Yükleniyor...
Murat Açıkel

Murat Açıkel

İÇİMİZDE Kİ YABANCI

11 Ocak 2014 Cumartesi Saat 20:51

Yolsuzluklar, polisler, savcılar, yükselen dolarlar, düşen borsalar, artan faizler ve yepyeni oyunlarıyla tam Türkiyezamanları geçiriyoruz.

Seçimlere az bir zaman kala kurulan kirli kumpaslar oy oranlarını ne derece etkiler herkes bunların hesabını yapar hale gelmiş. E tabi Türkiye’de bu duruma sevinen de bir muhalefet yok değil. İşin ucunda sonuç olarak oy var, seçim var.

Birileri Türkiye’ye dur demek için her gün yeni bir kirli oyun oynarken, kendi adayını da halkın, seçmenin önüne çıkarmıyor değil. Bunun örneğini en basit İstanbul da çok rahat bir şekilde görebiliyoruz.

Mustafa Sarıgül gerçeğini, anlatmaya kalkışırsak eğer burada sayfalarca yazılar yazar, günlerce konuşmalar yaparız. Ancak işin kısa yolunu anlamak istiyorsak da çok değil sadece 2005 CHP kurultayına gitmemiz yeterli.

Orada Sayın Deniz Baykal çok net bir şekilde aslında Sarıgül’ün kim olduğunu anlatmıştır. Burada yolsuzluklardan, dosyalardan bahsetmiyorum. Burada Sayın Baykal’ın anlattığı çok önemli bir iki cümleden bahsediyorum. Sayın Baykal sözlerinde aynen şöyle diyor : ‘’ Chp’nin genel başkanını sen değil senin ağababaların kaçıramamış, sen kim oluyorsun !!!ve devamında büyük bir haçlı ordusundan, bir medya baskısından bahsediyor.

Sarıgül hakkında ki yolsuzluklar, dosyaları boş verelim. Asıl bakacak olduğumuz noktayı Sayın Baykal teşhis etmiş.

O zamanlar başarısız olan bu operasyon şimdi yeniden hayata geçirilmiş gibi desek yalan olmaz.

Türkiye’de muhalefet ne yazık ki Deniz Baykal’dan sonra bitmiştir. Zaten yapılan kasetler, çıkartılan yolsuzluklar hepsi zamanlama olarak bakacak olursak ülke üzerinde oynanan oyunların tespitidir.

Türkiye’de olan bir yolsuzluğun TBMM’de ve Türk Adaleti ile çözümünden ziyade çözümü yurtdışında arayan muhalefet aslında bize oyunun bütün kartlarının açık olduğunu göstermiştir.

Her fırsatta iktidarını, ülkesini İngilize, Almana şikayet eden muhalefeti incelersek aslında geçmişinin temiz olmadığını rahatlıkla da görebiliriz. Zira bir yerde yolsuzluk varsa o kurum ya zarara uğrar yada iflas eder.  En basit örneği SGK olarak gösterebiliriz. İktidarı yolsuzluktan eleştiren muhalefetin bir genel başkanı yolsuzluktan kurum batırırken, İBB seçimini kaybedecek olursa eğer partinin yeni başkanı olarak atanan Sarıgül’de daha önce yolsuzluktan dolayı bu partiden atılmıştı. Atalarımız da hani boş yere dememişler ‘’iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır’’ diye ama nerde bizde öyle muhalefet.

Kemal Bey Yunus Emre’nin ‘’ Emeksiz zengin olanın, kitapsız bilgin olanın, sermayesi din olanın, rehberi şeytan olmuştur.’’ sözüyle hükümete atıfta bulunmuş. Birileri çıkıp da ‘’Kasetle genel başkan olanın, çağrılınca Abd’ye, İngiltere’ye koşanın, Sermayesi Faiz olanın, Kıblesi baronlar olur’’ dese herhalde pek ağır olmaz.

Sevgili okurlar zamanla inanıyorum ki her şey açığa çıkacaktır. Yeni bir senaryo yazılana kadar gündem bu şekilde meşgul edilecektir. Ve umut ediyorum ki güçlü Türkiye inşallah bütün bu oyunların hepsinden galip çıkacaktır. Ancak Türkiye Türklerin bizim olsun istiyorsak önce içimizde ki yabancılardan kurtulmamız gerekmektedir. Öyle inanıyorum ki 2005 kurultayında Sayın Baykal İÇİMİZDE Kİ YABANCIlarınbir kısmını deşifre etmiştir.

Bu yazı toplam (774) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?