Yükleniyor...
Erdal Uzunoğulları

Erdal Uzunoğulları

kitapkurdu1967@hotmail.com

Afrika kuğusu Savarona hep hüzün getirdi!

06 Şubat 2014 Perşembe Saat 16:12

Sevgili kitapkurtları bu haftada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok sevdiği Savarona yatının alınış hikâyesinden bahsetmeye çalışacağım. Gelin hep beraber zaman makinası ile 1900 yıllarının Amerika Birleşik Devletlerinin New York şehrine gidelim. Alman kökenli mühendis John A. Roebling tel kablonun mucididir. Bu nedenle göç ettiği Amerika’da dünyanın en büyük tel kablo üreticilerinden biri olur. Telgraf telleri, elektrik telleri, köprü telleri, gemi ve asansör telleri üretip satar. Amerikalı zengin mühendisin bir hayali vardır; Brooklin ile Manhattan’ı birbirine bağlayacak köprü yapmak! 1865’te kolları sıvadı; köprü projesini kendi çizdi. Gerekli girişimleri yapıp teklifini kabul ettirdi. Fakat talihsizlik; köprünün yerini tespit çalışmaları sırasında geçirdiği kaza sonucu 1869’da öldü. Oğlu Washington Roebling, babasının hayalini hayata geçirmek için inşaatın başına geçer. Yine bir talihsizlik, köprü kulelerinin inşa edileceği su altı odalarında çalışırken vurgun yer ve yatalak olur. Ancak babasının hayalini gerçekleştirmek için inşaatı bırakmaz; eşi Emily Warren Roebling yardımıyla köprüyü 1883’te bitirir. Savarona’nın ilk sahibi Emily Margaret Roebling, işte Brooklyn Köprüsü’nü inşa eden bu çiftin kızıdır. Pensilvanialı Richard McCall Cadwalader, Princeton Üniversitesi mezunu başarılı bir bankacıydır. Müziğe kabiliyetli ama onu asıl merakı denizciliktir. Roebleingler’in kızı Emily Margaret ile evliydir. Emily Margaret Cadwalader da kocası gibi denizi seviyordu. Yatlara düşkündüler. Yatlarıyla dünyanın birçok yerini gezdiler. O yıllar Amerikalı zenginler arasında dünyayı turist olarak gezmek modaydı. Cadwalader çiftinin 1926’da yaptırdıkları yatlarının adı, Savarona’ydı. Savarona; Hint Okyanusu’nda yaşayan bir Afrika kuğusunun adıydı. Cadwalader çifti ikinci yatlarını 2 yıl sonra, 1928’de inşa ettirdi. İlginçtir, ona da Savarona adını verdiler. Ve üç yıl sonra 1931’de yaptırdıkları, dünyanın en büyük özel yatına da Savarona adını koydular. Almanya’nın Hamburg şehrinde denize indirilen Savarona, 124,3 metre gövde uzunluğuyla dünyanın en büyük yatıydı. Savarona’nın denize indirilişi hayli görkemli olur. Ancak Savarona’nın ABD’ye girişi sorunlu oldu. Amerika yatın yapım gideri kadar gümrük ve kayıt parası ister. Bu da yaklaşık 3 milyon dolar tutarındaydı. Cadwalader çifti parayı ödemek istemez. Savarona geldiği yolu izleyerek tekrar Hamburg’a döner. Savanora Almanya’ya dönmüştü ama kurtuluşu yoktu. Çünkü Amerikan vergi memurları Savarona’nın peşini bırakmaz. Cadwalader çiftini vergi kaçırmakla itham ettiler. İddiaya göre çift, daha az vergi vermek için Savarona’yı şirket malı gibi göstermişti. Dava sürerken, yetmezmiş gibi Emily Margaret Cadwalader geminin çarkçı başına âşık olur. Yatın en üst katındaki odasından, üç kat aşağıdaki çarkçı başının odasına giden özel bir merdiven yaptırır. Gizlice buluşurlar. Ve sanıyorlardı ki 80 küsur personelin bu aşktan haberleri yok. Olay, Richard McCall Cadwalader’ın kulağına gider. Aile faciası son anda önlenir. Savarona Cladwalader ailesine uğurlu gelmemişti. Şubat 1937’de gemiyi satılığa çıkarırlar. Tarihler 4 Eylül 1936 İstanbul. Atatürk’ün canı bir olaya çok sıkkındır. O gün, İstanbul’a gelen İngiliz Kralı 8’inci Edward’ın şerefine Moda koyunda yelken yarışı düzenlenir. Atatürk yarışı Kral Edward’la birlikte yaşlı Ertuğrul yatında izler. Fakat Ertuğrul manevra yaptıkça etrafa yağlı kurum yağdırır. Edward, beyaz

elbisesine konan kurumu üfledikçe elbisesi daha da berbat olur. Atatürk’ün canı çok sıkılır; durumu kurtarmak için, “Majeste bu yat epey zamandır, Çalışmadığı için, kazanları ısınıncaya kadar bu kurumlar bizi rahatsız edecektir” der ve Kral’ın koluna girerek bitişikteki İngilizlerin görkemli kraliyet yatına geçerler. Atatürk akşam yemeğinde yanındakilere, “Efendim medeniyet iddiası lafla olmaz, Bu iddiaya girenlerin her malzemesi her hususta tamam olmalıdır. Yoksa insan işte böyle kepaze olur.” Bir tek bu olay Savarona’nın alınma sebebi değildir. Bir başka neden de Atatürk’ün sağlığıyla ilgilidir. Atatürk’ün hastalığı ağırlaşmış doktorları, deniz havasının Atatürk’e iyi geleceğini söylüyorlardı. Savarona bir umuttu; umudun adıydı. Atatürk Savarona’nın fotoğraflarını görünce çok beğenir. Yatı almak için Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkili elemanları devreye girerler. Savarona Yatı 5 yıldır Hamburg limanına demirlidir. Bazı tamiratların yapılması gereklidir. Fakat Türk heyetini bekleyen bir sürpriz vardır. Savarona’nın alımında karşılarına bir engel çıkar! Adolf Hitler! Hitler, Savarona’yı Alman denizaltıları için ana gemi olarak kullanmak istiyordu. İşte tam bu sırada Türkiye teklifini vermişti. Almanya ile Türkiye Savarona yüzünden karşı karşıya gelirler. Atatürk geri adım atmaya yanaşmaz. Sonunda Hitler Savarona’dan vazgeçer. Niye diye soracak olursanız sevgili dostlarım? Hitler, Savarona’yı Atatürk’ün çok istediğini duyunca almaktan vazgeçer. Çünkü Atatürk’ün askerliğine hayrandı ve Atatürk’ün hastalığını biliyordu. Kim bilir belki de, Avrupa’yı işgale hazırlanırken Atatürk gibi bir askeri dehayı karşısına almak istemiyordu. Sonuç olarak, Türkiye sonunda Savarona’yı 23 Şubat 1938’de resmen teslim alır. Ödenen para 1 milyon 200 bin dolardır. Ve Savarona 1 Haziran 1938’de Dolmabahçe önüne demirlenir. Atatürk çok heyecanlanarak hemen Dolmabahçe’den motorla yata gider.  Saygılarımla…

Bu yazı toplam (1323) defa okunmuştur
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/bizimdar/public_html/oyla.php on line 3

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?