Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Unutulmayan Kardelen!

17 Aralık 2013 Salı Saat 22:52

Sevgili okurlar dün akşam Muhteşem Yüzyılı izlerken, Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan ile Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa’yı evlendirmek ister Hürrem Sultan. Fakat Rüstem Paşa’nın cüzzamlı(miskin hastalığı) olduğu söylentisinden dolayı evlenmelerinde sorun çıkar. Bunun doğru olup olmadığını öğrenmek için bir tıp heyeti Rüstem’in muayene edilmesini sağlar. Muayenede Rüstem Paşa’nın gömleğinde bit bulunur. O yıllarda cüzzamlı hastaların üzerinde bit olmayacağını düşündüklerinden, cüzzam yoktur raporu verilir. Böylece Rüstem Paşa Saray’a damat olma şansını yakalar. Bu yüzden Paşaya halk arasında Kehle-i İkbal Rüstem Paşa adı verilir. Sevgili kitapkurtları tarih boyunca cüzzamlı insanlar, toplumdan dışlanmış, horlanmış yaşamlarını devam ettirebilmek için dilenmeye mahkûm edilmişlerdir. Yaşamdan dışlanan bu insanların kaderi, 1954 yılında Tıp Fakültesini kazandığını öğrenen genç bir annenin sevinç gözyaşlarıyla başlar desek yanlış olmaz. Bu genç anne, 1958 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri cüzzamlıların olduğu demir parmaklıklar arkasından hastaları incelerken, hasta bakıcılarının ‘’fazla yaklaşmayın’’ ikazlarına dayanamaz. Hayvanat Bahçesinde miyiz ‘’ne demek uzak durunbiz doktor olmayacak mıyız’’ hastaya uzak durulur mu? Cüzzamlı hastalar hastanelerde üstü kapalı kafesler içerisinde yaşamaya mahkûm edilmişlerdi o yıllarda. Doktorlar ve tıp öğrencileri uzaktan hastalara, elini ayağını uzat, yüzünü göster diye talimat veriyorlardı! O sırada cüzzamlı hastaların bize yardım edin diye yalvaran bakışlarına dayanamayan genç tıbbiyeli anne bu hastalığa çare olabilmek için yurt dışı ve yurt içindeki makaleleri ve kitapları okur. Tarihler 1963 yılını gösterdiğinde okuldan mezun olur, 1968 yılında ise İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Kliniğine başasistan olarak atanır. Bir gün öğrencilerini Bakırköy Akıl Hastanesine götürür. Kendilerine rehberlik eden hasta bakıcısının seslenmesi ile hastalar üstü kapalı kafesler içinden dışarı yorgun ve umutsuz gözlerle çıkarlar. 33 yaşındaki anne olan tıp doktoru kendini bu yorgun ve umutsuz bakışların yaşadığı kafesin içine Hz Rabia misali bırakır. Görevlilerin yaklaşmayın, durun haykırışları arasında öğrencilerde hocalarını takip ederler. Kadın tıp doktoru, cüzzamlı hastalarla, konuşur, yaralarını sarar ve dokunarak muayene eder. Hastalar ve doktorlar arasında sarılmalar, ağlaşmalar sanki kutsal bir ışık lanetli insanlar gibi görünen cüzzamlıların yaralarını iyileştiriyordu. Sonuç olarak sevgili dostlar kişi vardır bulunduğu yere değer kazandırır kişi vardır bulunduğu yere değer kaybettirir. Bu sebeple bir kez daha kardelenleri ışığa kavuşturan, umutları yeşerten, umudu mucizeye çeviren, yüreklerde sevinç uyandıran, mucizenin, özverinin adı TÜRKAN SAYLAN’Irahmetle anıyorum. Saygılarımla

Bu yazı toplam (1004) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?