Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Don Kişot’un yazarı Cervantes Mimar Sinanın emrinde çalışmış!

13 Şubat 2013 Çarşamba Saat 18:56

Sevgili okurlar geçen hafta sonu İstanbul’un bahardan kalma bir günüydü! İstanbul’un Tophane semtini gezerken Sahilde 1580 yılında yapılmış olan Kılıç Ali Paşa Camisinin hikâyesini sizlerle paylaşmak istedim. Mimar Sinan'ın ustalık devri eseri olan Kılıç Ali Paşa Camii'ni Kaptanıderya Kılıç Ali Paşa, Mimar Sinan'a yaptırır. Mimar Sinan, bu camiyi Ayasofya'nın küçültülmüş bir modeli olarak inşa eder. Cami, Ayasofya'nın küçültülmüş bir modeli gibidir lâkin Mimar Sinan bu camiyi Ayasofya'nın basit bir kopyası şeklinde değil de, onun eksik yönlerinin tamamlanıp, mimari yönden daha geliştirilmiş hali olarak yapmıştı. Rivayet edilir ki; Kılıç Ali Paşa, tüm kaptanıderyaların yaptığı gibi deniz kenarına bir cami yaptırmak istedi. Osmanlı kaptanıderyaları hep deniz kenarlarına cami yaparlardı. Bu arzusunu Sultan 3. Murat Han’a (1574–1595) arz ederek, kendisine yer göstermesini istedi. Sultan Murat latife edip 'Sen ki deryalar serdarısın. Bir de benden kara toprak mı istersin. Camini dahi denize yapman münasiptir' cevabı verince Kılıç Ali Paşa, bunun üzerine Tophane’deki sahilde, denizi doldurarak küçük bir yarımada oluşturdu ve camisini bu yarımadaya kondurdu. Bu cami için en ilginç hâdiselerden biri ise şu: 7 Ekim 1571 tarihinde İne bahtı Deniz Muharebesi’nde Osmanlıya karşı savaşan haçlılar arasında meşhur bir de romancı vardı! İspanyol yazar Cervantes. Şu “Don Kişot” isimli hikâyesiyle tanıdığımız Cervantes. “Yüzyılların gördüğü en büyük savaş” olarak nitelendirdiği İnebahtı deniz muharebesinde sol kolu da sakat kalmıştı ünlü yazarın. Ama hikâyenin daha öncesi var. 1569'da Madrid'de bir asilzadeyi yaralayan Cervantes hakkında tutuklama kararı çıkarılır. Sağ eli kesilecek ve 10 yıl sürgünde kalacaktı. Cervantes, elini kurtarmak için İtalya'ya kaçar. Beş parasız olduğu için de orduya katılmaktan başka çâre bulamaz. 1571'de Osmanlı donanmasıyla yapılan İnebahtı Deniz Savaşı'na katılan Marquesa adlı kadırgada bulunan Cervantes, iki defa göğsünden yaralanır. Bir top güllesiyle de sol elini kaybeder. Madrid'den kaçan ünlü yazar, sol elini kaptırmıştı İnebahtı'da Osmanlı toplarına.
Hani sadrazamımız Sokullu Mehmet Paşa, Venedik elçisi Barbaros'a: “Biz sizden Kıbrıs'ı alarak kolunuzu kestik. Siz ise donanmamızı yenmekle bizim sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kol yerine gelmez ama tıraş edilen sakal daha gür biter” demişti ya; işte o mağlûbiyet İne bahtı savaşında vaki olmuştu. Sadrazamın yaptığı teşbihi ise Cervantes bizzat yaşamıştı sol kolunu kaybederek. Beş yıla yakın Akdeniz'de dolanan,  Osmanlı leventleriyle savaşan Cervantes,  (İnebahtı Çolağı) lâkabıyla ün yaptı. Nitekim 1575 yılında, İspanya'ya dönerken bindiği İspanyol gemisi, Marsilya açıklarında Cezayirli Türkler tarafından kuşatıldı. Ve Arnavut asıllı Türk denizcisi Deli Memi tarafından esir alındı. Cezayir’de 5 yıl esaret hayatı yaşayan Cervantes, kaçmaya kalkınca prangaya vuruldu, tek kollu kürek mahkûmu bir forsa oldu. Nihayet İstanbul'a yollandı. İşte tam bu sıralarda Kaptanıderya Kılıç Ali Paşa, Sultan 3. Murat'tan destur almış, Tophane’deki camiyi yaptırır. Tek kollu yazarımız Cervantes de Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Cami inşaatında duvar işçisi olarak çalıştırıldı. Cami 1580'de tamamlandı ve Cervantes, beş senelik esaret hayatından sonra nihayet memleketine dönebildi. İhtimâl, iyi çalışması karşılığında hürriyeti vaat edilmiş olacak ki, cami tamamlanınca Cervantes de hürriyetine kavuşur! Saygılarımla.

Bu yazı toplam (551) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?