Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Kurtuluş Savaşının İlk Kadın Subayı Dadaş Kızı Kara Fatma!

22 Ekim 2012 Pazartesi Saat 17:51

Sevgili dostlarım, bu haftada sizlere Kurtuluş savaşının ilk Türk kadın subayı olan Erzurum’un Aşkale ilçesinde doğan, milli mücadelede etkin rol almış olan kadın kahramanlarımızdan Dadaş kızı Fatma Seher diğer adı Kara Fatma’da bahsetmek istiyorum. Gelin yine beraber o yıllara gidelim. Fatma Seher 1800 yılların sonlarında Aşkale’de doğar. Eşi subay kökenli olduğundan görevi gereği Anadolu’nun birçok şehir ve kasabasında bulunurlar. Binbaşı olan eşi Sarıkamış’ta şehit düşer. O yıllar Anadolu’nun işgal altında olduğu yıllardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Erzurum’da ulusun bağımsızlığı için kongre yapmış buradan da Sivas’ta kongre yapmak için Sivas’a gider. Sivas’ta Fatma Seher kara çarşafı ile karşısına dikilir. Bu milli mücadelede etkin rol almak istediğinden bahseder. Gazi bunun üzerine bravo Kara Fatma der ve böylece adı Kara Fatma kalır.(Esmer olduğundan)Gazi Kara Fatma’nın eline bir pusula vererek İstanbul’a gitmesi için görevlendirilir. Özellikle Bursa’nın ve İzmit’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi sonucu 275 kişilik silahlı kuvayi Milliye askerleri ile bu bölgelerde yunan çeteleri ve askerleri ile kahramanca çarpışarak, bu bölgelerin düşmandan arındırılmasında çok büyük rol alır. 28 Haziran 1921 yılı olan İzmit’in Düşman işgalinden kurtuluncaya kadar İzmit’te kalır. Düşman askerleri ile savaşırken dört kez yaralanır. 19 gün Yunan Başkomutanı Nikolas Trikopis’e esir düşer. Bir şekilde kaçmayı başarır. Aynı zamanda İzmir’in Düşman işgalinde kurtulduğu gün olan 9 Eylül 1922 yılında silahlı atı ile İzmir Karşıyaka sokaklarında tur atar. Kısacası İnönü savaşında, Sakarya savaşında ve Dumlupınar savaşında da kahramanca savaşır. Savaş sonrasında üsteğmen rütbesi ile birlikte İstiklal madalyası ile ödüllendirilir. Birde maaşa bağlandırılmak istenir fakat maaşını Kızılay kurumuna bağışlar. 1924 yılından sonra onu sefalet ve vefasızlık günleri bekler.1933 yılında İstanbul’daki Rus manastırına sefaletten ve ilgisizlikten sığınan Kara Fatma ile bir gazetecinin yaptığı röportajda şöyle demektedir. Kara Fatma onunla röportaj yapan gazeteciye göğsündeki İstiklal madalyasını göstererek ’’Bütün sefaletimi unutturan, beni yaşatan bu İstiklal madalyasıdır. Açım ama şerefliyim’’ demiştir. Yıl 1954 yılını gösterdiğinde 79 yaşındaki Kara Fatma maaşa bağlanır.(170 Lira)Fakat bu maaşı yemeyi ömrü vefa etmeyerek 2 Temmuz 1955 yılında İstanbul’daki Darülaceze de vefat eder. Kasımpaşa’daki Kulaksız mezarlığına defnederler. Birde şu konuyu da dikkatinize sunmak istiyorum. Neden Milli kahramanlarımızda Nene Hatun’un ismini birçok mahalle, okul, cadde, park ve cami ismi olarak kullanıyoruz da Kara Fatma’nın ismini sık kullanmıyoruz? Şimdi soruyorum Kara Fatma gibi milli kahramanı Rus manastırına muhtaç etmek ne acı değil mi? Ama ne yazık ki tarihimiz böyle acı hatıralarla dolu. Tıpkı Çanakkale savaşı kahramanlarından Seyit onbaşı’nın sahipsizlik, bakımsızlıktan ölmesi, tıpkı İstiklal şairimiz Mehmet Akif’in çocuklarının sefil perişan olarak yaşamaya mahkûm edilmesi, tıpkı Nazım Hikmet, Sabahattin Ali ve Ruhi Su gibi şair ve düşünürlere gösterdiğimiz ilgisizlik ve vefasızlık gibi..Sonuç olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözü ile yazımı tamamlamak istiyorum.”Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu köylü kadınının üstünde kadın çalışmasını zikretmeye imkân yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını “Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim diyemez.”

Bu yazı toplam (1012) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?