Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Sevmek ve öğrenmek

22 Temmuz 2013 Pazartesi Saat 23:40

Sevgi; pek çoğumuzun hayatının belirli bir döneminde sıkça üzerine kafa yorduğu bir kavram bana göre. Çoğumuz sevmek üzerine düşünmez bile, sadece sevmek ve sevilmek ihtiyacı hayatının odak noktasındadır. Benim için de ilk zamanlar bu durum geçerliydi.

Sevgiyi anlama ihtiyacı duymaya başlamam Ortaokuldaki Türkçe öğretmenimin bir kitap önerisi üzerine olmuştu. Leo Buscaglia’nın Yaşamak, Sevmek ve Öğrenmek isimli kitabıydı o kitap. İlk okumamda biraz klişe olduğunu düşünmüş ve yazarın ahkâm kestiği hissine kapılmıştım. O zamanlarda sadece ailemin ve etrafımdaki insanların sevgisiydi çünkü beni ilgilendiren.

***

O kitabın özünü kavramam uzun yıllarımı aldı. Tabii epey de tecrübe edindim bu yıllarda. Sevmenin sadece aileye veya arkadaşlara duyulan bir hissiyat olmadığını yahut karşı cinse duyulan ilgi ile adlandırılamayacağını anladım. Sevmek öğrenilmesi gereken bir şeydi. Kimi zaman kendiliğinden, kimi zaman büyük çabalar sarf edilerek kazanılan bir şeydi ve her ne şekilde olursa olsun sevmeyi bilmek demek daha iyi yaşamak demekti.

İnsan algısı tuhaf bir biçimde değişiyormuş meğer. Öğrenmeyi yaşla orantılamadım hiçbir zaman ama yine de 30’ların büyüsüne olan inancımın ne kadar da yerinde olduğunu anladım. Zamanla sevmek kavramı benim için genişledi, büyüdü ve yaşamı içindeki her şeyi ile sevebilmek olarak değişti. Bir ağacı sevmenin ne demek olduğunu anladım ve yaşattığı hissin ne kadar muhteşem olduğunu. Bir taşı sevmek, bir çocuğu sevmek, bir yaşlıyı sevmek, tanımadığım bir insanı sevmek, bir kediyi sevmek, nefes alabiliyor olmayı sevmek diye bir sürü sevgi durumu hayatıma dâhil oldu. Onları sevdikçe kendimi de sevmeye başladığımı fark ettim. Kendini sevebilmek meğer ne kadar da önemliymiş. Bencillikten, narsist duygulardan arınarak, doğrudan, bir varlık olarak kendini sevebilmek bambaşka bir duyguymuş meğer.

***

Şimdi o kitap benim için bir başucu kitabı olma niteliğinde. Sevmeyi bilmek, her gün yeniden öğrenmek, tekrarlamak ve uygulamak gerekiyor. Bir güne öyle çok sevgi sığdırabiliyormuş ki insan meğer işte o zaman o yirmi dört saatlik kısacık zaman dilimi dopdolu ve upuzun olabiliyormuş.

Sevmeyi öğrenin, bir koşul koymadan sevmeyi bilin. O zaman hayatın bir çocuk gibi gülümseyerek kollarınıza atıldığını fark edeceksiniz.

Bu yazı toplam (723) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?