Yükleniyor...
Murat Açıkel

Murat Açıkel

DARBE OYUNU

24 Aralık 2013 Salı Saat 19:39

29 Ekim’de ki yazımda Hakan Fidan krizinden bahsederken yazının sonunda başarılı olan Merkez Bankasına bir saldırı olacağını söylemiştim. Aslına bakarsanız tahminim pek tutmasa da haksız da çıkmadı. Nitekim saldırı Merkez Bankasına olmasa da en az onun kadar başarılı olan Halk Bankası’na ve 11 yılda Türkiye’nin yükselmesinde önemli katkıları bulunan Bakanlara yapıldı.

Yolsuzluk operasyonlarının yapıldığı Bakanlıklara bakacak olursak hepsi 11 yıllık süreçte çok iyi işler başarmışlardır. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan olsun, Çevre-Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar olsun, İç İşleri Bakanı Muammer Güler olsun isimleri hep başarıların yanında yer almıştır.

Ancak bu başarılar göründüğü gibi birilerinin oldukça gücüne gitmiş. Zafer Çağlayanın faiz lobilerine ve baronlara her seferinde rest çekişi, Erdoğan Bayraktar’ın TOKİ ile birlikte devletin büyümesinde çok önemli katkı oynaması, Muammer Güler’in Ergenekon Davası’nda oynadığı rol bu isimleri biranda hedef haline getirmiştir.

Halk Bankası ise artık Ortadoğu’ da ticaret için kullanılacak en güvenilir banka imajıyla, Kuzey Irak petrolleri, petrol - altın ticareti, İran ilişkileri açısından önemi, Hindistan’ın dahil İran ticaretinde ödemelerini Halk Bankası üzerinden yapacak olması birileri için neden hedef olduğunun kanıtıdır. Nitekim Dünya’nın tartışmasız en başarılı hava yolu markası THY içinde gezide aynı şeyler yaşanmıştır.

Bu yolsuzluk operasyonu tarihiyle, delilleriyle, kurumlarıyla her açıdan soru işaretleriyle dolu bir operasyondur. Henüz Halk Bankasının datalarının ne olacağı, kimler tarafından kontrol edileceği bile belli değildir. Ortada bir yolsuzluk varsa sonuna kadar gidilmelidir hak yiyenler, suçlular varsa cezası sonuna kadar verilmelidir ancak kimse Türkiye’yi bununla tehdit etmemelidir.

16 Aralık Şahdeniz Antlaşması, Kuzey Irak petrolleri, İran ile yapılacak olan enerji ticareti Türkiye’yi bambaşka bir konuma taşıyacak projelerdir. Tarihlere ve operasyonlara bakacak olursak, farklı operasyonların aynı tarihlere denk getirilip birlikte gösterilmesine dikkat edin. Fatih Belediyesi ve bu yolsuzluk süreci ayrı davalar olsa dahi aynı gün medyaya servis edilerek kriz ortamı oluşturulmaya çalıştırıldı.

Bu artık psikolojik bir savaş haline dönmüş, bir algı mücadelesine gelmiştir. 4.5 milyon doları kim 3 tane ayakkabı kutusuna sığdırabilmiş açıkçası bilmiyorum.400 milyar yıllık geliri olan hangi insan 4.5 milyon dolar için mesleğini, geleceğini, ailesini riske atar pek anlamış değilim. Bildiğim bir şey var ki artık kim ayakkabı kutusu görse aklına bu yolsuzluk oyunu gelecek çünkü yapılmak istenen bir nesne yoluyla bu yolsuzlukları sürekli akılda tutmak.

Türkiye’nin 1 haftada ekonomide görmüş olduğu zarar şuanda 50 milyar dolar civarındadır. 2002’de 7.5 milyar Doların kaybıyla Türkiye’de herkes neler yaşandığını çok iyi bilmektedir.

1989 yılında rahmetli Özal’a Belediye seçimlerinden 5 ay önce yolsuzluk suçlamaları ile oy oranı %22 ye düşürüldü. Özal sonra ki sürece hakim olamayarak kendini köşke çıkarsa dahil partisini daha sonra kurtaramadı. Hedef burada da Ak Partiyi Erdoğansız bırakmaktır. Aslında bakarsak oyunlar hep aynı ama tarihleri farklı.

Bu yazı toplam (699) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?