Yükleniyor...
12 Aralık 2017 Salı

ARŞİV

 

Spor Haberleri

Yazarlar

VEFAT HABERLERİ

Hacı Osman Bayramoğlu

Hacı Osman Bayramoğlu

20 Nisan 2013 Cumartesi
Kazım Tayfun Emre

Kazım Tayfun Emre

30 Ağustos 2012 Perşembe
Hacı Hüseyin Tüter

Hacı Hüseyin Tüter

30 Temmuz 2012 Pazartesi
Hüseyin erestin

Hüseyin erestin

11 Haziran 2012 Pazartesi
Berkant Yalçın

Berkant Yalçın

27 Mayıs 2012 Pazar
Aktan Uslu

Aktan Uslu

aktanuslu@gmail.com

Sayın Vali’yi anlamak “istemeyen” anlamadı

23 Temmuz 2010 Cuma Saat 08:12

Yeni Valimiz Ercan Topaca görevde 1.5 ayı geride bıraktı. Bu süreç içinde şüphe yok ki ne derece başarılı olup olmadığına dair bir tahlil ve tespitte bulunmak mümkün değil. Bu sorunun yanıtını kendisini pratiğiyle verecek ve umarım başarılı olacaktır. Dün kendisinin camiamızı, camiamızın kendini yakından tanıması yönünde güzel bir toplantı gerçekleşti. Toplantıda söz alıp her tür soru ve tespit anlatan kişiyi can kulağı ile dinlemesi, huzur evi sakinlerinin televizyon izleme sorununun kendisine aktarılması üzerine gösterdiği samimi refleks ve yanıt, İzmit’in yakıcı sorunlarından biri haline gelen Arızlı Konutları’na ilişkin doyurucu açıklamalar çok güzeldi.

Aslında toplantıda Gebze ve Gebze bölgesi ilçelerine yönelik çok daha fazla sorunu aktarmak olası idi. Ancak doğal olarak söz alan her gazetecinin soru hakkı, “Bir tane olsun” şeklindeki doğal uyarıya karşın yine aynı doğallıkta yer, yer kişi başı üçe kadar yükselse de bölge kamuoyunun da biz bölge gazetecilerinden beklentisi olan soruları yöneltme fırsatımız olamadı. Ancak ben özellikle toplantıya Çayırova’dan katılanların 1049 dosyalı Şekerpınar arsa davası üzerine Sayın Vali’den görüş almalarını beklerdim. Ancak ne söz aldılar, ne soru yönelttiler.

Toplantıda soru hakkı verilen son gazeteci olarak sadece bir soru yöneltme hakkım vardı ve benimki soru, tespit karışımı bir şey oldu. Bölgemiz genelinde de yaşanan bir il sorunu üzerine söylemde bulunup sendikal örgütlenme sonrası işsizlik vakalarına dikkat çektim. Sayın Vali’ye toplantının başında aynı zamanda bir koordine ve uzlaşı makamı olduklarını söylediğini hatırlatıp, “Bu tür vakalarda işveren tarafından Anayasa çiğnenirken işçi de ekmek ve geçimi için direnişe yöneliyor. Bu kentin idarecileri bu konularda da arabuluculuk girişiminde bulunmalı” dedim. Soru kipi ile bağlamadığım ifade biçimi üzerine Sayın Vali de yanıt vermedi. Bunu konuyu önemsememesi olarak algılamadım. Şüphe yok ki kaydına almış ve şüphe yok ki bu ilde Cumhurbaşkanlığı makamının temsilcisi olarak yeri geldiğinde gereken girişimi yapacaktır diye umut ediyorum.

Bu il bir sanayi, beraberinde kültür, sanat, turizm kentidir. Ancak şüphe yok ki insan kitlesi bakımından esasla öncelik işçi/memur ekseninde emekçi kentidir. Esnaf kentidir.

Sanayiye, çevreye, eğitime, sağlığa dair hemen her konunun tüm ayrıntıları ile görüşüldüğü toplantıda önemli bir eksiklik naçizane şahsımın katkıları ile giderilmiş olmuş oldu. Kendi adıma toplantıdan mutlu ayrıldım.

**

Toplantının divanında Sayın Vali’nin yanında oturan Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Halit Yılmaz’ın söylemi ile Tever Sunta’daki gazeteciye atılan dayak da toplantıda bir şekilde gündeme girdi. Vali Topaca burada camiamızın bir kısmının anlamakta zorlandığı veya anlamak işine gelmediği söylem ve tespitlerde de bulundu. Şunun çok net anlaşılması lazım. O süreçte ifade ettiğim bir tespitimi tekrarlamakta fayda var. Uğur Saray’ın Çayırova Polis Merkezi önünde uğradığı saldırı, fiziki şiddet kapsamında elbette kınadığım bir tavırdır. Ancak basın özgürlüğü ekseninde tartışılamaz bile. Çünkü haber ve yorumlarda kişileri direk özel hayatları üzerinden ele alan yazılar, basın özgürlüğü kapsamına giremez. Çünkü karşıdaki kişinin özgürlükleri ayaklar altına alınmıştır.

Ben ‘Eğitim şart’ derken haybeye demiyorum. Bu ülkede “Tetikçi” gazetecilik denince akla gelen ilk gazete Akit’tir. Gündem Gazetesi de zaman, zaman PKK terör örgütüne hedef gösteren, adres tarif eden yayınlarda bulunmaktadır. Bu faşizan bir yayıncılıktır. Yerelde bir diğer örneğini yakın tarihte, Abbas Sır’a ait Hedef Gazetesi’nde yaşadık örneğin. KASKF kongresi sonrası Murat Aydın’ın listesinden yönetime giren biri haberde yerin dibine batırıldı. Kafası daire içine alınıp ok çekildi. Şimdi bu “haber” kılığına bürünen psikolojik şiddet, karşılık olarak fiziki şiddeti körükleseydi saldırın basın özgürlüğüne olduğunu hangi dayanak üzerinden tespit edebilirdik. Sen haberde kişinin ipini çekmişsin. Polis, hakim, savcı, cellat her bi’şi olmuşsun. Haber dilinde psikolojik şiddet uygulamışsın. Fiziksel şiddete zemin açıp tahrik etmişsin. Bu ve benzer vakalar sonrası; “Vay basın özgürlüğüne saldırıdır bu.”

Toplantı sonrası değerli meslek büyüğüm DHA Kocaeli Bölge Şefi Mustafa Bağdiken üstelik tanık olmadığı Tever olayı üzerine bir tespitini paylaştı ve kısmen hak verdim. Bağdiken bu gibi durumlarda gazetecinin de ters tepkilere karşı alttan alması, yangına körükle gitmeden meseleyi tatlıya bağlaması gerektiğini tecrübelerine dayanarak söylüyor. Yerden göğe kadar haklı. Ama ben oranın tanığıyım. Basın Tever önünde kavga çıkmaması için özellikle ilk iki kişiye yönelik tacizde alabildiğine alttan aldı. Patronun oğlunun küfürle ifade ettiği “Saldırın” talimatı ile de saldırıldı. Zaten oradakiler kafaya, gazeteci dövmeyi takmıştı.

Sayın Valimiz de olaya olması gerektiği şekilde, dengeli yaklaştı. Şiddeti net olarak kınarken tarafsızlığını da olması şekilde koruyarak empati çağrısında bulundu.  Şahsım adına kendisini çok iyi anladığımı ifade ediyor, dünkü ev sahipliğinden ötürü teşekkür ediyor, başka da bi’şi demiyorum.

Bu yazı toplam (242) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?