Yükleniyor...
21 Ağustos 2018 Salı

ARŞİV

 

Spor Haberleri

Yazarlar

VEFAT HABERLERİ

Yaşar Tekin Sümer

Yaşar Tekin Sümer

10 Mayıs 2018 Perşembe
Hacı Osman Bayramoğlu

Hacı Osman Bayramoğlu

20 Nisan 2013 Cumartesi
Kazım Tayfun Emre

Kazım Tayfun Emre

30 Ağustos 2012 Perşembe
Hacı Hüseyin Tüter

Hacı Hüseyin Tüter

30 Temmuz 2012 Pazartesi
Hüseyin erestin

Hüseyin erestin

11 Haziran 2012 Pazartesi
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Balkan Şehidi Ressam Hasan Rıza!

14 Ekim 2013 Pazartesi Saat 21:29

Sevgili Bizim Darıca okurları tarihin arka sayfasında unutulmaya bırakılmış ünlü bir ressamımızdan bahsetmek istiyorum. Korku filmlerinin unutulmaz yönetmeni AlfredHitchcock çektiği filmlerin bir sahnesinde mutlaka görünürdü. Sinema sanatında pek fazla görülmeyen bu durum, Hitchcock'un filmlerine attığı imza gibidir. Ünlü yönetmenin doğduğu yıl olan 1899'da Türkiye'de bir ressam, kendisini çizdiği tablonun kahramanlarından biri olarak resmeder. Tarih kitaplarının sayfalarında sıkça karşımıza çıkan, çoğunluğun iyi bildiği bu resim Fatih Sultan Mehmet’in Topkapı'dan İstanbul'a girişini betimleyen eserdir. Fatih'in bindiği kıratın hemen yanında, elinde tüfek olan yeniçeri muhafızı ise tabloyu yapan ressam Hasan Rıza'dır (1857-1912). Bu tabloya kendini resmederek gösterdiği espri anlayışı Hasan Rıza'nın son derece renkli kişiliğinin de yansımasıdır. Ressamın yaşamı da bu renkli, esprili kişiliğine paralel olarak pek hareketli geçer. Üsküdar'da doğan Hasan Rıza, anılarında çocukluğundan beri resme olan tutkusundan, kömür parçalarıyla evinin duvarlarına resim çizdiği için ailesini nasıl kızdırdığından söz eder. Hasan Rıza'nın yaşamı iki savaş arasında şekillenir. Osmanlı - Rus (1877-1878) Savaşı hayatında yepyeni bir kapı açarken, Balkan Savaşı (1912) yaşamını olumsuz yönde etkiler. Asker kökenli olan Hasan Rıza, Heybeliada Bahriye Okulu'nun son sınıfındayken başlayan Osmanlı - Rus Savaşı'na okuldan ayrılıp gönüllü olarak katılır. Er olarak Rus sınırındaki bir alaya gönderilen ressama, savaşı yakından izleyip resimlemekle görevli İtalyan bir gazetecinin muhafızlığını yapma görevi verilir. Savaşı her yönüyle izleyip, gerçek savaş sahnelerini ustalıkla resmeden gazeteciden çok etkilenen Hasan Rıza, bir gün yaşlı gazetecinin karakalem portresini yapıp ona gösterir. Rütbesiz gönüllü bir asker tarafından çizilen bu portre karşısında İtalyan gazeteci çok şaşırır. O günden sonra aralarında başlayan dostluk, savaş sonrasında da devam eder. Savaş sona erdiğinde tekrar Heybeliada'ya, okuluna dönen Hasan Rıza aynı adada yaşamakta olan İtalyan gazeteciyi sık sık ziyaret ederek resim konusundaki bilgisini artırır.Bahriye'nin son sınıfında okurken, Sultan Abdülhamid'in yatının kamaralarında bulunan resimleri onarmak ve bozulan süslemeleri yenilemekle görevlendirilir. Bu işi büyük bir zevk ve ustalıkla yapan Hasan Rıza'yı devrin Bahriye Nazırı, başarısından dolayı ödüllendirir ve onu, mezun olmasını beklemeden subay yapar. Ancak, büyük bir ressam olmayı kafasına koyan Hasan Rıza, o yıl okuldan ayrılır ve İtalyan gazetecinin de teşvikiyle İtalya'ya gider. On yıl boyunca Napoli, Roma ve Floransa'da çeşitli ressamların atölyelerinde eğitim alarak sanatını geliştirir. İtalya'dan Mısır'a geçerek iki yıl da Mısır sanatı üzerine çalışır. Toplam on iki yılın ardından Türkiye'ye dönen Hasan Rıza, kendini tamamen resme verebilmek için Edirne Karaağaç'ta bir atölye kurup çalışmalarına burada devam eder. İstanbul Askeri Müze'deki 'Viyana Kuşatması' ve 'Belgrad Meydan Muharebesi' tabloları, İstanbul Deniz Müzesi'ndeki 'İstanbul'un Kuşatılması için Fatih'in Gemilerin Karadan Denize İndirilmesine Nezareti' ve 'Fatih'in Ordusuyla Edirne'den İstanbul'a Yürüyüşü' tabloları, Ankara Orduevi'ndeki 'Eğri Kuşatması' ve 'Mohaç Meydan Muharebesi' tabloları bu seriden günümüze ulaşabilen eserlerinden bazıları.Resimlerinden derin bir tarih bilgisine sahip olduğu anlaşılan Hasan Rıza'nın çok güçlü anatomi bilgisi de hemen göze çarpar. En karışık savaş sahnelerini bile başarılı bir gerçekçilikle resmeden Hasan Rıza, eserlerinde karakalem, çini, pastel ve yağlıboya tekniklerini kullanır.Edirne'de resim çalışmalarının yanında sosyal olarak da hayatın içinde yer alan Hasan Rıza aynı zamanda sanat okulunun müdürlüğünü de yapar. Bu görevi sırasında birçok öğrenci yetiştirir. Sonuç olarak sevgili Bizim Darıca okurları, Balkan Savaşı sırasında da Edirne Hastanesi'nin müdürlüğünü üstlenen Hasan Rıza, Bulgar Ordusu'nun şehre girmesi üzerine atölyesinde bulunan ve yıllarını verdiği resimlerini kurtarmak için hastaneden Karaağaç'a gitmek üzere yola çıkar. Ancak, yolda şehit olur. İşte, Hasan Rıza'nın yaşamındaki tüm yolları kapatan ikinci savaş budur.

 

Bu yazı toplam (1230) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?