Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Canavar ruhlarımız

10 Eylül 2012 Pazartesi Saat 18:28

Biraz ürkütücü bir başlık seçtim yazıma fakat ilerleyen satırları okudukça ne kadar doğru bir seçim olduğunu fark edeceksiniz.

Biz insanlar doymak bilmeyen canavarlarız adeta.

Sürekli elimizdeki ile yetinmeyip daha fazlasına göz dikiyoruz. Ufak şeylerde yakalanabilecek mutlulukları göz ardı edip, içinde mutluluk barındırmayan büyülü hayat hayalleri kuruyoruz. Dün akşam uzun zaman aradan sonra yeniden izlediğim bir film beni tekrar düşünmeye itti. Bizim dışımızdaki insanların ne kadar kötü şartlarda yaşam mücadelesi verdiklerini hatırladım ve aslında ne kadar mücadeleci olabileceğimizin farkına vardım. Oysa çağımızda herkes parmağını oynatmadan, kolayca para kazanıp zengin olabilmenin derdine düşmüş. Aile ve sevgi kavramlarının içi o kadar boş ki. Tembellikse hat safhada çünkü artık her şey armut piş ağzıma düş olarak ilerliyor. Bazı şeyleri elde etmek için eskisi gibi çaba sarf etmiyoruz, böylece eskiden olduğumuzdan daha az enerjik, daha mutsuz, tatminsiz ve amaçsız kişiler haline geliyoruz.

***

Bizi böyle düşünmeye ve yaşamaya teşvik eden çok fazla şey var; televizyon, medya, internet gibi. Bunlar mükemmel şeyler kabul ediyorum ama bizi biz olmaktan da kolayca çıkartabiliyor. Tüketim çılgını bir canavar ruha dönüşüyoruz günden güne. Her şeyi elde etmek, her istediğimize kavuşabilmek için yapamayacağımız şey yok. Aslında keşke gerçekten istediklerimiz uğruna yapamayacağımız bir şey olmasa da hayatımız uğruna daha çok çabalasak. Ama biz daha gerçekte ne istediğimizi bile bilmiyoruz. Gündelik sıkıntılarımızı atmak için, yaşadığımız kötü günleri atlatmak için, kıskandığımız için, özendiğimiz için, sadece almak için, kişisel egolarımızı tatmin etmek için hep alıyoruz, tüketiyoruz. Oysa kendimizi gereksiz yere bu çılgınlığa hapsediyoruz. Ruhlarımızı alışveriş ile yaptığımız gereksiz harcamalar ile beslediğimizi düşünüyoruz, her yeni üründe ruhumuzdaki canavar uyanıyor ve amaçsızca istiyor biz de boyun eğiyoruz. O canavarla bir oluyor ve bir zaman sonra ona dönüşüyoruz çaresizce. Aynı çizgi filmlerdeki gibi oluyor işte. Bir süre sonra ondan kurtulamıyoruz. Böyle olmamak için kişisel özgüven gerekiyor, bir amaç uğruna savaşabilme içgüdüsü gerekiyor, gözlem yeteneği gerekiyor, dünyayı ve çevremizdeki insanları da tanımamız gerekiyor ve en önemlisi kendimizi tanımamız ve kendimizle nasıl başa çıkacağımız öğrenmemiz gerekiyor. Tabi tüm bunları başarmak için de öncelikle farkındalık, eğitim, istek ve azim gerekiyor. Hiçbir şey aslında göründüğü kadar zor değildir. Bizim her şeyin üstesinden gelebilecek irademiz var insanoğlu olarak. Sadece biz kendimizin farkında değiliz.

***

İzmir için

Bugün  Türk ordusunun, Yunan işgali altındaki İzmir'e girdiği gün, mutlu bir gün. Ne zaman İzmir’i düşünsem aklıma Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri geliyor;

‘’Ben İzmir’i ve bütün İzmirlileri severim. Güzel İzmir’in temiz kalpli insanlarının da beni sevdiğinden eminim. ‘’

Biz de seni çok ama çok seviyoruz Atam. Senin izinden gitmeye kanımızın son damlasına kadar devam edeceğiz. Bu günlerimiz, mutlu, özgür hayatımız senin eserin, asla unutmayacağız!

Bu yazı toplam (448) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?