Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

İstanbul Boğazını Şekillendiren Ermeni Mimarlar!

03 Ekim 2013 Perşembe Saat 19:27

İstanbul; Dünyanın en güzel şehri…
Bunu hiç düşünmeden söyleyebiliyorum…
Lütfen birlikte düşünelim.
İstanbul’u görenler bilirler, görmeyenlerde bilirler. Şöyleki; filmlerde dizilerde hep İstanbul görüntülenir ve İstanbul’un güzel boğazı… Boğazda olduğunuzu düşünün, bir gemidesiniz, bu boğaz turu yapan bir gemi de olabilir, Beşiktaş Kadıköy vapur hattıda olabilir. Özet olarak siz boğazdasınız, mavi suların üstünde etrafı izliyoruz. İstanbul’u İstanbul yapan birçok mimari tarihi eserleri gözlüyoruz. Hiç kendinize sordunuz mu bunların mimari kim ve hangi dönemde yapılmış, yapılırken ne aşklar ne acılar çekilmiş? Parıldayan ışıklar içinde camiler, saraylar, kışlalar, kuleler göreceksiniz.İşte o gördüklerinizin yarısını onlar yaptı! Onlar Ermeni mimarlar. Balyanlar.İstanbul’un sülietine damgasını bir Mimar Sinan vurdu bir de onlar. Balyanlar herhangi bir devlet kurumuna bağlı değildiler. Direkt padişaha bağlıydılar.Padişahın isteği olan Avrupa yaşam tarzını simgeleyen büyük, gösterişli, bol heykelli ve havuzlu saraylar, modern mimari çizgilerle işlenmiş camiler, kışlalar, kuleler, konaklar yaptılar. Avrupa’da eğitim görüp modern mimari eserler yaptılar. Avrupa’dakinin birebir kopyasını inşa ettiler. Bir anlamda doğu batı mimari özelliklerini boğaza işlediler! Balyan ailesi Kayserinin Deverek köyünden gelerek İstanbul’un Üsküdar ilçesine yerleşmiş bir ermeni ailesidir. (Mimar Sinan’da Ermeni ve Kayseriliydi.) Bu aileye adını veren Bali Kalfa 1803 yılında İstanbul’da vefatediyor ve Üsküdar mezarlığına defnediliyor. Bali kalfa bir mimar değil bir inşaat onarıcısı kalfa adını alması bu yüzden zaten. Bali Kalfa’nın Krikor, Senekerim ve Bedros adlı 3 oğlu vardı.Bunlardan Krikor ve Senekerim İstanbul mimarisi açısından özellikle önemli.Bu ikisi sarayın, padişahın mimarlarındandır. Krikor daha sonra Balyan soyadını alır. 1764 yılında doğan Krikor Balyan mimari eğitimini 3. Selim zamanında hassa mimarı olarak atandı.3. Selim’in orduda başlattığı yeniliklerden çeşitli mekânlardaki kışlalar, konaklar, saraylar ve kulelerde nasibini aldı. Bunlardan Rami kışlası, Davut Paşa kışlası, tophane arabacılar kışlası, Üsküdar’daki Selimiye kışlasını(1800) ve günümüzde ön plana çıkan Taksim Topçular kışlasını o yaptı.Tophanedeki Nusretiye camisinde o yaptı.İstanbul’un her yerinden görünen Beyazıt Kulesini Kirkor Balyanın kardeşi senekerim Balyan yapar.85 m yüksekliğindeki bu kule yangın kulesi olarak yapılır. Boğaziçi’nin bir diğer kışlası olan Kuleli Kışlası’nı ise Krikor Balyan’ın oğlu olan Garabet Balyan yapar. Garabet Balyan, Balyan ailesine damgasını vuran adamdır. Garabet Balyan Avrupa’da mimari eğitim gördü. Onu bu derece meşhur hale getiren ise yaptığı Kuleli Kışlası değil, Dolmabahçe Sarayı.Osmanlı, Topkapı Sarayından Dolmabahçe Sarayına geçerken basit bir saray değişikliği yapmadı.Kentin 2500 yıllık kaderini değiştirdi. Kent merkezi Sultanahmet, Eminönü ve Fatih’ten Beşiktaş’a taşınmış oldu.1826 doğumlu olan Nigoğos Balyan, Garabet Balyan’ın oğlu. 16 yaşında Avrupa’da eğitim görmesi için Avrupa’ya gider. Fakat hastalığından dolayı geri döner. (1845) 32 yaşına geldiğinde vefat ediyor. Bu kısacık yaşamına görkemli eserler sığdırmayı bilmiş. Saat kulesi(Dolmabahçe sarayı içindeki)  ve Dolmabahçe camisi, İstanbul boğazının incilerinden Ortaköy camisinin mimarıda Nigoğos Balyan’dır. Balyanların devri Sarkis Balyan’la biter veSarkis Balyan bu ailenin en meşhur mimarıdır. 1866 yılında babası Garabet ölünce hassa mimarlığına getirilir.40 yıllık mimarlık yaşamında ticaretle de uğraşır. 1873 yılında Şirket’i Nafia’i Osmani adlı şirket kurar.Aynı zamanda Beşiktaş ile orta köy camisi arasında 1.5km bir sahili işgal eden Çırağan Sarayı Sarkis Balyan yapmıştır. Abdülaziz zamanında yapılan bu saray aynı zamanda Osmanlının savurganlık dönemine örnek bir yapıdır. 1,5 km ötede zaten Dolmabahçe sarayı var bu sarayın yapımının hiçbir anlamı yok.Bu ailenin yaptığı en son yapı ise Abdülaziz’in isteği üzerine Sarkis ve kardeşi Agop Balyan tarafından yapılan Beylerbeyi Sarayıdır. Agop Balyan 1873 yılında ölünce Her şeyin cani cehenneme diyerek İstanbul’u terk etmiş. Sonuç olarak sevgili kitapkurtları .İstanbul boşuna dünyanın en güzel şehri değil ki…
Emek verilmiş İstanbul’a, Nakış gibi her taşı toprağı işlenmiş.

Bu yazı toplam (884) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?