Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

DOMATES, BİBER, PATLICAN!

30 Nisan 2013 Salı Saat 00:25

Sevgili okurlar Pazarlarda her türlü meyve ve sebzenin çeşidinin artığı günümüzde akşamüzeri Pazar alışverişine gittiğimde aklıma şu soru geldi. Pazarda gördüğüm birçok meyve ve sebze bizim ülkemize mi ait? Peygamberler, Selçuklu sultanları, Osmanlı sultanlarının büyük kısmı,  aşağıda sağacağım meyve ve sebzeleri bu sebze ve meyvelerden yapılan birçok yemek, tatlı, reçel ve turşu çeşidini yememişlerdir!  Sevgili kitap kurtları, günümüzde her insanın sabah kahvaltısında, öğle yemeğinde yediğimiz birçok şey günümüzden 300-400 öncesinde yoktu! Örnek verecek olursak; Sabah kahvaltılarında yediğimiz salata, domates, patatesi öğle ve akşam yemeğinde yediğimiz domatesten, biberden, patlıcandan, bezelyeden, havuçtan, patatesten, fasulyeden, kuru fasulyeden akşam kafa dinlemek için içtiğimiz papatya çayından veya sigaradan hiç tatmamışlardır. Yani kısaca Yavuz Sultan Selim hayatında hiç kuru fasulye, yeşil fasulye yememiştir! Mevlana patatesin tadını hiç tatmadı!  Mevlevi mutfağında pişen yemeklerde ayçiçeği yağı kullanılmıyordu. Bu saydığım meyve ve sebzelerin hepsi Amerika’nın keşfinden sonra tanıdı ve yendi. Hatta bu yiyecekler Amerika’nın keşfinden 100 yıl sonra farklarına varılmış. Patatesin mutfaklara girmesi Amerika’nın keşfinden 200 yıl sonrasına kadar uzanır. Anavatanı Peru olan patates önce zehirli sanıldığı, sonra da hayvan yemi olarak kullanıldığı için yenilmemiştir. Fransız ihtilalı döneminde açlıktan bunalan Avrupalılar hayvanların yemini yemek zorunda kalır. Böylece patates sınıf atlar. Anadolu’ya ise patates Rusya’dan gelir. İlk olarak Karadeniz bölgesinde yetiştirilir. Domates’te Avrupa’ya yiyecek olarak gelmemiştir. Avrupa saraylarında ve zenginlerin evlerinde saksılara süs bitkisi olarak kullanılmış. Yenilebilirliği sonradan anlaşılmıştır. Domates ile bizim tanışmamız 18. yüzyılda gerçekleşir. Özellikle Osmanlı uzun yıllar domatesi yeşil olarak tüketmiş, kızarmaya başlayınca bozuldu diye çöpe atarlarmış. Sivri, çarliston ve dolmalık biberin anavatanı da Güney Amerika’dır. Bu biber çeşitleri Amerika’nın keşfinden bir yıl sonra İspanya’ya getirilmiştir. Patlıcan’ında anavatanı Güney Amerika’dır. Avrupalılar Patlıcan uzun süre yememişler. Avrupalılar yüzyıllarca patlıcan yiyenlerin delireceğini düşünmüş ve deli elması adını vermişlerdir.  Amerika’nın keşfinden 50 yıl sonra Kuzey Afrika, Mısır ve Suriye’de ilk olarak ekimi yapılan mısırı Avrupalı, Türk buğdayı olarak biliyordu. Zira o dönemde bu ülkeler Osmanlı sınırında idi. Anadolu’ya Mısır’dan geldiği için mısır olarak adlandırılmış. Son olarak sevgili okurlar ister yerli ister yabancı kökenli meyve ve sebzeleri günümüzde pazarlardan ve marketlerden alırken ve tüketirken, özellikle mevsiminde tüketilmesine ve ilaç katkı maddeleri gereği çok iyi yıkadıktan sonra tüketilmesi gerekmektedir. Yaşamınızın renkleri bol ve uyumlu olsun saygılarımla…

 

Bu yazı toplam (488) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?