Yükleniyor...
Prof.Dr.  Alaeddin Bobat

Prof.Dr. Alaeddin Bobat

bizimdarica@gmail.com

Bir Panelin Ardından-4 : Konuşma-3

27 Şubat 2013 Çarşamba Saat 19:46

Demiri demirle dövdüler,
Biri sıcak biri soğuktu.
İnsanı insanla kırdılar,
Biri aç biri toktu.

Pir Sultan Abdal


Bir Panelin Ardından-4 : Konuşma-3

Enerji ve Çevre panelinin üçüncü konuşmacısı olarak sıra bana gelmişti. Genel anlamda enerji ve çevre yerine, “nokta atış” yaparak “Hidroelektrik Santrallar ve Doğamız” konusunda sunum yapmaya çalıştım.

Panelist 3 : Prof.Dr.Alaeddin Bobat’ın konuşmasından

  • Proje görünmeyeni görünür kılmak, bilinmeyeni bilinir duruma getirmek, öngörülmeyeni belirginleştirmek amacıyla yapılır.
  • Proje aynı zamanda bir yönetim işi, yönetim işi ise bir karar verme sürecidir. Karar verirken elde bulunan ya da araştırma sonucu elde edilen verilere göre hareket edilir. Bu veriler, proje ekibinin bilgi birikimi ve deneyimi ile birleşerek en doğru ve en mantıklı karar verilmeye çalışılır. Bu nedenle proje zaman, emek ve maliyet gerektiren bir çalışmadır. İyi ve uzman bir ekiple proje yapılırken yönetimin beş temel işlevi olan planlama, örgütleme(organizayon), uygulama, eşgüdüm(koordinasyon) ve denetim aşamaları adım adım izlenir.

HES Projelerindeki Sorunlar

  • HES projeleri için de karar vermek ve yönetimin beş temel işlevinden planlama ile işe başlamak gerekmektedir. Oysa ülkemizde yapılan çoğu HES projelerinin daha ilk aşaması olan planlanmada sorunlar yaşanmaktadır. Planlama aşamasında hidrolojik veri yetersizliği, eksik-yetersiz ve bütüncül olmayan bir bakış açısı ile kurallara uygun ve hakkını veren bir ÇED yapılmaması bugün yaşanan sorunların temelinde yatmaktadır.
  • Planlama sorunlu olunca, ortaya çıkan plana uygun bir örgütleme de sorun olmaktadır. Çünkü belirlenen faaliyetlerin, bu faaliyetleri yürütecek işgücünün ve bu faaliyetlerin nerede, nasıl, ne zaman yapılacağının temeli planlama aşamasında belirlenmektedir. Planlama ve örgütleme yeterince iyi olmayınca da, ister istemez uygulamada da işler istendiği gibi gitmemektedir.
  • HES’lerin gerek yapım gerekse işletim aşamasında yaşanan sorunları, aynı sütunlarda “yavaş ve sessiz olur akarsuların ölümü” yazı dizisinde daha önce irdelediğim için yalnızca maddeler biçiminde sıralayacağım :
    • Sosyal, Kültürel, Tarihi ve Ekonomik Sorunlar
    • Kirlilik ve Hafriyat Sorunları(Ses, toz, egzoz ve görüntü kirliliği)
    • Türlerin, Doğal Yaşam Alanlarının ve Biyoçeşitliliğin Yok Olması
    • Deltaların Erimesi
    • Yeraltı Sularının Azalması ve Doğal Göllerin Kuruması
    • Erozyon ve Heyelan Sorunları
    • Su Kalitesinin Düşmesi
    • Ekosistemin Zarar Görmesi
    • İş Sağlığı ve Güvenliği Sorunu
    • Akarsu düzeninin değişmesi,
    • Sucul Ekosistemdeki değişmeler,
    • Can Suyu Sorunu
  • HES projelerinde, hem planlama eksikliğinden hem örgütlenmeden hem de uygulamadan kaynaklanan pek çok eşgüdüm sorunu yaşanmaktadır. Bu sorunlar hem işletmelerin kendi iç işleyişlerinde hem de projeyle ilgili diğer kurum ve kuruluşlar arasında meydana gelebilmektedir.
  • Örneğin HES projelerinde yerel kurum ve kuruluşların görüşleri alınmadan lisanslar verildiği için, projelerin uygulanması aşamasında sosyal ve teknik anlamda sorunlar çıkmakta ve ilgili yerel yönetimler çözümü olanaksız sorunlarla karşı karşıya bırakılmaktadır.
  • Her ne kadar ÇED toplantılarında yerel halka bilgi verilmek istense de, bu toplantılar amacına ulaşamamakta, halk ile şirket çalışanları ve yerel güçler arasında hoş olmayan olaylar yaşanabilmektedir.
  • Su Kullanım Hakkı Anlaşması(SKHA) yapılırken bırakılacak can suyu, sulama suyu, içme suyu ve balık üretim çiftliklerinin gereksediği su miktarları tam olarak belirlenmediği için, yine hem kurumlar arasında hem de kurumlar içinde eşgüdüm eksikliği yaşanmaktadır. Böylece, bırakılacak can suyu miktarı HES şirketlerinin insafına kalmaktadır
  • Yerel halkın kendi gereksinmeleri için yaptığı tarımsal etkinlikler ayrıntılı ve gerçekçi bir hesap temeline dayanmadığından, yine kurumlar arasında ve kurumlar ile şirketler ve halk arasında çatışmalara neden olunmaktadır. Pek çok HES projesinin gündeme geldiği yerlerde kadastro çalışmaları henüz tamamlanmamış olduğundan, mülkiyet değerlendirmesi sağlıklı yapılamamakta ve taraflar zarar görmektedir.
  • ÇED yönetmeliğinde 2011 yılında yapılan değişiklikler ile hala yapılması düşünülen değişiklikler, doğa tahribatını daha da hızlandırmaktadır.
  • HES projelerinin planlama, yapım ve özellikle de işletme aşamalarındaki her türlü etkinliği denetlenmek zorundadır. Denetimin etkili olması için de mutlaka yeterli yaptırımların uygulanmasına yönelik yasal ve kurumsal altyapının sağlanması, görev, yetki ve sorumluluğun verilmesi gerekmektedir. Denetimsizlik, ÇED raporlarının gelişigüzel yapılmasını neredeyse özendirmekte, raporlarda yer verilen düzenlemeler ya da iyileştirmeler çoğunlukla yerine getirilmemektedir.
  • İşletmeye geçiş aşamasında ve sonraki işletme döneminde enerji ve su değerlerinin izlenmesi-değerlendirilmesinde, ölçü tesisleri ve ölçmede, mansaba bırakılacak suyun zaman ve miktar olarak belirlenmesinde, akış güvenliğinin sağlanmasında, ardışık HES’lerin puant saatlerde çalıştırılmasında, bakım ve onarımlarında, rezervuar işletme programlarının uygulanmasında, denetimsizlikten kaynaklanan çok fazla sorunla karşılaşılmaktadır.
  • Mevzuat gereği olması gereken balık geçitleri uygulamada hemen hemen hiç yapılmadığı gibi, yapılanların da işlevselliği ve hedef tür balık geçişine uygunluğu da tartışma konusu olmaktadır.  Ayrıca, bazı HES projelerinde balıkların cebri boruya girişini engelleyen ve balık geçidine yönlendiren ızgara gibi bazı düzenekler bulunmadığı için balık ölümleri meydana gelebilmektedir. Akarsularda suyun akış güvenliğini bozacak müdahaleleri kim nasıl denetim altına alacak sorusu da askıda kalmaktadır. Kısacası denetimin olmadığı yerde karmaşa ve çatışma kaçınılmaz olduğundan, HES projelerinde de aynı durum yaşanmaktadır.

Sonuç ve Öneriler

  • Dünya Barajlar Komisyonu Baraj ve HES Projelerinde adalet, sürdürülebilirlik, verimlilik, katılımcılık ve sorumluluk gibi beş temel değer ile halkın onayının alınması, geniş ve ayrıntılı tercih analizi, mevcut barajların değerlendirilmesi, akarsu ve sağladığı geçim olanaklarının korunması, farklı ilgi gruplarının tanınması, kurallara uyulmasının sağlanması, akarsuların barış-gelişme ve güvenlik için kullanılması gibi yedi stratejik öncelik belirlemiştir.  Aslında, tüm projelerde bu ilke ve kuralların adamakıllı işletilmesi pek çok sorunu çözmeye yetecektir.
  • Planlama, yapım ve işletme aşamalarındaki sorunlar giderilmeli; eşgüdüm ve denetim mekanizmaları ciddi anlamda çalıştırılmalıdır.
  • Bütüncül havza planlaması ve Birikimli Etki Değerlendirmesi(BED) yapılmalıdır. Aslında ÇED raporunda olması gereken birikimli etki değerlendirmesi hiç yapılmamaktadır. Oysa “bütün, parçalardan daha etkilidir” ilkesi gereği, tekil bir HES projesi ile aynı havzada birden çok HES projesi çevresel açıdan çok farklı etkilere sahip olmaktadır.
  • Suyun kullanımında, suyun yenilenme kapasitesinin korunması temel koşul olarak ele alınmalıdır. SKHA tek tip değil, her havza ya da akarsuyun kendi özel koşullarına göre hazırlanmalıdır.
  • Esas olan, doğal varlığın biçim değiştirmesinde veya başka bir alana aktarılmasında yaşam alanlarının yok edilmeden korunmaya çalışılmasıdır.
  • Tersi durum, kişi veya kuruluşlara çıkar sağlamak uğruna “yenilenebilir enerji üretimi” söylemine sığınmaktan başka bir şey değildir.
  • Doğa ile barışık yaşayabilmek, ancak doğanın kurallarına göre mümkün olmaktadır.
  • Hititler bile körü körüne itaatkârlığı, boyun eğme ve mistizmi benimseyerek değil, diğer canlılarla birlikte doğanın dengelerini gözetip koruyarak bilinç ve yaşam tarzlarını oluşturmuş ve içselleştirmişlerdir.
  • Günümüzde de doğal varlıkların “sürdürülebilir yönetimi”, en az Hititler kadar duyarlı olmaktan; geçmişte edinilmiş bilgi, birikim ve deneyimi doğa ile uyumlu biçimde kullanmaktan geçmektedir.
Bu yazı toplam (942) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?