Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Çıkrıklar Durunca!

23 Temmuz 2013 Salı Saat 21:33

Sevgili Bizim Darıca okurları bu haftada sizlere eski tarihte Tekstil sektörümüz imrenilecek bir durumda iken nasıl dışa bağımlı hale getirildiğini anlatmaya çalışacağım. Osmanlı İmparatorluğu 14. yüzyılda maden çıkarmada,  madeni eşya ve deri endüstrisinde ileri dokuma tekniğine sahipti.Tokat, Bursa, İstanbul, Amasya vs..İpek dokumanın uzmanlaştığı yerlerdi.Denizli, Bergama, Akhisar pamuklu bez, Gelibolu da yelken bezi dokumacılığı yapılıyordu. Osman Bey, Orta Asya’dan tiftik keçisini Anadolu’ya getiren Süleyman Şah’ın torunuydu. Süleyman Şah 1229’da ölünce oğulları Kayseri’den Ankara’ya kadar uzanan bölgede tiftik keçisi sürüleriyle yayılıp yerleştiler ve bu bölgeyi yurt edindiler. 0 günden başlayarak Ankara ve çevresinde halk tiftikten ipek gibi kumaşlar dokudu. Türklerin dokuduğu tiftik kumaşların ünü Ankara’dan tüm dünyaya yayıldı ve tiftik keçisi dünyada Ankara Keçisi (Angora Goat) adıyla anılmaya başladı. “Öteden beri Ortadoğu’da olduğu kadar Avrupa ve İtalya pazarında aranan Türk kumaşları, bezleri ve halıları, (Selçuklu döneminde) kazanmış oldukları ünü (Osmanlı döneminde de ) koruyorlardı. Tıpkı ipek kumaş gibi, Osmanlı ekonomisinin bel kemiği ve en çok gelir getiren dışsatım ürünüydü tiftik kumaşı. Başta İngiltere ve Hollanda olmak üzere Avrupa’ya ve Arap ülkelerine satılan Osmanlı tiftik kumaşına Avrupa ‘da öyle büyük talep vardı ki, gün geldi Anadolu tiftik kumaşı üretimi, Avrupa’nın kumaş talebini karşılayamaz hale geldi. Avrupa, “bize işlenmiş tiftik kumaşı satmak yerine işlenmemiş ham tiftik yünü verin, biz kendimiz dokuyalım ya da bize damızlık Ankara Keçileri satın,”diyordu. Osmanlı’nın dünyadaki Ankara tiftik keçisi ve kumaşı tekelini kırmaya yönelik bu çabalar karşısında Sultanlar, işlenmemiş ham tiftik dışsatımına yasak koymuşlardı: Avrupa’ya yalnızca işlenmiş tiftik ürünleri, tiftik ipliği ve tiftik kumaşı satılacak; damızlık Ankara keçisi ve ham tiftik yünü kesinlikle yabancılara satılmayacaktı. İngiltere 1583 yılında Kraliçe Türk dokumacılığının sırlarını çalmakla görevlendirdiği, ajanları Anadolu’ya gönderir. Amaç; Anadolu’daki kumaşların maviye boyamakta kullanılan çivit otunun tohumlarını İngiltere’ye götürmek, kumaşların nasıl yapıldığını, hazırlandığını öğrenmekti. En azından 2 kumaş boyama ustasının ne pahasına olursa olsun İngiltere’ye götürülmesi idi. 1711’de İngiltere Güneybatı Almanya’da Ankara keçisini yetiştirmek istemişler fakat bu keçiler bu bölgeye ayak uyduramamışlardı.1778 yılında Venedik’te de üretmeye çalışmışlar sonuç yine olumsuz olmuş. İngilizler Tiftik keçisinin Afrika’da yaşayacağını anlayınca Anadolu’dan damızlık keçi kaçırmaya çalışırlar.12 erkek keçi, 1 dişi keçiyi bir şekilde kaçırırlar Afrika'daki sömürge ülkesine taşırlar.  İngiltere 1785’de buharlı dokuma tezgâhlarının keşfi sonucu ip eğirme ve kumaş üretiminde kol gücünün yerini buharlı makinelerinin alması ile İngiliz malı ucuz fabrika işi kumaşlar bizim yerli kumaşları tehdit eder. İngilizler sömürgeleri olan Hindistan’da Hintli dokumacıların ellerini, parmaklarını keserek, el işi ip eğirme ve kumaş üretimine son vermişlerdir. Böylece İngiliz malı kumaşlar Asya pazarında yer alır. 1838 Balta limanı anlaşması ile İngiltere’ye uygulanan gümrükler kaldırılır. Osmanlı pazarına ucuz İngiliz fabrika kumaşları, satılınca yerli dokuma sanayi yok olur. Bu dönemde damızlık tiftik keçisinin yabancılara satışın yasaklayan kanunlar kaldırılır. Sonuç olarak Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi; Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar, Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?

Bu yazı toplam (737) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?