Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! (1)

12 Temmuz 2013 Cuma Saat 00:53

Sevgili okurlar Çanakkale savaşının 98 yılına girdiğimiz günümüzde bugünün önemine ait bir şeyler karalayayım dedim. Çanakkale’ye yaptığım ziyareti siz değerli okurlarımla adım adım paylaşmak istedim. Gelibolu yarımadasını gezerken bir anlamda tarihi adımlamış oluyorsunuz!  Aynı zamanda burası, düşmanın başkent İstanbul’a en çok yaklaştığı bu zor zamanda, her şeyi ile kendisini ortaya koyabilen ecdadımızı ve onların vatan sevgilerini hissedebilmektir. İşte bizlerde böyle ulvi arzularla yola çıktık. İlk olarak soluğumuzu öncelikle Eceabat’ta aldık. Bu topraklarda fazla gülünmez ve eğlenilmez. Birkaç km. ileride bizi tarihi bir kale karşılar. Fatih Sultan Mehmet’in yadigârı Kilit bahir Kalesi. Boğazı kitlesin diye İstanbul kuşatmasından hemen sonra yaptırmıştır. Gerçekten de boğazı yüzyıllardır düşmana karşı kitlenmektedir bu vefakâr kale. Kalenin devamında Namazgâh tabyalarını gördük. Denizden bakıldığında normal gibi görülen tepeler, karadan bakıldığında muhteşem bir kamuflaj ile gizlenmiş barınak ve cephanelikler haline gelmekte. Artık savaş alanlarına çok az kalmıştı. Birkaç km. sonra Mecidiye Tabyasına geldik. Yani 18 Mart deniz harekâtında Seyit Onbaşı’nın vazife yaptığı yer. Ocean zırhlısını batıran mermiyi gönderdiği yer. Seyit Onbaşı hala oralarda kucağında bir mermi o günleri hatırlatırcasına orada durmaya devam etmektedir. Birden aklıma Kastamonu’nun Cide ilçesinden savaşa katılan Mahmut Çavuş geldi. İki bacağı düşman saldırısında kopmuş ve kan kaybından iyice halsizleşmişti. Ama fırlattığı top mermisi ile Bouve gemisini batırır. Kendisini sargı yerine götürmek isteyenlere engel olarak şunu söyler; “Beni burada bırakın ben Bouve’nin batışını seyretmek istiyorum” demiş ve bu seyir esnasında ruhunu Allah’a teslim etmiştir.  Az ötede bizi yine deniz kıyısındaki bir başka şehitlik, Havuzlar Şehitliği karşıladı. Bu kez deniz kıyısından ayrılarak içerilere, Gelibolu Yarımadası’nın uçlarına doğru ilerledik. Hemen sağımızda Soğanlıdere Şehitliği’ni gördük.  Artık Gelibolu’nun uçlarında yüksek bir tepenin yanına geldik. Burası Alçıtepe. (Eski adı ile Kirte bölgesi) Düşman bu tepeyi alabilmek için çok uğraşmıştı. Üç büyük Kirte savaşı yapmıştık onlarla. 1.Kirte’de 8 bin, 2.Kirte’de 10 bin, 3.Kirte’de 15 bin şehit vermiştik ama bu tepeyi vermemiştik düşmana. Sevgili Bizim Darıca okurları daha sonra bu kez Sargı Yeri’ne doğru ilerliyoruz. Burası Çanakkale savaşında kullanılan en büyük hastanesi, o kadar büyükmüş ki, burada 30-40 hatta 50 bin yaralı birikirmiş. Ama düşman acımasızdır. Buranın hastane olduğunu bile bile 28 Haziran gecesi uzun menzilli topları ile burayı sabaha kadar döverler ve bir gecede tam 18 bin yaralımız kaçamadan saklanamadan şehit düşer. Onların ruhlarını şad ediyor ve yolumuza devam ediyoruz. Sargı Yerinden bir km. kadar ileride tam Ege Denizi kıyılarında Nuri Yamut Anıtı ile karşılaşıyoruz. Şimdi yeniden geriye dönme zamanı. Alçı Tepe köyüne kadar geriye gidiyoruz. Oradan geldiğimiz yöne değil, doğru karşıya geçiyor ve bu kez Gelibolu Yarımadası’nın en uç noktasına, Seddülbahir’e geçiyoruz. Seddülbahir, 67 Mehmetçiğimizin, 3 bin düşman askerine tam bir buçuk gün dur dediği yer. Düşmanın River Clayt ve Albiom gemileri ile yaptıkları saldırıda, bir adım bile gerilemeden öyle bir durmuşlardı ki düşman ancak tamamını şehit ederek burayı ele geçirebilmişti. 25 Nisan akşamı İngiliz tayyareleri Seddülbahir üzerinden geçerken bu koy için şu raporu yazıyorlardı. Çıkarma koyu kıyıdan 50 m. içeriye kadar kıpkırmızı bir kan gölü görünümündedir. Seddülbahir kıyılarındaki, ecdat yadigârı Seddülbahir Kalesi’ni ziyaret ediyor ve geriye dönüyoruz. Devamı haftaya sevgili dostlar….

Bu yazı toplam (994) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?