Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Parolamız tektir; Ya İstiklal ya Ölüm

07 Ocak 2013 Pazartesi Saat 18:10

Sevgili okurlarım 2013 yıllarının ilk günlerinde Sarıkamış şehitlerini andığımız bu günlerde değerli okurlarımı kurtuluş savaşı yıllarına götürmek istiyorum. Yakın tarihimizin en karanlık günleri yaşanmaktadır. Tüm Rumeli'yi yitirdiğimiz Balkan Savaşları'ndan sonra; 1. Dünya Savaşı da yitirilmiştir. Ülke en utanmazcasına paylaşılmaktadır.

Tarihler 1919 yıllarını gösterir İstanbul İşgal altındadır. İstanbul’daki tıp Fakültesi öğrencileri Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa tarafından vatanın işgalini önlemek için bir kongrenin toplanacağını bir şekilde öğrenirler. Tıp öğrencileri bir ara kendi aralarında konuşurken Sivas Kongresi’ne delege göndermek fikri ortaya atarlar. Asker sivil Tıp Fakültesi öğrencileri adına 3. sınıf öğrencisi Hikmet Beyi göndermeye karar verirler. 1919 yılının Eylül ayında Hikmet Bey Sivas Kongresine katılır. Sivas Kongresinde manda ve himaye konusu görüşüldüğünde Mustafa Kemal Paşa’ya; “Delegeleri bulunduğum Tıbbiyeliler beni buraya bağımsızlık yolundaki çalışmalara katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddederim. Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı olarak değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve lanetleriz.” demiştir.

Mustafa Kemal Müsterih ol çocuk der. Gençlikle gurur duyuyorum azınlıkta kalsak bile, mandayı kabul etmeyeceğiz “PAROLAMIZ TEKTİR: YA İSTİKLAL YA ÖLÜM !” diyerek Tıbbiye öğrencisi Hikmet Beye sarılır. Sivas sonrası Hikmet Efendi İstanbul'a dönmez. Ankara'da Talimgâh’ta kısa bir eğitim sonrasında orduya katılır. Sakarya savaşında gazi olur. Daha sonra iyileşir birliğinin başına döner. İzmir'e giren kuvvetler arasında Ast. Hikmet Efendi'nin birliği de vardır. Savaş sonrasında okuluna döner veteriner olarak yıllarca hizmet yapar. Hikmet Bey daha sonraları evlenir ve 1928 yılında bir erkek çocuğu olur ismini Orhan Koyar. Savaş bitmiş, Cumhuriyet devrimlerinin uygulandığı yıllardır. Atatürk bir ara Sivas'ta Hikmet Efendi adında bir genç vardı. Bulun onu getirin milletvekili yapalım der. Ararlar bulurlar. Ufak bir beldede veterinerlik yapmaktadır. Teşekkür eder "Atamın ellerinden öperim ben burada mutluyum" der. Bu yanıt Mustafa Kemal'e götürüldüğünde gülümser. "Böyle bir yanıt bekliyordum" der. Daha sonra aynı senaryo bir kez daha yaşanır sonuç aynıdır. Sonraki yıllarda, Mustafa Kemal’in verdiği Boran soyadını alır. İleriki yıllarda Cerrahpaşa Hastanesi Başhekimi görevini sürdüren Dr. Hikmet Boran aynı zamanda 14 Mart Tıp Bayramının fikir babasıdır. Hikmet Bey ömrünün geri kalanını onurlu fakat ekonomik sıkıntılarla geçirir. Son olarak sevgili Bizim Darıca okurları hani Hikmet Beyin 1928 yılında bir oğlu olmuştu ya ismini de Orhan koymuştu ya kimdir bu Orhan diye soracak olursanız? Türkiye Cumhuriyetinin en tanınmış radyo ve televizyon sunucu şovmeni olan Orhan Boran’dır. 2012 yılının mayıs ayında 83 yaşında iken yitirdik. Mekânı cennet olsun

Bu yazı toplam (806) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?