Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Fes Başına, Fes başına püskülü ben olaydım

01 Nisan 2013 Pazartesi Saat 19:47

Gaziantep türküsü olan Fes Başına Fes başına türküsü bizi alır ta çok uzaklara götürür. 1826 yılında yeniçeri ocağını kaldıran Sultan 2. Mahmut ilk kıyafet devrimine de imzasını atar. Sultanın üstünde geleneksel saray kıyafetleri yoktur!.Başında da sultan kavuğu yerine kırmızı bir fes bulunmaktadır.Bu duruma şaşıran toplum hemen yaftayı yapıştırır. ’Gavur Padişah! Fakat 2. Mamut ‘ cennet, kılıçların gölgesi altındadır’ diyerek konuyu sert biçimde kapatır.1832 yılında Eyüp’te kurulan fabrikaya, Tunuslu ustalar yerleştirilir.Bu ustalar Türk ve Ermeni işçilere eğitim verirler.Bir süre sonra personel sayısı 3000 civarına çıkar.Fesin görünümü basit olmasına rağmen yapımı karışıktır.Fesin kullanımı kişinin karakterini de  ele vermektedir.Ayak  tabanına basan Galata külhanbeyleri feslerini yana devirerek birilerine mesaj verirler.’Ben püsküllü belayım misali’ Aslında fesin püskülleri de sorun çıkarmaktadır.Çabuk dolaşmakta, karışmaktadır.İşte bu sebeple ayakkabı boyacıları gibi bir meslek erbabı olan püskül tarayıcıları çıkar karşımıza. Derler ki ilk Fes’i kullananlar Frigyalı’lar olmuştur. Özellikle Frigya kralı Milas kulaklarının kocaman olmasından utanarak fese benzer bir şey ile saklar kulaklarını! Fazla konuyu dağıtmadan Fes’in öyküsüne devam edelim. Fes’i Osmanlı topraklarına ilk tanıştıran Akdeniz de Tunus Cezayir seferinde iken Kaptanı Derya Koca Mehmet Hüsrev Paşa’dır. Padişahın yeniçerilere ait hiçbir şeyi görmek istemediğini bildiğinden Kaptanı Derya Hüsrev Paşa sırf padişaha iyi gözükebilmek için tayfalarına fes giydirir.  2. Mahmut’un karşısına askerleri ile birlikte fes ile çıkar Mehmet Hüsrev Paşa. 2. Mahmut Anadolu’da modern yaşamın temelini atar. Yanılmıyorsam setre pantolon, Frenk işi gömlek giyip sırtına pelerin geçiren ilk padişah da odur. Püsküllü bela sözünün yakayı kurtarmanın zor olduğu, büyük eza çektiren şey anlamında kullanılan bir halk deyimi olduğu biliniyor. Bela fesin kendisinde değil, püskülündedir. Havaların yağışlı veya rüzgârlı olduğu zamanlarda püskül denilen meret önce dağılıp sonra birbirine geçmesinden dolayı, sokaklarda ayakkabı boyacıları gibi püskül tarayıcıları vardı. Ellerinde fırçalar, sokak başlarını tutarlardı püskül tarayıcıları! Fes deyip geçmeyin. Hele püskülü çok önemlidir. Hangi tarafa sarkıtıldığına bağlı olarak görenler mana yükler. Kişi fesini arkaya doğru atmış, sol kulak memesinin altına kadar uzanan püskülünün ucu salkım saçak birine rastlarsanız, derhal yolunuzu değiştirin der eskiler. Külhanbeyidir ki, ne yapacağı belli olmaz. Fakat kişinin kafasındaki fesin rengi koyu kırmızı, püskülü makul uzunluktaysa bu kişi tahsillidir. Son olarak sevgili Bizim Darıca okurları, tarihler 1925 yılını gösterdiğinde şapka devrimi ile fes çöpe atılır. Şimdi sadece Maraşlı dondurmacılar ve folklorik giysilerin bir parçası olarak görebiliyoruz. Birde şu soruyu sorarak yazımı bitirmek istiyorum. Fesin bir şapka olmasına karşı çıkan zihniyet, şapka devrimine de direnmemiş midir?

Bu yazı toplam (1160) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?