Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Erzurum çarşı pazar

24 Aralık 2012 Pazartesi Saat 19:10

Sevgili dostlar bu haftada amatör olarak ilgilendiğim halk müzik konusunda bir şeyler karalamak istiyorum. Birçoğumuzun severek dinlediği Erzurum Çarşı Pazar türküsünü hazin bir aşk öyküsünün ağıtıdır. Taa 1130 yıllarında yaşamış İki sevgili olan Senani ve Sarı Gelin’in aşklarını anlatır. Halkın ağzında Senani ismi Sinan olarak değişerek  ‘Vay Sinan ölsün Sarı Gelin’ şeklini almış. Bir süre sonra değişim devam ederek Sinan ismi yerine nenen adına alır.  Bu türkü ağıtında vay yerine hop kullanılmış,  Neynim sözcüğü yerine Leylim sözcüğü kullanılmıştır.

Son günlerde iyice yoğunlaşan ve Ermeni türküsü olduğu iddia edilen Sarı Gelin türküsünün, Ermeni kültürüyle ve Ermeni halkı ile hiçbir ilgisi yoktur. Herkes bu türkünün Erzurum yöresine ait olduğunu zanneder fakat işin aslı Kars türküsü olduğudur.  Türküde adı geçen Senani 1100 yıllarında yaşamış, Abdülkadir Geylani’nin müritlerinden, Anadolu’nun Müslümanlaştırılması için Abdülkadir Geylani tarafından görevlendirilmiştir.  Sarı Gelin ise herkesin bildiği Ermeni kızı değil, Gürcistan kralının sarı kızı Humar hanımdır. Konuyu da azıcık açacak olursak Senani, Erzurum’un Şenkaya ilçesinde gürcü kralının kızına âşık olur. Selani Sarı Kız’ın aşkına 7 yıl çobanlık yapar. Bu sürenin sonunda iki sevgili kaçarlar. Artık o, Sarı Gelin’dir.

Erzurum’un Penek köyünde durmazlar ve Kars topraklarına kaçarlar. Kars halkı Senani ve aşkı Sarı Gelin’e kucak açarlar. Fakat Gürcü Kralı âşıkların peşini bırakmaz ve takip ettirir. Gürcü Kralının askerleri, âşıkları Allahuekber dağlarında yakalayarak öldürürler. Kars halkı, âşıkların bu acıklı öyküsünü ölümsüzleştirir ve ağıt yakar. Sarı Gelin türküsünü ilk tertip eden, 1918 yılında görevli olarak Ardahan’ın Göle ilçesine gelen tarihi sevdiren tarihçi olarak anılan Ahmet Refik Altınay olur. Bu gün dahi Sarın Gelin Türküsü, Kars merkeze bağlı Dikme Köyü’nde halk oyunu olarak oynanmaktadır.

Bir başka yanlış bilinen türküde, Yemen Türküsünün Muş bölgesine ait bir türkü olduğudur. Hâlbuki bu türkü Muş Türküsü değil Elazığ yöresine ait olan Harput türküsüdür. Çoğumuzun Muş olarak bildiği yerin asıl ismi ise Yemen’de bir yerin ismi olan Simhus’tur. Simhus ismi zamanla halkın dilinde Muş olarak adlandırılmıştır. Ezgi Harput redif kışlasından Yemen’e uğurlanan Osmanlı askerleri için Elazığ Halkı tarafından yakılmıştır. Sonuç olarak Sevgili Bizim Darıca okurları kimileri benim gibi içinden geçenleri, bilgisayarın tuşlarıyla selamlar, kimileri de sazının tellerine merhaba der türküler çıkar ortaya. Ben bazen yazdıklarımı bir yerlerden esinlenerek yazarım, türkülerde genellikle bazı olaylardan sonra yazılır, okunur. Türküler, söylemek istediklerimizi, müziği de işin içine katarak söylediklerimizdir, haykırdıklarımızdır.

Bu yazı toplam (675) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?