Yükleniyor...
Bedriye Yıldızeli

Bedriye Yıldızeli

bedriyeyildizeli@gmail.com

Yargıçlar Sendikasını yok sayan hükümet, ABden bu tutumunu saklamış!

07 Kasım 2013 Perşembe Saat 21:29

Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, AB ilerleme raporunda
"YARGI-SEN'in kapatılmasından sonra, yargıçların yeni sendika
kurduğu" şeklindeki ifadeler üzerine bir yazı kaleme aldı.

Sendika kurmak izne tabi olmadığı için, 16.11.2012 tarihinde Ankara
Valiliği'ne kuruluş evrakının verilmesiyle Yargıçlar Sendikası tüzel kişilik
kazanmıştır. Bu durum evrakın havalesi ile sabittir.


Ankara Valiliği, evrakı havale edip almasına, bu şekilde sendikamız tüzel
kişilik kazanmasına rağmen, "evrakın sinirle
verildiği" gerekçesi ile tüzel kişiliğin kabul edilmeyeceği yolunda,
şimdiye kadar devlet arşivlerinde bile rastlanamayacak biçimde sendikamıza
yazılı yanıt vermiştir. Oysa aynı Vali yardımcısı, bir yıl önce kapatılan
YARGI-SEN'e yönelik yazmış olduğu yazıda, meslek sendikası yerine hizmet kolu
esasına göre sendika kurulması gerektiğini, bu aykırılığın düzeltilmesi
gerektiğini ifade edip evrakı almış iken, şimdi meslek değil hizmet kolu
esasına göre bu sendikanın kurulduğunu görmezden gelmiş, dün dündür diyerek,
dün dediğini hatırlamamış, bu yapılanlar karşısında evrakın "sinirle"
verildiği gerekçesi ile tüzel kişiliğin kazanılmadığını ifade etmekten geri
durmamıştır.


Bu durum karşısında Çalışma Bakanlığı'na başvurulduğunda, kuruluş evrakının
verilmesiyle izne bağlı olmadan tüzel kişilik kazanılmasına rağmen, Çalışma
Bakanlığı sendikamızı yok hükmünde saymıştır.

Bunun üzerine Çalışma Bakanlığı ve Ankara Valiliği görevlileri hakkında suç
duyurusunda bulunulmuştur.

Çalışma Bakanı, bu duruma neden olan Çalışma Genel Müdürü için soruşturma
izni vermemiş, aksine adı geçen kişi bu süreçte Çalışma Bakanlığı Müsteşar
Yardımcılığına atanmıştır. Ankara Valisi de, Valilik görevlileri hakkında
soruşturma izni vermemiştir.

Çalışma Bakanlığı'nın soruşturma izni vermeme işlemi hakkında Danıştay'da,
Ankara Valisi'nin soruşturma izni vermeme işlemi hakkında da Ankara Bölge İdare
Mahkemesi'nde açılan davalar henüz devam etmektedir.

Bu süreçte Avrupa Birliği 2013 İlerleme Raporu yayınlanmıştır.

Avrupa Birliği 2013 İlerleme Raporu'nun 60 ncı sayfasında, YARGI-SEN'in
kapatılmasından sonra, yargıçların yeni sendika kurduğu açıkça ifade
edilmiştir. Böylece yargıçların sendikal örgütlenme sorununun aşıldığı havası
yaratılmıştır. Bu ifadenin dayanağı, hükümetin Türkiye'de özgürlük açılımı
yaptığından hareketle, AB'ni yeni ilerleme raporunun hazırlanma sürecinde bu
şekilde bilgilendirmesidir. Oysa içerde bu konuda hiç bir özgürlük açılımı
yaratılmamıştır. Çünkü hükümet, kurmuş olduğumuz "Yargıçlar
Sendikası'nı", sendikaya ve bizlere karşı yaptığı işlerde yok hükmünde
saymakta, her türlü engel yaratmakta, bu durumu da AB'ne yansıtmamakta, bu
tavrını AB'nden saklamaktadır. Hükümet'in bu iki yüzlü davranışı, açıklanan bu
ilerleme raporu ile açıkça ortaya çıkmıştır. Bu durum karşısında AB, hükümetin
Türkiye'de özgürlük ortamı yaratmayıp, tam aksine özgürlük ortamını yokettiği konusunda
bilgilendirilecektir.

Yargıçların ilk sendikası olan YARGI-SEN'in kapatılması sonrasında ILO'ya
yapmış olduğumuz başvuru nedeniyle Türkiye hakkında verilen ihlal kararı ve
YARGI-SEN hakkında verilen kapatma kararı gözetilerek, "Yargıçlar
Sendikası" kurulduğu için, yeni sendikamıza karşı hukuken hiç bir şey
yapamayacağını, açtıracağı kapatma davasından sonuç alamayacağını bilen ve
gören hükümet, bu sefer uygulamada adeta faaliyetten alıkoyma boyutunda
engeller yaratma yoluna gitmektedir. Sendikamızı, ILO sözleşmelerine taraf tüm
ülkeler muhatap alırken, bu sözleşmelere taraf Türkiye nedense muhatap
almamakta, ancak hükümet Avrupa'ya aksini söylemektedir. Bunun gerçek nedeni,
hukuk ve yargı alanında yaşanan sorunlarda sendikamızın hukukun üstünlüğü mücadelesini
örgütlü biçimde kararlı olarak ortaya koyması ve hükümetin de bundan duyduğu
rahatsızlıktır.

***

Bu bağlamda Sendikamız gezi olayları sırasında, İstanbul ve Ankara Valileri,
Büyükşehir Belediye Başkanları ve Emniyet Müdürleri hakkında suç duyurusunda
bulunmuş, demokratik çerçevedeki eylemlere müdahale edilmemesini sağlamak için
İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü ile görüşmüş, buna rağmen süren
orantısız müdahaleler nedeniyle, toplumsal sorumluluktan hareketle Ankara'daki
eylem yerine giderek gösterilen çabayla eylemlerin barışcıl ortamda yapılmasını
sağlamış, polisin orantısız güç kullanmasını önlemiş, sonuçta bu şekilde
Ankara'da ilk olaysız günün gerçekleşmesini sağlamış, ancak bunun karşılığında
da Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün hazırladığı evrak nedeniyle Yargıçlar Sendikası
başkanı olmak nedeniyle hakkımda 10 yıl hapis istemiyle dava açılmıştır.
İdarenin bu tutumu, Sendikamızın haklı mücadelesini ve de varlığının
gerekliliğini ortaya koymakta, Sendikamızın varlığından neden rahatsızlık duyulduğunu
da ayrıca açıkça yansıtmaktadır.

***

Bu çerçevede cübbe giymekle yargıç olunmaz sözüm nedeniyle yargılandığım davada
da hakkımda cezalandırma talebinde bulunulmuştur. Dünyanın döndüğü nasıl
reddedilmez gerçeklik ise, cübbe giymekle yargıç olunmayacağı da aynı şekilde
reddedilmez bir gerçekliktir. Bu ifade aynı zamanda evrensel bir kuraldır. Bu
evrensel kuralı ifade etmek bile Türkiye'de suç olarak görülmekte ise,
söylenecek başka bir şey kalmamaktadır.

***

Tüm bu tablo hukukun üstünlüğü için daha çok, ama mutlaka örgütlü biçimde
mücadele edilmesi zorunluluğunu ortaya koymaktadır.



 

Bu yazı toplam (588) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?