Yükleniyor...
Özden Kısakol

Özden Kısakol

ozdenkisakol@hotmail.com

Siyaset

23 Ağustos 2010 Pazartesi Saat 18:42

Siyasetten, siyasilerden ve siyasetin yapılış biçiminden herkes şikâyetçi, kahvelerde, sokaklarda, insanlar bir araya geldiklerinde sürekli dile getirdikleri konu siyasi partilerin il, ilçe yapılarının iyi olmadığı, çözüme yönelik politikalar üretilmediği üzerine eleştiriler, ahkam kesmeler, oturduk yerde belden aşağı vurmalar almış başını gidiyor. Vatandaşın bu tespiti, Türkiye’ de böyle olduğu gibi, Kocaeli’nde de böyle Darıca’ dada böyle, yani genel görüntü işin kolayına kaçarak eleştiri yapmak.

Ülkemizde demokrasi kültürünün tam anlamıyla oturmamış olması veya demokrasinin olgunlaşma sürecinin çok yavaş ilerliyor olmasının sebeplerine kafa yormaktan çok halkımızın demokrasiyi ne kadar istediği ve özümsediği noktasını irdelemek gerek, çünkü demokrasileri yaşatacak da, olgunlaştıracak da bu ülkenin yurttaşlarıdır.

Öncelikle demokrasinin yerleşmiş olduğu ve işlediği Avrupa’ya bir bakalım, halkın siyasete katılımı ne orandadır. Bu katılım sandıkta oy kullanmayla ilgili değil, var olan siyasi partilere üye oranıyla ilgilidir. Avrupa’ da siyasi partilere üyelik oranı ortalama % 33 civarındadır, bizdeki oran ise % 4  civarında dır. Bu sonuçlardan yola çıkarak biz demokrasiyi ne kadar hak ediyor veya istiyoruz sonucunu çıkarmak mümkün, yani katılımcı ve çoğulcu demokrasilerde yurttaşın siyasete doğrudan siyasi partiler aracılığıyla katılması gerekirken, bizde ki manzara içler açısıdır. Bugün ki siyasi yapı kendiliğin den oluşmuş bir yapı değildir elbette.

Türkiye’ de yaşanan üç ayrı askeri müdahale siyasal partileri olumsuz etkilediği gibi, halkında siyasete katılımını partililerinde aktif olarak yer almalarının önü kesilmiştir. Örgütlü yapıyı oluştura-mayan bir siyasi partinin iktidar olması veya ülkeyi yönetmeye talip olmasının önündeki engellerin başında, anti demokratik uygulamalarının devamından yana olan küresel ve uluslararası sermayenin birinci önceliğidir, bunun taşeronları da ülkemizdeki işbirlikçileridir. Bu işbirlikçilere karşı mücadelenin başlıca şartı siyasi partilerde örgütlenmeden geçmektedir.

Başında’ da anlatmaya çalıştığım gibi, çoğulcu ve katılımcı demokrasiye geçmenin ilk aşaması yurttaşın ideolojisini ifade edebileceği siyasi partilere üye olarak, siyaseti siyasi partiler çatısı altında yapmaları dır.Siyasi partilerin mevcut üye profilleri son otuz yıldır değişmediğinden, siyaset üretmesi gereken il ve ilçe örgütleri dar alanda kaldıklarından, siyaset üretecek kadrolardan ve bilgidende yoksundurlar.

Kurumsallaşmış bir siyasi parti sisteminin oluşması için, kenarda kararsız durarak, eleştiri yapmaktan çok, örgütlenmelerin içinde yer alarak, fikir ve ideolojilerimizi ifade etmek durumundayız.

Ülkemizde parti kimliklerinin devamlılığını sürdürebilmesi ve parti örgütlerinin liderden bağımsız olarak varlıklarını koruyabilmesi gereklidir. Ülkemizdeki parti sistemini “ kutuplaşmış, çoğunluk” diye nitelemek mevcut yapıya en uygun tanımdır. Siyasal elitler arasında yaşanan gerilim ile top-lumda derinleşen ayrılıklar sağlıklı bir demokrasinin oluşmasına katkıda bulunmayacağı gibi, halkın menfaatine de değildir.

Toplumda siyasete ve siyasal kurumlara olan güven azaldığı gerçeği ortada dururken, kararsız seçmen’in en büyük parti olabilecek çoğunlukta olması, siyasete katılımcı değil de seyirci olmamızdan kaynaklı dır. İşte bundan dolayıdır ki, siyasi ve demokratik taleplerimizi, siyasi partilere üye olarak, görüş ve demokrasi taleplerimizi daha yoğun talep ederek, tabandan başlatacağımız, demokrasi talebimize karşılık bulabiliriz.

Elit ve çıkarcı grupların siyasi yapılarda ki güçlerini kırmak, halkın gerçek taleplerini seslendir-mek çoğulcu ve katılımcı olmaktan geçmektedir.

Demokrasiye inancı olan herkesin kendi ideolojisini temsil eden siyasi partilerde siyaset yaparak, siyasete olumlu yönde katkıda bulunacağı gibi, sorumlu vatandaşlık görevini de yerine getirmiş olur.

Aksi mevcut durumdan şikâyete hiç kimsenin hakkı olamayacaktır.

Bu yazı toplam (674) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?