Yükleniyor...
Tuğba Tekeli

Tuğba Tekeli

tugbatekeli@gmail.com

Bilge adamın ardından

03 Ekim 2013 Perşembe Saat 19:24

Bilmem ki içimde olanların ne kadarını tüm gerçekliğiyle yazıya dökebilirim. Yine de yazmak şu sıralar en iyi yaptığım şey.

Dünya tuhaf bir yer, hayatsa bazen kanı deli deli akan genç bir adam bazense tüm umutlarını yitirmiş ve pes etmiş yaşlı bir kadın gibi.

Pek çok kişi var elbet yitirdiklerimiz arasında gidişiyle böğrümüzü acı acı delen. Kimileri en yakınımızda kimileriyse bir kere bile yanaşmamış yanımıza. İnsan tanımadıklarına da üzülebilmeli, yakınındakiler kadar. İnsan olmanın gereğidir bu.

Söz konusu topluma mâl olmuş kişiler olunca üzülmelerime pek çok kişi şaşırır, sanki çok yakınımdaymışçasına etkilenirim bazen gidişlerinden çünkü. Yapım böyle, değer veririm kendime yakın hissettiklerime, bir kere dahi tanışmamış olsam da.

***

Tuncel Kurtiz’i çok uzun yıllar olmamıştır seveli. Yaşım itibariyle geçmişindeki pek çok detayı da okuyarak öğrendim.  Ama sesinin tonu, bakışları, tavırları beni hep etkilemiştir. Daha geçenlerde onunla yapılan bir röportaja denk gelmiştim televizyonda. Eşiyle sokakta mutlu mutlu gülümseyerek dolaşıyor, herkes gibi otobüse biniyor ve yine gülümsüyordu. O an aklımdan geçirdim, umarım bir gün bir yerlerde karşılaşırız diye. Şimdi içimde biriktirdiğim ihtimaller arşivimden biri daha eksildi. İhtimaller zayıf görünürler ama hayata tutkuyla tutunmamızı sağlayan çelikten bir yapıdırlar aslında. Bazı günler sırf ihtimaller için yaşadığımızı düşünürüm.

***

Gurbette olunca kaybetme hissi daha çok acı veriyor insana. Bazen sevdiklerinizle aynı havayı soluduğunuzu düşünmek bile rahatlatır ya işte öyledir aynı coğrafyayı paylaşıyor olmanın verdiği his de. Hayattan birilerinin gittiğini her düşündüğümde üzülürüm yapamayacağı şeyler için, tadamayacakları lezzetler göremeyecekleri gökyüzü için ve sevdiği insanlarla bir kere daha saniyeliğine dahi olsa göz göze gelemeyecekleri için. Biz en çok kendimiz için üzülürüz aslında birini kaybettiğimizde, onunla ilgili anılarımız başımıza üşüşür, onunla yapamayacağımız şeyler için ağlarız. Peki ya o, onun hayattaki yeri, hayatının detayları, sevdikleri, dinledikleri, gizledikleri, ağladıkları?

***

Ne kadar çok isterdim bir defalığına bile olsa aynı masada oturup sohbet edebilmeyi. Şimdi o ihtimalim de yok. Sadece ben konuşabilirim artık. O gittiği yerden eminim ki dinler.

Huzur içinde yat bilge adam. Bir gün buluşuncaya dek; hoşça kal.

Bu yazı toplam (387) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?