Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Kedim ve ben

04 Mart 2013 Pazartesi Saat 20:55

Çok sık kedimden bahsediyordum, hani bebeklerinden bahseden anneler gibi. Bana pek tanıdık gelmeyen bir durumdu bu aslında. Doğrusunu söylemek gerekirse tuhaf da gelirdi bana hayvanları ile çok samimi olan insanlar. Başıma gelmeden bilemezdim değil mi nasıl bir duygu olduğunu?

***

Bir hayvanın sorumluluğunu üstlenmek bambaşka dünyalara yelken açmak gibi adeta ve kocaman bir sevgi topunun içinde yuvarlanmak gibi. Özellikle de kediler söz konusu olduğunda dünyam değişti diyebilirim. Bir kediyi bu kadar sevebileceğimi inanın hiç düşünemezdim. Geldiğinde minicikti, çok korkardı benden, sonraları her yere benimle gelmeye başladı; mutfağa, banyoya, salona. Zamanının çoğunu kucağımda geçirerek büyüdü. Onun o yumuşaklığı, mis kokusu, sevgisi, minik patileri, pembe burnu benim için çocukluğumdaki en sevdiğim bebeğimin canlanması gibiydi. Bunca sene ben neden bir kedi sahibi olmadım diye öyle çok sordum ki kendime.

***

Her kedi böyle bizimki gibi huya sahip değil elbet, bu yüzden o benim için çok özel. İnsan gibi aynı, sevgi dolu, sıcak, yumuşak huylu…

Enteresan hareketleri de var tabi saklambaç oynarız biz onunla o da bizi gördüğüne dair komik sesler çıkartır, öğretmemiş olmamıza rağmen yaş mamayı patileriyle yer aynı bizim elimizle çatal tutmamız gibi o patilerini kullanır. Anlatması o kadar güç ki aslında içimde bana yaşattığı duyguları. Bir başkası oldum onunla adeta, güçlendim, sevgi doldum, anlayışı ve sabrı öğrendim.

***

Buradaki yıllarımda yalnızlığıma ortak oldu, en iyi arkadaşım, yegâne dostum oldu; onunla ağladım, oynadım, güldüm, eğlendim. Şimdi gitti, anlatması çok uzun sürer. Dolaşmaya çıkmıştır diyoruz ama bilmiyoruz, aslı astarı nedir? Bana dönmesi için içimden hep sesleniyorum ona, şarkılar söylüyorum gelsin diye. Bunca sevgiye rağmen bırakıp gitmesini hazmedemiyorum. Beni çok sevdiğini biliyorum ve döneceğine inanıyorum. Onu geleceği güne kadar bekleyeceğim.

***

Onu minicik evimizde tutamadık, sıkıldı çıkmak istedi çıkarttık. Öğlenleri yemek sonrası uykumuzu bile birlikte uyurduk. Şimdi Cezayir’e döndüğümden beri öğlenleri eve gitmek istemiyorum. Beni koşarak karşılamasını özledim. Pencereye gelişini, kafasıyla beni ittirmesini, kucağımda uyumasını özledim. O yokken kendimi yalnız hissediyorum. En sevdiğim arkadaşımı kaybetmiş gibiyim. Gelmesi için her gün dua ediyor, sabrediyor ve bekliyorum.

Bu yazı toplam (833) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?