Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

İSTİKLAL MARŞINI DOĞRU OKUYORMUYUZ?

18 Kasım 2013 Pazartesi Saat 20:04

Sevgili Bizim Darıca okurları bu haftada İstiklal Marşımızın çok az bilinenhikâyesinden bahsetmeye çalışacağım. Gelin hep beraber 1921 yıllarına gidelim.1921 yılında milli Marş için bir şiir yarışması düzenlenir.Bu yıllara kadar Osmanlı Devletinin Milli bir marşı yoktur.Bu eksiklik, özellikle askeri alanda büyük sıkıntılar yaratmıştır. Örneğin Reşadiye zırhlı gemisinin teslim almak için İngiltere’ye giden denizcilerimiz, teslim töreninde İngiliz marşının okunmasından sonra sıra Osmanlı marşına gelmiş, marşımız olmadığı için, marş yerine ‘’Entarisi ala benziyor, şeftalisi bala benziyor’’şarkısını marş yerine söylemiş İngiliz askerleri de saygı duruşunda dinlemişlerdir. Kurtuluş savaşı dönemlerinde İstanbul hükümeti her bakımdan İngilizlere teslim olmuşken Albay İsmet İnönü askerlerin düşman askeri karşısında moral ve güç bulması için milli marş hazırlanmasını ister. Bu marşa karşılık 500 lira ödül koyulur. Okullardan, şair ve yazarlardan 724 şiir gelir. Fakat gönderilen şiirlerin Milli Marşa uygun olmadığı tespit edilir. Yarışmaya katılan tanınan sanatçılar arasında şunlar vardır; Tunalı Hilmi Bey, Kazım Karabekir, Rıfat Ilgaz vs. Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, Meclis’te Burdur milletvekili olan ünlü vatan şairi Mehmet Akif Ersoy’un şiir yazmasın çok ister. Mehmet Akif bu işte para ödülü varsa ben yokum der!  Sonuçta Mehmet Akif Ersoy’un şiirin bulunduğu üç eser 12 Mart 1921 günü saat 17.45’teTBMM’de okunup seçilecektir. İlk okunan şiir Mehmet Akif’in şiiridir. Şiir öylesine Meclisi coşturur ki şiir tekrar tekrar okunur.Diğer iki şiir hiç okunmaz bile! Ödül olarak verilecek olan 500 lirayı Mehmet Akif Hilal-i Ahmer(Kızılay) bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar’ül Mesai vakfına bağışlar. Alkışlar arasında utangaç ve mahcup bir şekilde dışarı çıkarken arkadaşından 2 lira borç alır. İstiklal marşını ileriki yıllarda yazdığı safahat kitabına koymaz ki reklam ve bu şiirden dolayı cebine para girmesin diye. Ersoy’un şiiri 10 kıta olmasından dolayı tümünün bestelenerek törenlerde kullanılmasına olanak yoktur. Bu nedenle ilk iki kıtasının marşta yer almasına karar verilir. Atatürk’ün en beğendiğim dediği şiirin son iki dizesidir.(Hakkıdır Hakk’a tapan) Fakat diktatör olmadığı için komisyonun verdiği karara saygı duyar. 1924 yılında bu şiir marş olarak Ali Fuat Çağatay bestesi ile çalınır. (Beste ağır bir şekilde sanki cenaze marşı gibi çalınır) Bu şekilde 6 yıl çalındıktan sonra Zeki Üngör yeniden besteler. Zeki Üngör bir gün Şişlideki evinde arkadaşı ile otururken Öğretmen olan İhsan Bey gelir ve heyecan içinde Türk süvarilerini İzmir’e girdiği müjdesini verir. Zeki Beyde piyanonun başında onun bu heyecanlı anlatışını piyanonun tuşlarında besteler. Öyle bir beste yapar ki, sanki süvari atlı askerlerin dörtnala koşması gibi besteler. Sonuç olarak sevgili kitapkurtları İstiklal Marşımızı gerçek ritminden habersiz dinleyip söylemekteyiz…

Bu yazı toplam (720) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?