Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Yok, Başka Yerin!

18 Mayıs 2010 Salı Saat 23:01

Todori diye İstanbul Kadıköy’de bir Rum meyhanesi vardı. Sahibi güler yüzlü tombul bir insandı. Kalamış’tan tatlı bir huzur almaya gelenler, umutsuz bir aşka tutulanlar Todori’ de mutlu olurlardı. Meyhaneci şairlerin ve bestecilerin masalarına ünlü mezeleri olan patlıcan turşusu ve ciğer tava ile donatırdı. Ünlü besteci Selahattin Pınar Ticaret mektebini müzik aşkına bırakması babası ile aralarının açılmasına neden olur. Denizli milletvekili Sadık Bey oğlunun müziğe olan düşkünlüğüne bir anlam vermez. Onun avukat olmasını ister. Bir gün bir toplantıda oğlunu çalgıcı olarak tanıtması ile Selahattin Pınar’ın ceketini alıp çıkmasına neden olur. Çok geçmeden yolu, aynı kaderi paylaşan genç bir kadınla birleşir. İstanbul kız sanayi mektebinde okuyan Afife’nin gözü tiyatro’dan başka bir şey görmez. Tiyatro sevgisinden dolayı, sevdiklerini elinin tersi ile iter. O yıllarda bir kadının sahneye çıkması yasaktır. Babası onu bu sevdadan vazgeçirmek için çok uğraşır. Babası kızına ağır hakaretlerde bulununca evi terk eder. Afife, 1918 yılında tiyatroya kabul edilen 5 kızdan biridir. Birçok oyunda oynar. Bir oyunda Odalık isimli oyununu oynarken polis tiyatro’yu basar. 1021 yılında çıkan bir yazı ile Müslüman kadınların sahneye çıkamayacakları yazılıdır. İşte Afife Jale bunalımda iken kendini uyuşturucu illetine kaptırır. Selahattin Pınar bir bahar akşamı tanışır Afife Jale ile. Kuşdili çayırında (Kadıköy’ün Salı pazarının olduğu yer) göz göze gelirler Afife Jale ile. İki genç çok geçmeden 1929 yılında evlenirler. Yaşları, ruhları, hayalleri ve hikâyeleri aynıdır. Selahattin Pınar eşinin uyuşturucu batağından kurtulması için çok uğraşır ama nafile. Kısa bir süre bile o da Afife’yle birlikte uyuşturucu kullanır. Sonunda Afife ona beni bırak yoksa sen de benimle mahvolacaksın diye yalvarır. Kısa bir süre sonra ayrılırlar. Selahattin Pınar onun için ‘Huysuz ve tatlı kadını’ besteler. Afife sokaklarda yatar, aşevlerinde karnını doyurur. Selahattin Pınar da ondan farklı değildir. Bir gün Afife’nin ölüm haberini alır. Asla unutamadığı kadın, Balıklı Rum Hastanesinde umutsuzluk ve yalnızlık içinde 39 yaşında 1941 yılında ölmüştür. Gazi Mustafa Kemal’in o olmasaydı asla hilafeti kaldıramazdım, diyerek güç aldığı kadının cenazesinde 4 kişi bulunur. İşte Todori’nin meyhanesinde Selahattin Pınar’ın tamburundan Münir Nurettin’e ait bir beste dökülür. YOK, BAŞKA YERİN LÜTFU NE YAZDAN NE DE KIŞTAN. Afife’nin acısını unutamayan Pınar, 1960 yılının bir kış günü Todori’nin meyhanesine gider. Masayı doktorunun yasakladığı her şey ile donatır. Selahattin Pınar, bol rakı ve mezeyle Kalamış’ta Todori’de,  patlıcan turşusu ve ciğer tava eşliğinde kalp krizi geçirerek intihar eder. Vasiyetinde eğer ölürsem mezarıma bir büyük rakı dökün derdi !

Bu yazı toplam (493) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?