Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Karar

18 Ağustos 2013 Pazar Saat 21:46

Bu, sıcağın yüzümüze yüzümüze üflediği, denizin kilometrelerce uzağındaki, sabırları zorlayan yalnızlıklarla örtülü yaz gününde yine yazılacak çok kelimem var. Ayıklamaya çalıştıkça çoğalıyorlar sanki.

Şu sıralar tatil için hazırlıklara başladık. Ama o eskiden çıktığım tatillerde içimde yaşadığım tuhaf iç gıcıklanmasını henüz hissetmiyorum. Çünkü biz aslında Türkiye’ye yorulmak için geliyoruz her seferinde. Hep daha rahat zamanlar geçirmeyi ümit ediyoruz fakat zaman imkan vermiyor. Aylarca gurbetlikten sonra yirmi günlük özgürlük sadece ağzımıza bir parmak bal çalmak gibi. Tadı da damağımızda kalıyor tabi. Ama buna da şükür diyoruz, özlem gidermek en gerekli şey hayatta. 

***

Hava yollarının prosedürlerini hiç sevmiyorum. Gün geçtikçe bizi zora sokmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Anlamlandıramadığım çok saçma uygulamalar var hem de Türk vatandaşlarına özel. Yine de şaşırmıyorum artık, insan zamanla öğreniyor çünkü. Yine de her seferinde itirazlarımı ediyorum çünkü kanıksamak istemiyorum. Kanıksadıkça donuklaşıyoruz çünkü. Ben içinde türlü renkler barındırmayı seven biri olarak, tek bir renkte durup kalmak istemiyorum.

Can Dündar seneler evvel okuduğum bir yazısında şöyle demişti: Freni patlamış kamyon gibi yaşıyoruz hayatı. İşte biz aynen öyle yaşıyoruz kısa süreli ziyaretlerimizde hayatımızı. Öyle bitkin düşüyoruz ki ancak yeniden Cezayir’e döndüğümüzde bir oh çekebiliyoruz. Oysa memleketin havasını içimize çekip sindirmek gerek, denizle hoşbeş etmek, rüzgârla dans etmek gerek. Ama işte hayat şiirlerdeki gibi bir şey değil yaşamak, keşke öyle olsaydı.

***

Uzakta hep bir minicik mutlu haber almak istiyor insan. Tabi tam tersi bangır bangır bağırıyor kulağımızın dibinde. Her gün bir iç sızısı yaşıyoruz. Bunca şey olup biterken etrafımızda, gelecek için mutlu hayaller kurmak da zorlaşıyor doğrusu. Doğrusu mutlu hayaller kurabilen insanların mutlu yaşayabildikleri özgür bir dünya, biliyorum.

Şimdi beni bir sürü eşya bekler durur minik evimde. Hepsini özenle ayırmam, getiremeyeceklerimle vedalaşmam ve onlar için güzel organizasyonlar yapmam ve yanıma alacaklarımı tek tek yerleştirmem gerek. Uçak stresi bir yana dursun, onu bir saat evvelinden yeniden yamacıma alıveriyorum çünkü şimdi detayları görmeye çalışmak zamanı. Planlar hiç tutmuyor ama yine de ısrarla yapıyorum. Ama biliyorum ki ‘Hayat, biz planlar yaparken, başımızdan geçenlerin ta kendisidir.’

Bu yazı toplam (631) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?