşam biçimine uygun bireylerin yetiştirilmesini de zorunlu kılmaktadır. Ancak bu konuda hiç kimse, seçilerek gelen toplum önderleri de dâhil ve de seçilmemişler hiç birinden çıt yok.

Çünkü kimse “nasıl yönetirim” i düşünmüyor tek düşündükleri kim yönetecek. O gayretle elde ettikleri koltukların kendilerine verdiği yetkiyi kaybetmemek için bütün etik değerler bir tarafa bırakıp kendine oy verenlere onulmaz bir pişkinlikle hizmet çabası içindeler.

Aslında bulunduğunda usulca eve götürülmek istenenlerin haricinde, deniz kenarları, otlaklar, parklar, uluslar arası sözleşmelerle sınırları belirlenmiş denizler, dereler, hani çaktırmadan içlerine villacıklar kurulan ormanlar,  tatlı su kaynakları, barajlar v.s gibi pek çok taşınmaz kamu malları da vardır.

Bu arada yeri gelmişken şu kamu malının bir tarifini yapayım.
Bir ülkedeki halkın bütününün sahip olduğu ancak ortaklaşa kullanabilecekleri taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünüdür kamu malı.

Ama gel gelelim seçilerek geldiklerini unutan yöneticiler kendilerini memleketin miras yedileri gibi görüp deniz kenarlarına fabrikalar limanlar sıralamaları, deniz kenarındaki işletmelerin sahiplerinin istekleri üzere denizlerin doldurulmasına müsaade etmeleri yetmiyormuş gibi son yılların icadı haşama meraklılarının masum istekleri üzerine yerleşim yerlerindeki insanların sahillerini tahta tarabalarla kapatıyorlar. Yani kamu malını miras gibi kullanmaya kalkıyorlar.

Birde o kadar munis bir ses tonuyla isteklerini kıramadım diyorsunuz ki, millet neredeyse al tapusunu da onlara ver diyesi geliyor. Neyse ki yüce rabbim adaletini gösterdi. Bir nefesiyle sizin yapmamanız gerekeni yerle yeksan etti. Belli ki kazasız belasız bir ikazda bulundu. Hayırlara vesile olur inşallah. İslam’ın gereğini, kul hakkının ne demek olduğunu, kamu malının anlamını herkes den çok daha iyi bilmesi gereken sizler bu ikazın değerini anlayacağınıza yürekten inanıyorum.

Keza yüce Mevla haşama meraklılarını da korudu. O rüzgâr gündüz de çıkabilirdi ve ricalarını kıramadığınız denize giren birkaç mütedeyyin haşamalı hatun kişi o tarabanın altında da kalabilirlerdi. Neyse belki de tarabaya itiraz edenlerin duaları sizi öyle bir beladan korudu.

Yoksa Somun’a somon diyen çalışanınız dediği gibi somonları sökülmüş de ondan yıkılmış deyip kendine yetmeyen aklıyla günah keçisi aramasının gereği yok.  Bunu yüce rabbimden gelen kamu malına yapılan hoyratlığın ikazı olarak kabul edin lütfen.
Tabii yinede siz bilirsiniz. Ben yüce rabbimin gazabından korkan tevekkül bir insanım. Sadece hatırlatayım dedim.

Bu yazı toplam (377) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?