Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Hemingway’i sevmek

12 Kasım 2012 Pazartesi Saat 19:54

Tanımadığı birini nasıl sevebilir ki insan? Sevebiliyormuş. Aslında bunu çok önce anlamıştım, blog sayfam sayesinde. Orada hiç tanımadığım ve hatta bazen yüzlerini bile görmediğim insanlar bana yakınlık gösterip beni mutlu ediyorlar. Onlarla görünmez iplerle bağlanıyoruz adeta. Bir şekilde birbirine benzeyen insanlar hayatlarının bir döneminde mutlaka birbirlerini buluyorlar. Evrenin tuhaf bir gücü var. İşte Hemingway’i de böyle seviyorum.

Çok uzun yıllar önce okumuştum onun İhtiyar Adam ve Deniz’ini, Çanlar kimin için çalıyor ‘unu, Silahlara Veda’sını. Düşününce aklımda çok fazla detay kalmadığını fark etsem de onu sevmemi sağladığını biliyorum. Hayat hikâyesi, mektuplarını ‘’baba’’ diye imzalamasını, o tonton tavrını ve gülümsemesini, kedilere âşık olmasını, sade kelimelerinde kocaman denizler barındırmasını seviyorum.

Hulusi Kentmen gibi seviyorum onu da. Ne zaman birini düşünsem diğeri gelir aklıma zaten. Bir gün sorsalardı bana kesinlikle ikisiyle tanışmayı çok istediğimi söylerdim. Hemingway’in o naif evinde, kitaplarının ve kedilerinin arasında, nevi şahsına münhasır el yazısı ve tıkır tıkır daktilo sesi ile büyülenmek isterdim.

Bazen neden ölümün bir seçim olduğunu düşünüp duruyorum özellikle de böyle güzel şeyler üretebilen kişiler için. Keşke ölmek onlara yasak olsa, hep bizimle kalabilseler. Belki de yazdıkları yaşadıklarını artık taşıyamadığı için ayırıyorlar kendilerini sevdikleri insanlardan ve dünyadan.

Mrs. Dalloway’in buhranlı dünyasında daldığımda da aynen böyle düşünmüştüm. Ona içerlerimden bir yerlerden nasıl da yakın olduğumu hissetmiş, kelimelerimizin havada nasıl da birbirine değebildiğine hayret etmiştim. Kitaplar gerçekten bizi başka dünyalara taşıyan sihirli geçitler. Bu dünyadan ayrılmadan önce yazılmış bütün kitapları okumak isterdim ve kelimelerin peşimden gelmelerini, minik periler gibi etrafımı sarmalarını.

Herkes Hemingway’i okumalı. Evinde hala kediler var hem de bir sürü. Fotoğraflarına bakarken onu nasıl da bırakıp gitmek istemediklerini düşündüm. Kediler bilinenin aksine sadık hayvanlar. Keşke bizler de içimizdeki kelimelere sadık olabilsek ve durmadan yazabilsek içimizdekileri. Hayatın her köşesinde durup sevdiğimiz yazarlar ile buluşup bir fincan çay içebilsek! Şahsen Hemingway ile bir bardak içkiyi yeğlerdim!

Bu yazı toplam (652) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?