Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Zamana Karşı

05 Kasım 2012 Pazartesi Saat 21:18

Zaman; insanı içinden çıkılmaz durumlara hapsedebilen, en sivri dikenlerini kuşanmış büyülü bir çiçek gibi tehlikeli, çıldırtıcı ve kışkırtıcı ve aynı zamanda da delicesine mutlu edebilen, yumuşak bir battaniye gibi seni sarıp içine sıcacık sevgi akıtabilen bir kavram benim için.

***                                                                      

Yakın zamanda izlediğim, ‘Zamana Karşı’ isimli film (Orijinal ismi İn Time)benim zaman algımı biraz daha derinleştirmeme neden oldu. Zamanı koruyan muhafızları, kast sistemi gibi bir sistemle örülmüş sınır bölgeleri, vakit nakittir deyimi ile özdeşleştirebileceğimiz ana fikri ile gelecekten kesitler sunan güzel ve etkileyici bir filmdi. Aslında filmdeki insanların bizden çok da bir farkı yoktu diyebilirim. Onlar sadece bizim daha fazla robotlaştırılmış halimiz gibiydi.

***

Zaman, sonsuz bir alan…

Öyle ki bu alanın içine minik mutluluk taneleri serpip çoğaltabilir veya dehşet derecede karanlık çukurlar ile çekilmez kılabilir insanoğlu. 

Zamanı kullanmayı bilmemek, asla içinden çıkamayacağı pişmanlık denizlerinde yıllarca yüzmeye mahkûm edebilir insanı. Filmdeki ölümsüzlük hadisesini de görmezden gelemeyiz tabi. Bir yandan delicesine ölümsüz olmayı arzulayan ruhlar, bir yandan da sevdiklerinin ölmesini görmeye dayanamayacak yaralı ve masum insanlar var.

***

Bazen ben de kendime yenilip keşke ölümsüz olsaydık diyorum ama sonra bir silkinip kendime geliyorum. Tanıdığım bütün insanların çekip gittiği bir dünya ne kadar cazip gelebilir ki insana? O zaman biz de hiç var olmamış gibi olmaz mıyız? Sevdiğimiz ve tanıdığımız insanlar yok olduğunda, geride kalan hayalleri ağırlık yapmaz mı üzerimize demir külçeleri gibi. Ben ya herkes için aynı koşulların olabilmesini isterdim ya da hiç olmamasını. Film insanı uykusuz bırakıp düşündürüyor olağan gücüyle. Zamanın kıymetini bilmeyi öğretiyor aslında. Acele ile yaşanan günlerin değil sindirilen ve sonucunda mutluluğun avuçlarımıza düşebildiği dakikaların en değerlileri olduğunu söylüyor.

Filmler gerçeğin kırıntıları. O kırıntıları toplayıp kendimize yeni yönler belirleyebiliriz. Seçimler hayatımızın her alanında var, hep de olacaklar. Onların seçim olması mühim değil aslolan kim olduğumuzu ve ne istediğimizi bilmemiz!  

Bu yazı toplam (683) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?