Yükleniyor...
Murat Açıkel

Murat Açıkel

TARAF OLMAK-ADİL OLMAK

11 Kasım 2013 Pazartesi Saat 19:49

Son yılların popüler söylemlerinden bir tanesi toplum bölünüyor…

Bazı taraflar iktidar partinin toplumu böldüğüne dair bir sav ortaya atmış ve başbakanın insanları başkalaştırdığını, böldüğünü kendilerine bir söylem haline getirmişlerdir…

Lakin Bölünme her defasında aynı tarafın ağzında, aynı söylemlerle olmuştur.

Taraf olarak ne kadar adil olduklarını da tartışmamız gerekmektedir.

Her gün yeni olaylar yaşanırken yapılan yorumlar, sevinçler, hüzünler bazen farklı olabiliyor. Bunun en basit örneğini son günlerde de yine bir bölünmeyle yaşadık. Evet ne yazık ki bölünüyoruz…

Marmaray gibi bir projenin bu ülkeye kazandırılmasına sevinenler ve daha önce böyle bir projeyi bu ülkede görmemiş olsalar dahi eleştirenler olarak bölünüyoruz,

Olimpiyatların İstanbul’a gelmediği için o gece gözüne uyku girmeyenler ve bu karar kendilerine eğlence çıkarıp, dalga geçenler olarak bölünüyoruz,

Çözüm sürecinin başarılı gitmesinesevinenler  bir de süreci bozmaya çalışanlar olarak bölünüyoruz,

Gezi olaylarında devletimiz de maddi zararların oluştuğu gibi 9 milyar dolar sıcak para kaybının yaşanmasına ahlar vahlar içinde yananlar ve zil takıp oynayanlar olarak bölünüyoruz,

3. Köprünün yapılacağına sevinenler ve yapılmasını istemeyen sözde çevreciler olarak bölünüyoruz,

3. Havaalanı yapılacak İstanbul, Almanya ve Londra’nın önüne geçerek Avrupa’da merkez haline gelecek olmasına sevinenler ve bu projeyi eleştirip yapılmaması gerektiğini savunanlar olarak bölünüyoruz,

Kanal İstanbul projesinin bitimini 4 gözle bekleyenler varken bir de yapılmasına engel olmak isteyenler olarak bölünüyoruz,

Eurovision’u harika bulup, Türkçe Olimpiyatlarını eleştirenler ve her yıl Türkçe Olimpiyatlarının düzenlenmesini bekleyenler olarak bölünüyoruz,

Üniversitelere girmenin zorluğunda sınavlar kaldırılsın söylemiyle çığlık atıp her ile üniversite yapılmasını sağlanacak projelere karşı çıkanlar ve bunun ekonomiye vereceği katkıyı, büyümeyi düşünüp sevinenler olarak bölünüyoruz,

Cuntacıların yazdığı Anayasa’nın değişecek olmasına sevinenler ve çağdaş, medeni aynı zamanda özgürlükçü olduğunu söyleyerek buna üzülenler olarak bölünüyoruz,

Kentsel Dönüşüm ile olası bir depreme karşı alınacak önleme sevinenler ve birde buna karşı çıkanlar olarak bölünüyoruz,

Eğitime ayrılan rekor bütçenin, Askeriye ayrılan bütçeyi Cumhuriyet tarihinde ilk defa geçmesine sevinenler ve üzülenler olarak bölünüyoruz,

IMF’ye olan borcun bitmesine üzülüp, kendini kahredenler ve bağımsız bir ekonomi hayaliyle sevinenler olarak bölünüyoruz,

Bazı siyasal partilerin miting yapamadığı yerlerde havaalanı yapılmasına üzülenler ve bir de memleketine rahatça gidip sevinenler olarak bölünüyoruz,

Ekonomik büyümede Çin’den sonra 2. Devlet olmamıza Osmanlı hayali kuranlar ve yas tutanlar olarak bölünüyoruz,

Evet bu örneklerin bitmeyeceği bir ülkedeyiz. İktidarların, siyasi partilerin doğruları, yanlışları ve tartışılacak birçok yanı vardır.Ancak bizim yaptığımız en büyük yanlış her projeye ideoloji katmak değil adil olamamaktırYukarıda belirttiğim projelere değil de altında ki imzaya karşı olmaktır. Oysa ne olimpiyat ne köprüler ne de Marmaray hiç biri bu ülkeye zarar verecek projeler değildir. Aksine ülkemizi bir adım daha ileriye atacak projelerdir.

Gazetetirajlarını arttırmak için tarafsız olma gibi bir derdim veya bir düşüncem yok. Toplum olarak ‘’Tarafsız olmayı’’ her ne kadar olumlu kullansak da asıl anlamı kararsızlık ve tepkisizlikten ibarettir.Düşündüğümüz sav, tez, ideoloji zaten bize taraf olmayı getirir. Herkes fikrini, tarafını iyi veya kötü bir şekilde de olsa savunmasını biliyor. Savunması, taraf olması, fikir sahibi olması da son derece olumlu bir durumdur. Ancak ;

Milletimizin asıl sıkıntısı TARAF olmaktanyana değil, ADİL olamamaktan yana geliyor.

Bu yazı toplam (769) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?