Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Anomi ve Demokrasi !

12 Kasım 2012 Pazartesi Saat 20:18

Balık kokarsa tuzlarsın,

Tuz kokarsa ne yaparsın?

Anonim

 

Günlük dilde “yasadışılık”, “kargaşa” ya da “karmaşa” denilen kaos durumunun sosyolojik adıdır anomi ve hızlı değişme dönemlerinde ortaya çıkan evrensel bir olgudur.  Anominin en temel sosyolojik yapısı, kırsal/feodal toplumsal değerler sisteminden kopup, kentsel endüstriyel değerler sistemini kabul edememe, henüz o değerler sistemine geçememe biçiminde ortaya çıkar. Yani bir anlamda değişim ya da dönüşümden sonra “iki arada bir derede” kalmaktır. Yönünü bulamamaktır.

Emre Kongar’a göre* anomi, çok kaba ve basit tanımıyla “kuralsızlık” demektir. Anomi durumunda sistem ya da toplumun kuralları ortadan kalkar. İnsanların mevcut yapı içinde geçerli ve yasal yolları kullanarak başarı elde etmesi olanaksızlaşır. Belki de anominin en önem etkisi, toplumdaki güven duygusunun yok olmasıdır. Bunun sonucunda da, insanların hem birbirlerine hem de liderlere güveni kalmaz. Entropi sistemin bozulmaya ya da düzensizliğe olan eğilimi ise, anomi bu bozulma eğiliminin çöküşe gitmesi ancak çöküşten sonra toparlanamama durumudur.

Hızlı değişme döneminde insanlar, toplumda egemen olan din-tarım kültürünün değerler sisteminden çıkmakta,  bu değerler sistemi değişmekte, ama onun yerine yeni endüstriyel, kentli, kapitalist, serbest piyasa ekonomisi değerleri, insan hakları ve demokrasi geçememektedir. O zaman demokrasi ve kuralların işlemesi, yerini kaba kuvvet, para ve güce bırakmaktadır. Ve politika buna hem teslim olmakta hem de bunun destekleyicisi ve kullanıcısı durumuna düşmektedir. Anominin topluma egemen olduğu durumlarda demokratik kuralların işlemesi mümkün görünmemektedir.

Dikkatle incelenirse, Ortadoğu ülkelerindeki Arap baharı denilen değişimin, bırakın ileri demokrasiyi, demokrasiyi bile getirmediği, tam tersine anomik durumları ortaya çıkardığı görülmektedir. 

Büyük kentlerdeki trafik karmaşası, apartmanlarda yaşayan insanların birbirleriyle kavga etmesi, park sorunlarından ortak giderlerin karşılanmasına kadar ortaya çıkan sorunlardaki itiş-kakış, özellikle büyük kentlerde göze çarpan asayiş bozukluğu, kayıt-dışı ekonominin topluma yüklediği vergi adaletsizliği, doğal varlıkların tek taraflı kullanımından ortaya çıkan çevre kirliliği, kaynakların rasyonel kullanılmaması, insanlar arasındaki gelir dağılımının bozulması. Tüm bunlar anomik durumları göstermektedir. Anominin en önemli göstergelerinden biri de, hukuksal yolların gittikçe tükenmesi ve hukuk dışı ilişkilerin, yasa dışı yolların toplumda egemenliğidir. Gayri meşruluğun da kuralı olmadığı için, yani kaba kuvvete ve paraya dayandığı için toplumda tam bir kaosun egemen olmasıdır.

Aslında beğenseniz de beğenmeseniz de küreselleşme ya da kapitalizmin bile kendi içinde kuralları bulunmaktadır.  Türkiye gibi arabesk demokrasilerde bu kuralların uygulandığını söylemek safdillik olur. Ve bu durum “altta kalanın canı çıksın” yapısına kadar gitmekte ya da bir anlamda “orman kanunu” geçerli olmaktadır.

Anominin ortaya çıkardığı yapı ile sosyal devlet ölmekte, sosyal güvenlik ortadan kalkmakta, insanların çalışırken kazandıkları paraların adaletli bir biçimde paylaşılması olanağı bile ortadan kalkmaktadır.

Aileleri çok rahatsız eden, ana-babaların çocuklarıyla aralarındaki iletişimsizlik, yine bu anomi durumunun sonucu doğmaktadır. Kaostan (anomiden) faydalanarak, toplumun meşru yapısı içinde zengin olamayacak, yükselemeyecek insanlar, sırtında bir gömleği bile yokken büyük kentlere gelip, ilçe belediye başkanı olup trilyonları götüren kişilere dönüşebilmektedir. Çeşitli kaçakçılıklarla biraz sermaye birikimi yapıp ondan sonra toprak yağmacılığı ile bunu geliştiren yeni zenginler türemektedir.

Daha korkuncu, bu yağma kültürünün işbirliği ve egemenliği ile buradaki yağmadan kaynaklanan sermaye birikimi politikacılar tarafından da paylaşılmakta ve bu nedenle de desteklenmesine yol açmaktadır. Herhalde günümüzde istenen ve gelişmiş ülkelerde görülen “demokrasi” ya da “ileri demokrasi” bu olmasa gerek.

__________________________________________________________________________________

*Söyleşi : Feridun Andaç : Herkesten bir şey öğrendim, “Emre Kongar Kitabı” T. İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul. Toplum Bilimi Anlamak başlığı altında, 193-195.

Bu yazı toplam (1093) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?