Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Azınlıklarımız Zenginliklerimizdir!

03 Aralık 2012 Pazartesi Saat 18:35

Sevgili dostlar bu hafta siz değerli okurlarıma Ermeni asıllı Türk vatandaşı olan Berç Keresteciyan’dan bahsetmek istiyorum. Gelin hep beraber kurtuluş savaşının ayak seslerinin duyulduğu yıllar olan 1919 yıllarındaki İstanbul’un Şişli ilçesine gidelim. O yıllar İstanbul yeni işgal edilmiş olup, İşgal devletlerinin halka olan baskı ve zulümleri her gecen gün şiddetini artırmaktadır. İstanbul Hükümeti ve halife Vahdettin çaresiz ve umutsuzdur. Kurtuluşu İşgal devletlerinin veya Amerika’nın mandası olarak görmektedirler. Ermeni asıllı Türk vatandaşı olan Berç Keresteciyan o yıllarda Osmanlı Bankası'nın müdürlüğünü yapmaktadır. Berç Keresteciyan aynı zamanda Hilal-i Ahmer (Kızılay) Cemiyeti'nin ikinci başkanıdır. O yıllar İstanbul’da casusların cirit attığı yıllardır. Gecenin geç saatlerinde, Mustafa Kemal’in üç yıl önce kiraladığı ve bugün müze olarak kullanılan Şişli’deki evinin kapısı çalınır. Gelen kişi, Sadeddin Ferid Talay’dir. Sadeddin Ferid Bey, Mustafa Kemal’in bir gazete aleyhine açtığı davaya bakan avukattır. Mustafa Kemal kapıda onu görünce, davayla ilgili bir konuda görüşme yapmak için geldiğini sanır. Fakat Sadeddin Bey, bambaşka bir haberi bildirmek için gelmiştir. Getirdiği haber, son derece önemlidir;
“İngilizler, Bandırma Gemisi’ni Karadeniz’de batıracaklar.” Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919 günü Bandırma Vapuru'na biner binmez Kaptan İsmail Hakkı Bey'e ‘‘Mümkün olduğu kadar sahilden gitmemiz mümkün mü acaba?’’ diye sorar. Kaptan Karadeniz'e ilk kez çıktığını, nerelerin kayalık, nerelerin sığ olduğunu bilmediğini çekine çekine Paşa'ya söyler. Bunun üzerine Mustafa Kemal ‘‘O zaman pusula ile gideriz’’ der. Ancak kaptan sıkıla sıkıla geminin pusulasının da bozuk olduğunu söyleyince Paşa hafifçe gülerek şöyle dedi: ‘‘Ziyan yok. Allah büyüktür. Siz yine mümkün olduğu kadar sahili takip ediniz der.’’ Kıyı kıyı yol alan Bandırma Vapuru bir kazaya uğramadan Samsun'a varır. Bir ulusun kaderi Ermeni Türk vatandaşı olan Berç Kerestiyan önceden canı pahasına da olsa riske girerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e iletmesinde gizlidir. Daha sonraki kurtuluş mücadelesi yıllarında Berç Keresteciyan Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nin ikinci başkanı olarak Anadolu'ya takalarla sandık sandık ilaç gönderme işini bizzat organize eder. Anadolu'ya bu yolla sadece ilaç değil, aynı sandıkların içinde Teşkilat-ı Mahsusa'nın (o dönemin MİT'i) sağladığı silahlar da gönderiliyordur. Mustafa Kemal ve arkadaşları savaşı binbir zorlukla sürdürüyor, Ankara'ya doğru ilerleyen Yunan kuvvetlerini durdurmaya çalışıyordu. Düşmanın önü Sakarya'da kesildiği yıllarda her iki ordu büyük bir meydan savaşına hazırlanıyordu. Ancak o sırada büyük bir sıkıntı baş gösterdi. Savaş meydanına getirilen topların ateşleme mekanizmaları eksikti ve kullanılamayacak haldeydi. Bu durumda savaşın kazanılması olanaksızdı. Bu mekanizmalar İstanbul'da el altından satılıyordu. Ancak 15 bin lira gerekiyordu. Bu para bir türlü bulunamıyordu. Bunun üzerine Mustafa Kemal, Berç Keresteciyan ‘a  bir mektup yazarak paranın teminini rica eder. Berç Keresteciyan, mektubu getirenlere gece yarısı gelip parayı almalarını söyler. Kişisel hesabındaki paranın tümünü çekerek mektubu getirenlere verir. Böylece topların ateşleme mekanizmaları temin edilir ve Anadolu'ya gönderilir. Zafer kazanıldıktan sonra Ziraat Bankası'nda uzman olarak çalışmaya başlar.1925 yılında Taksim Cumhuriyet Anıtı yapımındaki komisyon üyeleri arasında yer alır. Soyadı Kanunu çıktığı zaman Atatürk hizmetlerini unutmadığı Berç Keresteciyan’a ‘‘Türker’’ soyadını verir. 1934 yılında da onu Afyon'dan milletvekili seçtirerek ilk Ermeni üye olarak parlamentoya girmesini sağlar. Keresteciyan, milletvekilliği döneminde de, Hatay’ın Türkiye’ye bağlanması konusunda yaptığı tarihi meclis konuşması ile akıllarda kalmıştır. Berç Keresteciyan Türker'in milletvekilliği 1942 yılına kadar devam eder. Sonuç olarak sevgili Bizim Darıca okurları Berç Türker 1949 yılına gelince hayata gözlerini yumar. Eğer birgün İstanbul’un Şişli semtine uğrarsanız tarihi Ermeni Mezarlığını ziyaret ettiğinizde Türkiye’nin son 100 yılında kültür, sanat, politika, bilim, ekonomi ve siyaset alanında iz bırakmış en az 100 Ermeni vatandaşımızın kabri ile karşılaşacaksınız sevgili dostlarım….

Bu yazı toplam (583) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?